Yaşam Tarzı 19 AĞUSTOS 2011 / 10:29

Küresel konumda yeni düşünceler: GPS uyumlu bir cihazla neler yapabilirsiniz?

GPS uyumlu bir cihazla neler yapabilirsiniz?

Küresel konumlandırma cihazlarının (GPS) maliyetlerinin azalması ve buna bağlı olarak cep telefonlarında bile yaygın bir şekilde yer alması, bu cihazların akla gelmeyecek amaçlar için kullanılmasına neden oluyor. Şimdiye dek karşılaştığımız en ilginç örnekleri sizin için derledik.



Küresel konumlandırma teknolojileri ordu birimleri, profesyonel ulaşım araçları ve araştırmacılar tarafından uzun zamandır kullanılıyordu. Fakat son yıllarda bu cihazların fiyatlarının iyice düşmesi ve boyutlarının cep telefonlarına sığacak kadar küçülmesi önce araçlarda, ardından kişisel cihazlarda ve cep telefonlarında bu teknolojinin alabildiğine yaygınlaşmasına neden oldu.

Durum böyle olunca, dünya üzerindeki yerinizi hassas bir biçimde göstermeye yarayan bu becerikli cihazların akla hayale gelmeyecek amaçlar için kullanımları gündeme geldi. İşte size ilginç kullanımlardan birkaç örnek..

Sonraki sayfada: Polis radarına galip geliyor

Polis radarına galip geliyor




Geçtiğimiz yıllarda Amerika’nın Kaliforniya eyaleti mahkemeleri ilginç bir davaya sahne oldu. 17 yaşındaki Shaun Malone, saatte 45 mil hızla gitmesi gereken bir yolda 62 mil hız yaptığı gerekçesiyle polis radarına yakalandı ve 199 dolar ceza yedi. Fakat araçtaki GPS cihazının aynı fikirde olmadığını düşünen Malone, konuyu mahkemeye taşıdı.

Mahkeme, önce bilirkişi kararına dayanarak polis radarının doğru olduğuna ve GPS cihazının bu kadar hassas ölçüm yapamayacağına hükmetti. Fakat Malone, kullandığı GPS cihazının 1 millik hız farkını bile algılayacak kadar hassas olduğunu, hatta 70 milin üzerine çıktığında ailesine e-posta uyarısı gönderecek kadar donanımlı bir cihaz olduğunu belirterek işin peşini bırakmadı. Sonuçta da mahkemeyi ikna ederek GPS cihazında kayıtlı verinin polis radarından daha doğru olduğuna dair lehine karar çıkmasını sağladı.

Sonraki sayfada: Suçluların yakalanmasını sağlıyor

Suçluların yakalanmasını sağlıyor




Eric Hanson, mahkemede ailesinden 4 kişiyi öldürmekle suçlanıyordu ve kendisi doğal olarak bunu inkar ediyordu. Fakat kullandığı arabadaki GPS cihazı, Hanson’un cinayet işlendiğinde o bölgede olduğuna dair kanıtların büyük ölçüde desteklenemesine yardımcı oldu.

GPS alıcıları, başta araçlar olmak üzere cep telefonları ve fotoğraf makinesi gibi kişisel cihazlarda da yaygın olarak kullanılıyor. Bu da farkında olmadan hangi saatlerde nerelerde olduğunuzla ilgili oldukça sağlam kayıtlar tutulmasına izin veriyor.

Kısacası güvenlik güçleri kişisel GPS cihazlarındaki konum bilgisini çoktan delilleri güçlendirmek için dikkate almaya başladılar bile.

Sonraki sayfada: Kontrol noktalarını haber veriyor

Kontrol noktalarını haber veriyor




Arada bir e-posta mesajlarında dolaşan ve yollardaki radar kontrol noktalarını belirten mesajlardan belki sizin de elinize geçmiştir. Njection.com sitesinin sahibi Shannon Atkinson, sitesinde bu tarz bilgilerin yoğun olarak talep gördüğünü farkedince bunun için ayrı bir bölüm açmaya karar vermiş.

Bu sitede kullanıcılar yolda giderken keşfettikleri trafik kontrol noktalarının, kameraların ve radarların konumlarını Microsoft Virtual Earth programı üzerine giriyorlar. Shannon da bunu doğrudan GPS cihazlarına indirilebilecek biçime çeviriyor. Dosyayı cihazınıza eklediğinizde, izlediğiniz rota üzerindeki akaryakıt istasyonu ve restoran gibi yerlerin yanında olası trafik kontrol noktalarını da görebilir hale geliyorsunuz.

GPS cihazlarının bu şekilde kullanılması elbette ki bizim kesinlikle onayladığımız bir şey değil. Trafikte can güvenliği için gönüllü ve bilinçli olarak trafik kurallarına uymak hayati önem taşıyor. Umarım bizde birileri bunu bu amaçla değil de, yolda giderken birden karşınıza çıkan dev çukurları, tümsekleri ve ani daralmaları işaretlemek için hayata geçirir.

Sonraki sayfada: Hava kirliliğini ölçüyor

Hava kirliliğini ölçüyor




GPS cihazı hava kirliliğini de ölçer mi? Doğru yöntemi bulursanız ölçer ki hem de ne güzel ölçer... Güney Kaliforniya’daki hava kirliliği problemine çözüm getirmek için harekete geçen PigeonBlog adlı bir grup, bu yönde ilginç bir çalışmaya imza atmış.

Olay şu: Önce proje için birkaç “Gönüllü güvercin” bulunuyor. Daha sonra bu güvercinerin sırtına bir adet GPS cihazı ve hava kirliliği ölçümü yapabilen aygıtlar yerleştiriliyor. Ardından güvercin gökyüzüne salınıyor. Farklı noktalarda ve farklı yüksekliklerde uçan güvercinlerin üzerindeki GPS cihazı konumları hakkında sürekli bilgi verirken, ölçüm cihazları da kirliliğin boyutu hakkında bilgi veriyor. Daha sonra bu bilgiler Google Maps üzerinden paylaşılıyor.

Dilerseniz pigeonblog.mapyourcity.net adresine giderek projenin detaylarını öğrenebilir, hatta güvercinlerin an itibariyle nerelerde gezindiklerini görebilirsiniz.

Sonraki sayfada: Uyuşturucu tarlalarını keşfediyor

Uyuşturucu tarlalarını keşfediyor




Bir GPS cihazı ve biraz da şansın yardımıyla, normalde gözden kaçan karanlık sırların aydınlanması da mümkün. Bunun en güzel örneklerinden biri yine Amerika’dan.

Bir grup araştırmacı, Amerika’da Maryland Rock Creek Park’ta kaplumbağaların davranışlarını gözlemek için sırtlarına birer GPS cihazı takıyorlar ve araştırma için bir bölgede topluyorlar. Bu sırada gözlem için bekleyen kaplumbağalardan biri kutusundan çıkıp küçük bir gezintiye çıkmaya karar veriyor. Projenin bekçilerinden biri de hayvanın kaybolduğunu görüp peşine düşüyor.

Bulduğunda bir de bakıyor ki, hayvan parkın gözlerden uzak bir yerine güzelce gizlenmiş küçük bir alanda, marijuana bitkilerinin arasında gezinmekte. Hemen bölge gözlem altına alınıyor ve bitkileri eken kişinin 19 yaşında bir genç olduğu tespit edilerek adaletin o sımsıkı saran kollarına doğru yollanıyor.

Sonraki sayfada: Büyükbaş hayvanlara çobanlık yapıyor

Büyükbaş hayvanlara çobanlık yapıyor




Yüzlerce hayvanı otlakta gezdirip, bir tanesi bile kaybolduğunda mal sahibine hesap vermek zorunda kalan çobanlara GPS sayesinde gün doğuyor. Bunun için bir kulaklık, güneş enerjisi ve GPS cihazı yeterli.

Avustralya’daki araştırmacıların geliştirdiği sistemde, büyükbaş hayvanlara üzerinde GPS alıcısı bulunan ve güneş enerjisiyle çalışan bir kulaklık takılıyor. Bu sistem, her bir hayvanın nerelerde otladığına dair sürü sahiplerine sürekli bilgi veriyor. Eğer bir hayvan sürüden biraz fazlaca uzaklaşırsa, kulaklıktan hayvanın komut almaya alıştığı türden sesler gönderilerek sürüye geri dönmesi sağlanıyor. Böylece hayvanların sınırları tamamen sanal olarak çizilmiş bir çiftliğin dışına çıkmaması ve her bir hayvanın tek tek takip edilebilmesi mümkün hale geliyor.

Üstelik yapılan kalp atışı ölçümleri ve hormon seviyeleri, hayvanların böyle bir muameleden o kadar da rahatsız olmadıklarını ortaya koymuş.

Sonraki sayfada: Kaçırılanların yerini haber veriyor

Kaçırılanların yerini haber veriyor




Meksika halkının çoğu ülkedeki suç oranının yüksekliği nedeniyle sürekli bir paranoya halinde yaşıyor. Hırsızlık ve fidye amaçlı kaçırmaların neredeyse sıradan hale geldiği ülkede faaliyet gösteren Xega adlı teknoloji şirketi de, işe öncelikle çalınan araçların bulunmasını kolaylaştıracak GPS tabanlı güvenlik sistemleriyle başlamış. Fakat şirket başkanı 2001 yılında kaçırılınca, bu kez çabalarını kaçırılanları bulma üzerine yoğunlaştırmış.

Şirketin geçtiğimiz yıllarda piyasaya sürdüğü özel bir yonga bu amaca yönelik bir çözüm olarak geliştirilmiş. Bu iş için öncelikle kristalle kaplanmış ve kimlik bilgilerinizi içeren özel bir RFID yongasını deriyle kas arasına yerleştiriyorlar. Size de yongayla iletişim halinde olan bir GPS cihazını yanınızda taşıyorsunuz. Başınıza bir iş gelirse hemen kutudaki panik tuşuna basıyorsunuz ve konumunuz Xega tarafıdan takip altına alınıyor.

Yalnız sizi kaçıranlar kutuyu kırıp atarsa ne olacağını söylememişler. Buna rağmen Xega’nın satışları ürünün duyurulmasıyla birlikte yüzde 13 artmış durumda.

Sonraki sayfada: Dünyanın çevresinde resim çiziyor

Dünyanın çevresinde resim çiziyor




Bundan bir süre önce Erik Nordenankar adındaki İsveçli bir sanat okulu öğrencisi, bir bavula GPS ekipmanlarını doldurarak bir proje için DHL üzerinden kargoya verdiğini duyurdu. Amaç şuydu: Bavul 6 kıtada toplam 62 ülkeyi belirlenmiş bir rota üzerinden sırayla takip ederek yine kendisine ulaşacaktı.

Nordenankar, dünyayı dolaşan bavulun 55 gün sonra kendisine ulaştığını ve içindeki GPS dolaşım verisini bilgisayara yüklediğinde, bavulun geçtiği yolların dünya haritası üzerinde kendi otoportresini çizdiğini iddia etti. Böylece GPS yardımıyla dünyanın en büyük resmini çizdiğini idda ediyordu. Hatta bunun için DHL’den alınan koçanların ve GPS sistemini içeren bavulun fotoğraflarını bile yayınlamıştı.

Gel gelelim, böyle bir şeyin mümkün olamayacağını söyleyenler olayı biraz eşeleyince projenin yalan olduğu ortaya çıktı. Aslında hiç böyle bir bavul var olmamış, DHL tarafından böyle bir yük taşınmamıştı.

Yine de proje ilginç bir fikir olarak kafalarda yer etti. Her ne kadar Nordenankar bunu gerçekte yapamamış olsa da, fikir ortada ve olası girişimcilerini bekliyor.