Yaşam Tarzı 14 HAZİRAN 2011 / 15:53

Oyun dünyasına yakından bakın

Oyun dünyasının popüler kavramlarına ve sırlarına göz attık

Son hatırladığınız kahraman Super Mario ise oyun dünyasında çok şey kaçırmışsınız demektir. 



Bilgisayar teknolojilerinden bile çok daha hızlı gelişen bir oyun pazarından söz ediyor. Malum nedenler dolayısıyla kâr marjının çok düşük olduğundan şikayet edilse de oyun dünyası her geçen gün yepyeni ürünlerle büyüyor. Bu dünyada var olabilmenin birinci kuralı ise gelişmeleri her zaman yakından takip etmek. Her yeni çıkan oyun beraberinde yeni bir kahramanı, yeni bir mekânı, kısacası yeni bir sanal dünyayı getiriyor. E, tabi kavramlar sözlüğü ve jargon da aynı hızla gelişiyor.

Belli bir yaştan sonra sıkı bir oyuncu olmak zor olsa da, iş sonrasında stres atmak ya da haftasonunun ölü saatlerini değerlendirmek için ucundan köşesinden öğrenmek isteyeceğiniz bazı şeyler olabilir. İşte size işin en tantanalı kısmı olan oyun türlerindan başlayarak oyun dünyası hakkındaki en temel bilgiler:

FPS (First Person Shooter): FPS oyunlarında oyun, genellikle karakterin gözünden oynanır. Tüm vücut yerine, karakterin kolları ve elinde taşıdığı silah, ya da elleri boşsa yumrukları görüntülenir. FPS oyunları piyasada oldukça yaygın olarak bulunabiliyor. Genellikle seviye atladıkça yeni tür silahları kullanma hakkı kazanırsınız. Ekranda HUD (Heads Up Display) adıyla andığımız göstergeler, karakterimizin sağlık durumunu, elindeki silahı, mermi durumunu ve etrafını kontrol edebilmesini sağlayan bir pusulayı gösterir. Popüler FPS oyunlarına F.E.A.R, Half Life, Call of Duty olarak örnek verilebilir.

RTS (Real Time Strategy): Türkçe karşılığı ‘Gerçek Zamanlı Strateji’. RTS oyunlarında belirli bir ordunun komutasını ele alıyorsunuz ve yok etmeniz gereken bir hedef ya da ortadan kaldırmanız gereken kötü bir komutan mutlaka olur. Genellikle strateji oyunlarında, Single Player, yani 'tek kişilik oyun' yerine genellikle "harekat, operasyon" anlamına gelen ‘Campaign’ kullanılıyor. Command and Conquer serisi (Red Alert, Tiberium Wars vs.) ve Age of Empires popüler RTS örnekleri.

RPG (Role Playing Game): RPG’ler daha önceden oluşturulmuş bir karakterle, genellikle kurgusal bir dünyada geçer. Bu dünyada çeşitli görevler alıp, seviyeler atlamanızı ve ödüller kazanmanızı sağlayan oyunlardır. Bu oyunlarda genelde önce siz saldırınızı yaparsınız, daha sonra saldırı sırası karşıya geçer. Dikkat edilmesi gereken nokta, aynı satranç oynar gibi, hamleleri doğru yapmaktır. Star Wars (The Knights of the Old Republic) ve Final Fantasy en popüler olanlardan.

Siz hangi tür oyunu seviyorsunuz?

Kısaltması bol ve bu kısaltmalarla anılan en popüler oyun türleri dışında oyunları daha yüzeysel sınıflandırmada kullanılan bazı kategoriler de var. Bu kategoriler yukarıda saydıklarımızdan daha basit bir şekilde oyun seçebilmenizi sağlayabilir. Spor, dövüş gibi bölümlerden hiç söz etmiyoruz.

Platform: Bilgisayar oyunlarının en temel kategorisi olarak özetlenebilir. Eskiden ortalığı birbirine katan bu tip oyunlar günümüzde sadece ‘çerez’ olarak anılıyor. Super Mario Bros verilebilecek en iyi örnek olmalı. Tek yapmanız gereken şey, boşluklardan zıplayıp, merdivenlerden tırmanarak bölümler arası ilerlerken, karşınıza çıkan düşmanları yenmek ve ‘bonus’ları toplamak.

Exergaming: Hareket algılayıcılı kumandalara sahip oyun konsollarının yaygınlaşması sayesinde tanınmaya başlayan bu oyun türü, adını egzersiz (exercise) ve oyun oynama (gaming)’dan alıyor. Daha çok konsollarda örneklerini gördüğümüz bu oyunların asıl amacı oyuncunun fiziksel egzersizler yapmasını sağlamak. Nintendo Wii konsoluna Wii Balance Board ile birlikte gelen ‘Wii Fit’ oyunu iyi bir örnek. Nintendo'dan sonra Sony ve Microsoft da, ürünleri PlayStation 3 ve Xbox 360 için hareket algılayıcılı oyun kumandalarını piyasaya çıkardı. PlayStation Move ve Xbox 360'ın hareket algılayıcısı Kinect, oyuncuya vücut hareketlerinin tamamını kullanarak oyunu kontrol etme şansı veriyor.

Simülasyon: Günümüzdeki örnekler üzerinden düşünüldüğünde bu kategori, araç simülasyonu ve müzik simülasyonu olarak ikiye ayrılabilir. Araç simülasyonlarında kurgusal ya da realistik bir aracın sürücü koltuğuna geçer, kullandığınız aracı doğru şekilde yönetmeye çalışırsınız. Bu türe verilmesi gereken en iyi örneklerden biri kesinlikle Flight Simulator.

Guitar Hero, Rock Band gibi örnekler ise müzik simülasyonuna verilebilecek örnekler olarak öne çıkıyor. Amacınız fonda çalan müzikle senkronik bir şekilde gelen notaları basmak. İlk başta sadece gitar ile oynanabilen Guitar Hero ve Rock Band'de artık; vokal, bas ve davul seçenekleri de var.

Aksiyon: Adam dövmenin veya araba çarpıştırmanın esas olduğu, konunun ikinci, hatta üçüncü planda kaldığı oyun türüdür. Bu tür oyunlarda iyi bir reflekse ve üzerinize gelen düşmanları alt edebilmek için iyi bir göze sahip olmanız size avantaj sağlar.

Macera: Bu oyun türünde karşınıza yenmeniz gereken düşmanlar çıkıyor olsa da, sistem daha çok görevi/görevleri yerine getirebilmek için geniş alanlarda seyahat etme üzerine kurulu oluyor. Tapınaklar, balta girmemiş ormanlar ve labirentler genel olarak oyunun mekanları arasında. Macera oyunlarında zeka, reflekslerden çok daha önemli.

Stealth: Gerçeğe en yakın aksiyon-macera tabanlı oyunlar ‘Stealth’ oyunlardır. Bu oyunlarda, amacınız etrafa boş mermi kovanları saçıp bol kan dökmek değil, düşmanlarından köşe bucak kaçarak ve gizlenerek amacınıza ulaşmak. Düşmanların sizi görmemesi ve yerinizi saptamaması için aklınızı kullanmanız gerekiyor. Metal Gear, Hitman, Splinter Cell ve tabii ki Thief en iyi örnekler.

Yap-boz: Yok tam olarak öyle değil. Yani parçaları birleştirerek resmi ortaya çıkarmaya çalışmıyorsunuz. Bu tür oyunlardaki amacınız parçaları birleştirerek çeşitli olayları çözmek. Kimi oyunda bir dedektif olarak cinayet bölgesindeki nesneleri inceleyebilirsiniz.

 
Ne diyor bu oyuncular?

Oyun dünyası jargonunda çok fazla kısaltma var. Oynarken yabancılık çekmemeniz ve karşınızdakine anında karşılık verebilmeniz için bunları bilmeniz gerekiyor.

OMG (Oh My God): Aman Tanrım!

Char (Character): Karakteri temsil eden kısaltma.

D/C (Disconnected): Bağlantı koptu anlamına geliyor. Kısaltma "Disconnected" kelimesinden geliyor.

Exp (Experience): Tecrübe. RPG oyuncularının kullandığı bir terim ve karakterin güç seviyesini belirtiyor.

G2G (Good to Go): ‘Gitsem iyi olur’ demek.

GJ (Good Job): ‘İyi iş çıkardın’ anlamına geliyor.

HP (Hit point): bir vuruşta verilen zarar.

Newbie/Newb/Nub/Noob: ‘Acemi oyuncu’ anlamına geliyor.

NPC (Non-Player Character): Bilgisayarın kontrol ettiği karakter.

Respawn: Karakterin yaşama tekrar dönmesi.

Sry (Sorry): Özür dilerim.

AFC (Away From Console): Konsol başında olmadığınızı belli ediyor.

AFK (Away From Keyboard): AFC ile aynı şey aslında. Bilgisayar başındaysanız ama başka bir şeyle uğraşıyorsanız da kullanabilirsiniz.

TTYL (Talk to You Later): Şu an meşgulüm, sonra konuşalım.

VGG (Very Good Game): Tebrik etme anlamı da içeren ‘çok iyi oyundu’.

Boot (veya Kick): Oun düzenini bozan kullanıcının atılması anlamına geliyor.