Yaşam Tarzı 07 EYLÜL 2016 / 16:56

"Veri Girişi" sergisi teknoloji ve sanatı buluşturuyor

Pera Müzesi, 8 Eylül- 16 Ekim tarihleri arasında düzenleyeceği Veri Girişi sergisinde heykel, performans ve video alanlarında çalışan sanatçı Katherine Behar’ın eserlerine yer verecek.

Günümüzde teknoloji ve dijitalleşmenin veri yığınları, ölçüm ve bilgiyle olan ilişkisini ele alan, sorgulayan ve yeniden tanımlayan sergi, aynı zamanda Katherine Behar’ın sanatına genel bir bakış sunuyor. Sergide, sanatçının Suna ve İnan Kıraç Vakfı Anadolu Ağırlık ve Ölçüleri Koleksiyonu’ndan aldığı ilhamla ürettiği yeni eserler de bulunuyor. Veri Girişi sergisi, Katherine Behar’ın verinin doğasına odaklanan eserlerinden yola çıkarak verinin hem bir ölçüm biçimi hem de oldukça güçlü bir teknolojik meta olarak önemini vurguluyor. Sanatçı veriyi “hesaplama halindeki dünya, dünyanın ve enformasyonun ham ölçüsü” olarak tanımlıyor. Serginin temelinde yatan soru ise “Bilgi işlem teknolojisinin her yeri kapladığı bir çağda dijital medyaya gömüldüğümüzü söylemek bir tür klişeye dönüştü. O halde, dünyamızı gelişmiş teknolojilerle paylaşmak ne anlama geliyor?” olarak tanımlanıyor.  



Küratörlüğünü Pera Müzesi ekibinden Fatma Çolakoğlu ve Ulya Soley’in yaptığı sergide dijital kültürün ekonomik, politik ve sosyolojik etkilerini deşifre eden sergideki yapıtlar, sanatın dijital kültür ve teknolojik gelişmelerle olan ilişkisine eğiliyor. Sergi aynı zamanda veri ve enformasyon yığınlarındaki anlam arayışımıza, bu yığınların bedenimiz üzerindeki etkisine, günümüz dijital kültüründe toplumsal cinsiyet ve emeğe, hıza ve yavaşlığa değinerek bu konularda yerleşmiş alışkanlıklarımızı sorgulamamıza olanak tanıyor. Sergiye, Daniel Rosenberg, Alexander R. Galloway, Patricia Ticineto Clough, Tung-Hui Hu gibi, teknoloji kuramları üzerine çalışan akademisyenlerin ve kendisi de bir akademisyen olan sanatçının da katkıda bulunduğu, sergiyle aynı isimli bir katalog da eşlik ediyor.



Serginin ziyarete açılacağı 8 Eylül Perşembe günü saat 18:30’da, sanatçının Pera Müzesi oditoryumunda “Optimistik Değil, Optimize” başlıklı bir konuşması da gerçekleştirilecek. Behar bu konuşmada sergideki eserler üzerinden insan ve makine arasındaki dayanışma noktalarını araştırarak bu ilişkilerde süregelen ırk, toplumsal cinsiyet ve sınıf dinamiklerinin izlerini sürecek.