Yaşam Tarzı 25 TEMMUZ 2013 / 17:37

Gazeteciler basın özgürlüğü istedi

Gazetecilere Özgürlük Platformu (GÖP) tarafından düzenlenen Gazetecilere Özgürlük Kongresi’nin ikincisi, Türkiye Gazeteciler Cemiyeti, Türkiye Gazeteciler Sendikası ve Gazeteciler Cemiyeti (Ankara) desteğiyle yapıldı. GÖP'ü oluşturan 93 meslek örgütünün yanı sıra uluslararası gazetecilik örgütlerinin temsilcileri de kongreye katılım gösterdi.



Kongre’nin sonunda "İkinci Gazetecilere Özgürlük Kongresi Sonuç Bildirgesi" yayınlandı ve gazeteciler yayınlanan bildirge ile hükümetten yargı bağımsızlığının sağlanması, hapisteki gazetecilerin serbest bırakılması, toplumsal olayları izleyen gazetecilerin güvenliğinin sağlanması gibi taleplerini ilettiler. Kongreye Uluslararası Gazeteciler Federasyonu (FIJ) Başkanı Jim Boumelha, Avrupa Gazeteciler Federasyonu (EFJ) Başkan Yardımcısı Nadezda Azhgikhina, Uluslararası Basın Enstitüsü (IPI) Basın Özgürlüğü Danışmanı Steven Ellis, Güneydoğu Avrupa Medya Örgütü (SEEMO) Genel Sekreteri Oliver Vujovic, Sınır Tanımayan Gazeteciler Örgütü (RSF) Avrupa Büro Temsilcisi Johann Bihr, Gazetecileri Koruma Komitesi (CPJ) Başkan Yardımcısı Rob Mahoney, Uluslararası Yayıncılar Birliği'nden (IPA) Jose Borghino ve Uluslararası PEN Başkan Yardımcısı Eugene Schoulgin gibi birçok yabancı konuğu da ağırlayan Kongre’deki talepler ise şöyle;
• Türkiye'nin demokratik bir hukuk devleti olabilmesi için yargının tam bağımsızlığı sağlanmalıdır.

• Türkiye'de basın özgürlüğünün önündeki tüm yasal engeller derhal kaldırılmalıdır. Türk Ceza Yasası, Terörle Mücadele Yasası ve Basın Yasası uluslararası basın ve ifade özgürlüğü kriterleri temelinde yeniden ve derhal düzenlenmelidir.

• Gazetecileri mesleki faaliyetlerini yapamaz hale getiren her türlü cezai önlem Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarına göre basın özgürlüğü ihlalidir. Bu nedenle mesleki faaliyetleri nedeniyle hapiste bulunan gazeteciler derhal serbest bırakılmalıdır. Gazetecilerin, iktidarı haberleri, yazıları ve konuşmalarıyla rahatsız ettikleri için terörist olmakla suçlanmalarına derhal son verilmelidir.

• Hükümet, gazetecilerin sendikal örgütlenme özgürlüğünü güvence altına almak için gerekli tüm adımları en kısa sürede atmalıdır.


• Gezi Parkı gösterileri sırasında bir kez daha görüldüğü gibi polis gazetecilerin görev yapmasını engelledi ve gazetecileri hedef aldı. Bu kesinlikle kabul edilemez bir durum ve halkın haber alma hakkına doğrudan saldırıdır. Hükümete, toplumsal olayları izleyen gazetecilerin güvenliğini sağlamak ve onlara uygun çalışma ortamını temin etmekle mükellef olduğunu hatırlatırız.

• Gezi Parkı gösterileri, hükümetin, bazı medya patronlarıyla yaptığı işbirliği ve diğer bazı medya patronları üzerindeki baskısının yayın organlarını habercilik yapamaz hale getirdiğini bir kez daha göstermiştir. Kongre, bu durumun Türkiye'de gazeteciliği kemiren otosansürün en önemli nedeni haline geldiğine dikkati çekti ve hükümeti ve patronları editoryal bağımsızlığın güvence altına alınması için gerekli adımları atmaya çağırdı.

Sosyal medyanın özgürlüğü Türkiye'de iletişim özgürlüğünün en temel göstergelerinden biridir. İnsanların sosyal medyada dile getirdikleri görüşleri nedeniyle kovuşturmaya uğramaları kabul edilemez.

"Türkiye, ifade ve düşünce özgürlüğü konusunda acilen adım atmalı"

Kongreye video mesaj ile katılan OSCE Medya Özgürlüğü Temsilcisi Dunja Mijatovic, EFJ Başkan Yardımcısı Nadezda Azgikhina ve SEEMO Genel Sekreteri Oliver Vujovic, Türkiye’de basının özgür ve tarafsız olabilmesi ile ifade ve düşünce özgürlüğü için acilen adım atılması gerektiğini vurguladı. Türkiye’de yalnızca 2013 yılında gazetecilere yönelik 138 dava açıldığını dile getiren Oliver Vujoviç, şiddete maruz kalan gazetecileri korumaya ve bunları uluslararası arenada duyurmanın öncelikli görevleri olduğu söyledi.

“Son iki ayda Türkiye'de sokaklardaki insanları ve televizyonlardaki penguenleri görüyoruz” diyerek Gezi Parkı eylemleri süresince Türk medyasının bu eylemlere karşı tepkisiz kaldığını, bu gelişmeleri ekrana yeterince getirmemelerini eleştiren IPI Basın Danışmanı Steven Ellis, sokak haber yapmaya çalışan gazetecilerin plastik mermiler, tazyikli su ve gaz bombalarına maruz kalmalarının kabul edilebilir olmadığının altını çizdi.

Kongre’de yargılanan gazeteciler, hapisteki gazetecilerin yakınları, işsiz kalan gazeteciler de söz alırken, Uluslararası PEN Başkan Yardımcısı Eugene Schoulgin, ifade ve düşünce özgürlüğünün Türkiye’nin de imzaladığı Evrensel İnsan Hakları Beyannamesi hem de Avrupa Medeni Haklar Sözleşmesi'nde korunduğunu dile getirdi. Türkiye’nin tüm bu reformlara uygun davranmadığını vurgulayan Schoulgin, Türkiye’de bir çok pek çok gazeteci, yayıncı, çevirmen ve yazarın haksız yere cezaevinde olduklarının altını çizdi.