Yazılım 04 ARALIK 2014 / 13:09

Türk yazılım sektörünün hedefi 15 milyar dolar

Türkiye ihracatının teknolojideki gücünü temsil eden Elektrik Elektronik ve Hizmet İhracatçıları Birliği, yazılım ihracatının artırılmasına yönelik çalışmalarına hız verdi. Türk yazılım sektöründe faaliyet gösteren 34 firmanın yer aldığı UR-GE projesi Tetsoft; ihtiyaç analizleri, eğitimler ve yurtdışına açılımda en doğru stratejilerin hangileri olacağının belirlenmesinin ardından ilk ticaret heyetini Almanya’ya düzenledi. Almanya’nın teknoloji merkezi konumundaki Baden-Württemberg eyaletinin başkenti Stuttgart ve Heidelberg şehirlerine gerçekleşen heyette 12 yazılım firması yer aldı.



TET Yönetim Kurulu Üyesi ve Yazılım ve Bilişim Komisyonu Başkanı Selahattin Esim, Türkiye yazılım sektörünün ulaştığı nokta, dünyadaki yeni gelişmeler ve Almanya’nın yazılım sektörümüz için önemi konusunda değerlendirmelerde bulundu. Almanya’nın Türkiye yazılım firmaları açısından büyük fırsatlar sunduğunu açıklayan Esim, Alman firmalarına Ortadoğu ve yakın coğrafyada deneyim sahibi olan Türk yazılım firmaları ile üçüncü ülkelerde ortak hareket etme ve işbirliği önerisi getirdiklerini vurguladı. Mercedes, Porsche, Siemens ve Bosch gibi dünya markası şirketlerde üst düzey kadrolarda çalışan veya bilişim sektöründe şirketleri olan platform üyelerine Türkiye ile Almanya arasında köprü olmalarını ve doğacak işbirliği fırsatlarını iyi değerlendirmelerini önerdi.

Türkiye yazılım sektörünün 2013 yılındaki ihracatının yaklaşık 1 milyar dolar seviyesinde olduğunu belirten Selahattin Esim, kayıt altına alınmakta büyük zorlukların yaşandığı yazılım ihracatının 3 milyar doların üzerinde olduğunu tahmin ettiklerini söyledi. 2023 yılı hedeflerinde yazılım için 10 milyar dolar hedefinin belirlendiğini ancak ihracatın atılacak doğru adımlarla çok rahat 15 milyar dolara ulaşabileceğinin altını çizdi.



Yazılım ihracatının gümrük tarife pozisyonu alarak kayıt altına girmesi ile asıl ihracat rakamlarının ortaya çıkabileceğini ve böylece yazılımın gerçek boyutu ve öneminin devlet nezdinde de fark edilmesinin sektörün gelişimini hızlandıracağını ifade eden Esim sözlerini şu şekilde sürdürdü:

“Yazılım ihracatı çok büyük oranda internet üzerinden yapılıyor. Bu da yazılım ihracatının kayıtlarda görünmesini zorlaştırıyor. Yazılımın hizmet ihracatı altında ayrı bir Birlik kurularak temsil edilmesi sektör açısından da olumlu bir adım olacaktır. Tahminlerimize göre şu an Türkiye’nin yazılım ihracatı 3 milyar doların üzerinde. Türk yazılım sektörü 70 ülkeye ihracat yapıyor. ABD, Almanya ve Birleşik Arap Emirlikleri en fazla yazılım ihracatı yaptığımız üç ülke. Türkiye’nin son on yıldaki ekonomik gelişmesi, jeopolitik konumu ve Ortadoğu’ya açılan kapı olması bilişimde gelişmiş ülkelerin inanılmaz derecede ilgisini çekmekte. Yazılımda 2023 yılı hedefi 10 milyar dolar ancak sektörün çok daha büyük bir katma değer üreteceğine inanıyoruz.”

Türkiye’de internet üzerinden 2013 yılında yapılan alışverişin toplamı 35 milyar TL. Özellikle 50 milyonu geçmiş bir internet kullanıcısına sahip olan Türkiye, mobil uygulamalarda çok iyi bir noktaya ulaşmış durumda. Bu gelişmenin daha büyük oranda ihracata yansıması gerektiğine dikkat çeken TET Yönetim Kurulu Üyesi Selahattin Esim şunları söyledi: “Yetişen genç, yetenekli, yabancı dil bilen mühendislerin sürekli artması ihracat amaçlı yurtdışı yatırımların da artmasında önemli rol oynuyor. Türkiye’nin yakın coğrafyası ile olan kültürel bağları ve bu ülkelerle iş yaparken hızlı adapte olabilmeleri Türk girişimcilerinin ön plana çıkmasını sağlıyor. Önümüzdeki yıllarda bu coğrafyada iş yapmak isteyen gelişmiş ülkeler Türkiye yazılım ve bilişim sektörü ile daha sıkı işbirliği yapmak zorunda kalacaklardır, bunun farkında olmamız gerekiyor.”

İhracata yönelen Türk yazılım firmaları daha çok mobil uygulamalar, ERP (Kurumsal Kaynak Planlama), sağlık sektörüne yönelik çözümler, yurtdışında değişik kurumlara yönelik geliştirilmiş özel yazılımlar, e-ticaret, savunma sanayine yönelik yazılımlar, lojistik, telekomünikasyon, finans ve bankacılık, doküman yönetim sistemi ve CRM uygulamalarına yoğunlaşıyor.

Bilinenin aksine Türkiye’nin yazılımdaki rakibinin Hindistan olmadığını, çünkü Türkiye’nin kaliteli yazım ürettiğini ve bunu dünyanın da gördüğünü dile getiren Selahattin Esim, “Bizim rakiplerimiz AB ülkeleri. Stratejimizi de buna göre belirlemeliyiz. Örneğin; Estonya’da yedi yaşındaki çocuklara yazılım dilleri öğretiliyor. 1,4 milyon nüfusu olan bu ülke Skype gibi milyonlarca kişi tarafından kullanılan bir yazılım üretmiş. Slovenya, Çek Cumhuriyeti, Litvanya çok hızlı gelişen ülkeler. Peki, Türkiye rekabette hangi konumda? Nüfusumuza ve teknolojik altyapımıza baktığımız zaman daha iyi yerlerde olmamız gerekirken, World Economic Forum tarafından yayınlanan Bilişim İndeksi sıralamasında 51. sırada yer alıyoruz. Estonya bu listede 21. sırada.

Türkiye’nin yazılımda pek çok başarı öyküsüne sahip olduğunu kaydeden Selahattin Esim, sektörün gelişimini hızlandıracak aşağıdaki önerileri ise şöyle sıraladı:

1. Devletin kendi bünyesinde yazılım üretmesine son vererek özel sektöre güvenmesi ve bu tür projelerin stratejik sektör olarak belirlenen bilgi teknolojileri sektörüne verilmesi,

2. Bilişim Müteahhidi firmaların devlet tarafından desteklenmesi,

3. Türkiye’de uluslararası piyasalarda olduğu gibi projelerde yatırım değerinin yüzde 3’ü oranında bir bütçenin bilgi teknolojilerine ayrılması.

4. Nitelikli iş gücünün yetiştirilmesinde Üniversitelerin müfredatlarını özel sektörün beklentisi doğrultusunda belirlemesi

5. Etik değerlere sahip girişimcilerin ön plana çıkması

6. SGK primlerinin devlet tarafından karşılanması ve istihdamın arttırılması

7. Yazılım firmalarına vergi indiriminin acilen uygulanması

8. Turquality kapsamındaki önemli teşviklerin özellikle Bilişim sektörünede uygulanması