Yaşam Tarzı 29 KASIM 2013 / 12:12

Avrupa Konseyi Gezi dosyasını kapatmıyor

2013 yılına damgasını vuran Gezi Parkı protestolarının yankıları devam ediyor. Avrupa Konseyi İnsan Hakları Komiseri Nils Muižnieks, 1-5 Temmuz 2013 tarihlerinde Türkiye’ye yaptığı ziyaretle ilgili Gezi Parkı protestolarında yaşananlara dair raporunu yayınladı.



Raporda Türkiye’nin işkenceye ve kötü muameleye karşı mücadelede önemli ilerlemeler kaydetmiş olduğunu belirten Nils Muižnieks,  Mayıs-Haziran 2013 tarihlerinde meydana gelen Gezi olaylarında, Türk polisinin bağlayıcı insan hakları standartlarına yeterince saygı göstermemesi şeklinde beliren yaygın soruna dikkatleri çekti. Bu sorunun geçtiğimiz on yıl içerisinde başta Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi olmak üzere uluslararası kurumlarca defalarca eleştiri konusu olduğuna değinen Nils Muižnieks, raporda şu ifadeleri kullanıyor:
“Özellikle de aşırı ve yanlış göz yaşartıcı gaz kullanımı ve gözaltına alma sırasında kötü muamele uygulanması dahil olmak üzere, aşırı güç kullanıldığı konusunda ciddi, birbiriyle tutarlı ve inandırıcı iddialar mevcuttur. Bu iddialar çok ciddi kaygılara yol açmaktadır. Türk makamlarının kararlı bir şekilde sorunun üstüne giderek, gösterilerde kolluk kuvvetlerinin orantılı güç kullanımına ilişkin daha açık kurallar sağlanması gibi bir takım tedbirler alması gerekmektedir. Kötü muameleye karşı teminatlar güçlendirilmeli ve toplanma özgürlüğüne daha fazla saygı gösterilmelidir. “

Türk polisi insan haklarına uyum konusunda sicilini düzeltmelidir

Protestolar boyunca direnişe katılanlara destek olan, sağlık yardımında bulunan meslek örgütleri, medya ve gazetecilerin idari ceza ve işten atılmaların hedefi haline gelmesinden duyduğu endişeyi de dile getiren Nils Muižnieks, şunları kaydetti:
“Bazı sağlık çalışanları, avukatlar, akademisyenler, öğrenciler, meslek örgütleri, medya ve gazeteciler soruşturma, idari ceza veya işten atılmaların hedefi olmuşlardır. Böyle girişimlerin, toplanma ve ifade özgürlüğünün yanı sıra, medya özgürlüğünün kullanılması üzerinde yaratabileceği caydırıcı etki konusunda özellikle kaygılıyım.  Yetkilileri, böyle bir etki yaratabilecek her tür tedbire son vererek sonuçlarını ortadan kaldırmaya acilen davet ediyorum. Kolluk kuvvetlerinin yanlış davranışları, hukukun üstünlüğüne karşı doğrudan bir tehdit oluşturur. Kolluk kuvvetlerince yapılan insan hakları ihlalleri hiçbir koşulda hoş görülemez veya cesaretlendirilemez. Tüm iddiaların yeterli bir biçimde soruşturulması ve yerine göre caydırıcı yaptırımlarla takibinde ilerleme kaydedilmelidir. Polisin Türkiye'de gösterilere müdahale tarzı, bu ülkede kolluk kuvvetlerinin yanlış davranışlarıyla ilgili uzun zamandır devam edegelen ciddi insan hakları sorunlarını bir kez daha gözler önüne sermiştir. Türk polisinin insan hakları standartlarına uyum konusundaki sicilini düzeltme zamanı gelmiştir.”

Raporun tamamına https://wcd.coe.int/com.instranet.InstraServlet?command=com.instranet.CmdBlobGet&InstranetImage=2395759&SecMode=1&DocId=2079692&Usage=2 adresinden ulaşabilirsiniz.