Yaşam Tarzı 05 ŞUBAT 2010 / 08:50

Tarih öncesi dönem bugünü aydınlatıyor

Tarih öncesi kalıntılar, erken gelişim döneminde yaşanan stresin ömrü kısalttığını söylüyor.

Tarih öncesi kalıntılar, erken gelişim döneminde yaşanan stresin ömrü kısalttığını söylüyor.


 

Eski zamanlardan kalan insan dişleri, insanın bugüne ilişkin sağlığına dair bazı ipuçları veriyor. Erken gelişim döneminde yaşanan bazı stresli olayların ömrü kısalttığı düşünülüyor.

Emory Üniversitesi'nden antropolog George Armelagos, "Güçlü ve fiziksel bir kanıt oluşturan tarih öncesi dönemden edinilmiş diş kalıntıları, anne karnında ya da erken çocukluk dönenimde diş minelerinde kusurları olan insanların daha erken öldüklerini gösteriyor" açıklamasını yaptı.

Diş minelerindeki kusurların sistematik bir araştırmasını yapan Armelagos, tarih öncesi dönemden elde edilmiş kanıtların, pek çok insanın yetişkinlik döneminde yaşadığı hastalığın erken çocukluk ya da fetal dönemden kaynaklandığını öne süren Barker Hipotezi'ne bir destek oluşturuyor.

Dişleri geçmişteki bir enstantane gibi gören antropolog, "Mine gelişiminin kronolojisi iyi bilindiğinden, hangi yaşta fizyolojik bir çöküntünün yaşandığına karar vermek mümkündür" diyor.

İskelet kalıntılarını çalışan Armelagos: "Diş minesinin fetal dönemin ikinci evresinden başlayarak düzenli bir şekilde geliştiğini düşünürsek, diş mineleri fizyolojik olayların özel bir portresini verebilir. Hastalık, kötü beslenme ya da psikolojik stresten kaynaklanan Mine oluşumdaki bozukluk dişin yüzeyinde kendini deformasyonla gösterir".

Minedeki bozukluğa bağlı olarak yaşam süresinin yaklaşık 15 yıl azaldığını ortaya koyan bilim adamı, anne karnındaki gelişimin kişinin yetişkinlik dönemini etkileyeceğini vurgulayan Barker Hipotezine de bir anlamda gönderme yapmış oluyor.