Yaşam Tarzı 03 NİSAN 2012 / 09:10

Farkyeri Hitler'li reklama tepkisini gösterdi: "Erkekliği böyle görüyorsanız, biz erkek değiliz!"

Erkekliği böyle görüyorsanız, biz erkek değiliz!

Farkyeri Reklam Ajansı, yayınladığı bir basın açıklamasıyla Adolf Hitler'li reklama karşı tepkisini net bir şekilde ortaya koydu ve "Onlar erkekse biz değiliz, bu reklamcılıksa biz reklamcı değiliz" dedi. 



Farkyeri Reklam Ajansı. Ya da kendi ifadeleriyle "İletişim Farklılaştırmaları A.Ş."

Sitelerine girdiğinizde ortaya koydukları manifestoya ve genel yaklaşımlarına şöyle bir bakarak burada bir şeylerin farklı olduğunu hemen anlarsınız. Sizi klasik ajans mantığıyla kalabalık bir müşteri grubunun bir parçası yapmaya çalışmaktansa, kaliteyi ve yaratıcılığı ön planda tutacak bir yaklaşımı benimserler.

Örneğin bir defada en fazla 10 reklam verene hizmet vermeyi, hizmet verdikleri markalara gereken ilgiyi gösterebilmek adına bir prensip olarak ortaya koyarlar. Emeğin ve yaratıcı fikrin değersiz hale gelmesinde bir araç olarak gördükleri konkurlara katılmaz, onun yerine kendilerini tanımak isteyen potansiyel müşterilere özel tanışma fırsatları sunarlar.

Tüm bunların yanı sıra bizim için özel bir yeri daha vardır Farkyeri'nin: Ajansın kurucularından olan Ulvi Yaman, aynı zamanda BTnet.com.tr'nin severek okuduğunuz konuk yazarları arasında.

Kendisi, dün gönderdiği mesajla reklam sektöründe yer alan profesyoneller olarak geçtiğimiz haftalarda gündemi çok meşgul eden Hitler'li reklamın ve bu reklamı ortaya koyan anlayışın kesinlikle karşısında olduklarını konu alan bir basın açıklamasını bizlerle paylaştı. Biz de bu açıklamayı aynen sizlerle paylaşıyor ve Farkyeri'nin bu tavrını destekliyoruz.
“Biz Erkek Değiliz…”



Mart 2012 tarihinde, ülkemizin bir reklam ajansının, yine ülkemizin bir şampuan markası için, Adolf Hitler’in bir konuşmasının görüntülerini kullanarak ürettiği talihsiz reklamı, Türkiye’nin yerel bir reklam ajansı olarak kınıyoruz.

Milyonlarca masum insanın ölümüne sebep olan soykırım gibi bir trajediyi, yine milyonlarca insanın zulüm gördüğü, cinayetlere kurban gittiği cinsiyet ayrımcılığı gibi uluslararası bir sorunu ticari malzeme yapmak, insani anlamda bir utanç vesilesidir. Yaratıcılık anlamında ise, en basit tabiriyle kolaycılık, ucuzluktur.

Bizler, önce insan, sonra reklamcıyız. Yaptığımız iş için, insanlığımızdan ödün vermeyi asla kabul etmiyoruz. Bu ucuzluğa imza atanları da, kamuoyunun vicdanına havale ediyoruz. Onlara en güzel cevabı, ülkemizin reklamverenlerinin ve tüketicilerinin vereceğine inanıyoruz.

Reklamın iyisi kötüsü olmaz inanışı belki tartışılabilir. Fakat insanın iyisi kötüsü tartışma götürmez. Ortada, milyonlarca insanın acısı üzerinden bir ticari çıkar elde etme girişimi vardır. Bu, utanılası bir insani zaaftır. Bunu yapan da, ne yazık ki bu ülkenin bir reklam ajansıdır.

Hal böyleyken eğer erkeklik, ırkçılık ve cinsiyet ayrımcılığıysa… Zulme maruz kalmış, katledilmiş, soykırıma uğramış milyonlarca masum insanın acılarını ticari malzeme yapmaksa, biz erkek değiliz!

Bunu yapan reklamcıysa, bu reklamcılıksa, biz reklamcı da değiliz!

Farkyeri.