Kodlama Hakkında Bilmediğiniz 5 Harika Gerçek

Kodlama Hakkında Bilmediğiniz 5 Harika Gerçek
27.06.2022
ABONE OL

Yeni bir programlama dili öğrenmeye ilk başladığınızda, büyük olasılıkla sözdizimi ve dilde kullanılan farklı kavramlar hakkında bazı okumalar yaparak başlayacaksınız. Muhtemelen çoğunuzun yapmayacağı şey; harika kodlama gerçeklerini, kodlamanın ilginç tarihini ve geleceğini öğrenmektir. Ama kodlamanın büyük dünyasında gözle göründüğünden çok daha fazlası var.

Size bu büyüleyici dünyanın tadına bakmanız için, kodlama hakkında bazı ilginç gerçekler sunacağız.

1. 700’den Fazla Kodlama Dili Vardır

Büyük olasılıkla Python, JavaScript, C ++, HTML ve Css’yi duymuşsunuzdur. Ancak kodun tıpkı bir tarif gibi göründüğü, içerik listeleri ve talimatlarla tamamlandığı programlama dili olan Chef’i duydunuz mu? Peki ya kodunuza “Lütfen” sözcüğünü eklemeniz gereken, yoksa derleyicinin kaba olduğunuzu düşüneceği CLWNPA (Telaffuz Edilebilir Kısaltması Olmayan Derleyici Dili) ne olacak? Aslında bir MIDI dosyası kaynak koduna sahip olan Velato’ya ne dersin?

Bunlar, bugün 700’den fazla programlama dilinin sadece birkaç örneğidir. Bu, yalnızca ABD’de konuşulan dil sayısının iki katıdır.

2. İlk “Bilgisayar Bugı” Gerçek Bir Bugdı

Bahsedeceğimiz olayda söz konusu bug bir güveydi!

1947’de Harvard’daki bir bilgisayar bilimcisi ve mühendis ekibi bilgisayarlarının düzgün çalışmadığını fark etti. Bilgisayarın donanımına bir göz atmaya karar verdiler ve içeride sıkışmış bir güve keşfettiler.

Bu olayın ardından, bilgisayar bilimcisi ve ilk İngilizce veri işleme derleyicisinin mucidi olan Grace Hopper, bilgisayarın kayıt defterine “bulunan ilk gerçek bug vakasını” kaydetti.

Tabii ki bugün “bugları” kod veya bilgisayar sistemlerinde yaşanan hatalar olarak adlandırıyoruz. Ayrıca kodda hata ayıklama bir bilgisayar programcısı olmanın büyük bir parçası haline gelmiş durumda. Ancak şu bir gerçek ki kaydedilen ilk bug, bir bilgisayara sıkışmış şanssız bir güveyi içeriyordu.

Not: Bug, kök anlamında kullanıldığında “böcek” demektir. Zamanla anlam genişlemesi yaşayarak “yazılım hatası” olarak da kullanılmaya başlanmıştır.

3. İlk Bilgisayar Virüsleri Zararlı Değildi

Bir bilgisayar virüsünün en basit açıklaması “1940’lı yıllara dayanan bir kavram olan, kendisini kopyalayıp diğer bilgisayarlara geçebilen kod.” şeklinde olacaktır. Ancak 1971 yılına kadar ilk bilgisayar virüsü olan Creeper geliştirilmemiştir. Creeper virüsü bir güvenlik testi olarak tasarlandı ve yaptığı tek şey şu mesajı göstermekti: “BEN CREEPER’IM. YAKALA YAKALAYABİLİRSEN.”

On beş yıl sonra, iki Pakistanlı kardeş, yazılım disketlerinde gizlenen ilk gizli virüs olan Brain’ı geliştirdi. Kardeşler, tıbbi yazılımlarının yasa dışı kopyalarını yapan insanlardan bıktıkları için bu virüsü yarattılar.

Bugün, bilgisayar virüslerini düşündüğümüzde, verileri silmek veya tüm bilgisayar ağını bozmak gibi olumsuz etkilerini düşünüyoruz. Ancak ilk virüslerin hepsinin ortak bir yanı vardı: Verileri çalmak veya bozmak için tasarlanmadılar.

4. Kodlama Sadece Teknoloji Endüstrisi İçin Değildir

Silikon Vadisi, Austin, Seattle, San Francisco ve diğer teknoloji merkezleri programcılarla doludur. Ancak ABD’deki her eyalette ve her sektörde kodlama işleri bulabilirsiniz. Aslında, reklamı yapılan kodlama işlerinin yaklaşık %70’i teknoloji endüstrisinin dışındadır. Bu nedenle, teknoloji endüstrisindeki bir kodlama işi mükemmel bir kariyer seçimi olsa da teknoloji endüstrisinin dışındaki işlerle de uğraşarak potansiyel müşterilerinizi genişletebilirsiniz.

Bu, kariyerini kodlama ve geliştirmeyle geçirmek isteyen herkes için harika bir haber. Çünkü birçok sektörde iş bulabilme imkânınız olduğu anlamına geliyor. Örneğin; sağlık sektöründe pazarlamacıysanız ancak pazarlama rolünüz artık size uygun değilse, sağlık şirketlerinin Veri Bilimcilerinden Siber Güvenlik Uzmanlarına kadar nasıl kod yazacağını bilen kişilere ihtiyacı vardır. Böylece aşina olduğunuz sağlık ürünleri üreten şirketlere başvurabilir, kodlama ile ilgili bir iş yapabilirsiniz.

Başka bir deyişle kodlama, kariyerinizi nasıl yöneteceğinize karar vermede size çok fazla esneklik sağlar.

5. Şirketler Yeterince Kodlayıcıyı İşe Alamıyor

Her büyük endüstrinin nasıl kodlanacağını bilen insanlara ihtiyacı olsa da işte ironi: Etrafta yeteri kadar yetenekli programcı yok. Son birkaç yılda, kodlama becerilerine olan talep, kodlamayı bilen insanların arzını çok aştı. Çalışma İstatistikleri Bürosu (BLS), bilgisayar ve bilgi teknolojisi (BT) işlerinin 2020 ile 2030 arasında %13 oranında büyüyeceğini öngörmektedir. Bu, diğer tüm mesleklerdeki tahmini büyüme oranının neredeyse iki katı.

Daha spesifik olarak; Yazılım Geliştiricilerin ve Kalite Güvence Analistlerinin rollerinin %22 oranında artacağı, web geliştirme ve dijital tasarımdaki işlerin %13 oranında artacağı ve Veritabanı Yöneticilerinin %8 oranında bir sıçrama görebileceği tahmin edilmektedir.

Programlamada kariyer yapmayı düşünüyorsanız veya zaten bir geliştirici olma yolundaysanız bu harika bir haber. Çünkü dünyanın dört bir yanındaki işverenler bu yeteneklere sahip insanları işe almak istiyor. Bu aynı zamanda dünyanın farklı bölgelerindeki ve çok çeşitli endüstrilerdeki pozisyonları keşfetme fırsatına sahip olacağınız anlamına geliyor.

ETİKETLER: , , ,
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.