Yaşam Tarzı 14 OCAK 2013 / 14:58

Avea, MIT direktörleriyle geleceğin akıllı şehirlerinin DNA’sını konuştu

Avea MIT ile geleceğin akıllı şehirlerini konuştu

Avea ile Massachusetts Institute of Technology (MIT) arasında kurulan “Teknoloji Köprüsü” kapsamında İstanbul’a gelen MIT Media Lab Changing Places Direktörü Kent Larson ve Mobile Experience Lab Dişarektörü Frederico Casalegno “Şehirlerin İnovatif Teknolojilerle Dönüşümü”nü anlattı. 



Kent Larson, şehirlerdeki yaşam alanları insanların tüm ihtiyaçlarını 10 dakikalık yürüme mesafesinde karşılayabilecekleri bir sistem çerçevesinde tasarlanırsa çarpık kentleşmenin önüne geçilebileceğini vurguladı.

Sunumunda akıllı şehir konsepti çerçevesinde Media Lab’de geliştirdikleri uygulamalardan bahseden Kent Larson, İstanbul gibi büyük metropollerde yaşanan trafik sorununa getirilebilecek çözümler hakkında fikirlerini paylaştı.

"Evleri raylı sistemlerle bölelim, arabaları katlayalım"

Şehirlerin karbondioksit salınımında yüzde 80, enerji kullanımında ise yüzde 75 oranında sorumlu olduğuna değinen Larson, yakın gelecekte insanların ev içindeki hareketlerini algılayan sistemlerin ve bu sistemlerle dizayn edilmiş fonksiyonel evlerin hayatımıza gireceğini açıkladı.

[caption id="attachment_64145" align="alignright" width="225" caption="MIT Media Lab Changing Places Direktörü Kent Larson, Avea Teknolojiden Sorumlu Genel Müdür Yardımıcısı Dr. Coşkun Şahin ve Mobile Experience Lab Direktörü Frederico Casalegno."][/caption]

Larson, “Algılayıcılarla donatılmış aydınlatma sistemlerinin yaygınlaşmasına ve güneş ışığının evdeki kullanım alanlarına göre ayarlanmasına olanak sağlayan teknolojilerin hayata geçmesiyle ciddi anlamda enerji tasarrufu elde edilebilir. Evlerin raylı sistemlerle bölünerek çok amaçlı mekanlar halinde kullanılmasını sağlayan uygulamalar sayesinde metrekareler çok daha verimli bir şekilde kullanılabilir” dedi.

Şehirlerdeki yaşam alanlarının insanların tüm ihtiyaçlarını 10 dakikalık yürüme mesafesinde karşılayabilecekleri bir sistem çerçevesinde tasarlanmasıyla çarpık kentleşmenin önüne geçilebileceğini ifade eden Larson, toplu taşıma araçlarını destekleyecek bireysel araçların da yaygınlaşması gerektiğini söyledi. Bunlar arasında elektrikli scooter, bisiklet yollarına sığabilecek üç tekerlekli araçlar ve motorlu bisikletler gibi yeni nesil araçlar yer alıyor.

Larson ayrıca özel otomobillerden paylaşımlı araçlara geçiş yapılması halinde 20 kata kadar enerji ve yer tasarrufu sağlanacağına dikkat çekti.

Çiftçiler ürünleri şehirlerde yetiştirecek

Teknolojinin çiftçilikte de önem kazanacağından bahseden Larson, özel aydınlatma teknolojileriyle sebze ve meyve yetiştiriciliğinin şehirlere taşınabileceğine dikkat çekti.

Larson, mobilitenin artmasıyla cep telefonları aracılığıyla bireylerin şehir içindeki aktivitelerinin izlenerek davranış analizlerinin, alışveriş alışkanlıklarının, sosyal hayatlarının ve geçirdikleri hastalıkların dahi kategorize edilebildiğini belirtti.

Şehirler yaşayan organizmalara benziyor

Konferansın bir diğer konuşmacı ismi olan Frederico Casalegno ise MIT Mobile Experience Lab’in üzerinde çalıştığı projeler hakkında bilgi verdi. Avea ile olan işbirliklerinin ikinci yılına girmesinden duydukları mutluluğu ifade eden Casalegno, gelecekte kullanılacak teknolojileri Mobile Experience Lab’te test ettiklerini belirtti.

Şehirleri yaşayan organizmalara benzeten Casalegno, şehirlerin bilgi ve iletişim sistemleri ile birbirine bağlandığını, şu anda da kamu kurumlarından ve belediyelerden aldıkları bilgileri kullanarak şehir haritaları oluşturduklarından bahsetti.

Türkiye nüfusu şehirlerde yaşıyor

Avea Teknolojiden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Dr. Coşkun Şahin, Avea olarak “AveaLabs İnovasyon Günleri”nde neden akıllı şehirler konusuna odaklandıklarını şu sözlerle açıkladı:

“Yapılan istatistiklere göre dünya nüfusunun yarısından fazlası şehirlerde yaşıyor ve uzmanlar 2050 yılında dünya nüfusunun yüzde 70'inin şehirlerde yaşayacağını öngörüyor. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre Türkiye'de toplam nüfusun 57 milyondan fazlası, yani yaklaşık yüzde 77′si il ve ilçe merkezlerinde ikamet ediyor. Nüfusun yüzde 18,2'si ise İstanbul'da yaşıyor. Nüfus arttıkça, daha fazla ev ihtiyacı ortaya çıkıyor. Yollar yetmiyor, sadece enerji kaynakları değil kişi başına düşen temiz hava dahi azalıyor.”

Mobil operatörlere büyük iş düşüyor

MIT gibi üniversiteler başta olmak üzere Avea olarak kendilerinin de geleceğin şehirlerini tasarlarken, kaynakları, doğayı ve insanları düşünerek, hayatı kolaylaştıracak inovatif teknolojiler geliştirdiklerini belirten Şahin, tüm dünyadaki GSM şirketlerinin akıllı şehirlerin oluşturulmasında kilit bir role sahip olduğunu ifade etti.

Bu düşüncesinin sebebini de şu sözlerle açıkladı:

“Dünyadaki akıllı telefon satış adedi 2011 yılına göre yaklaşık yüzde 44, Türkiye’de ise yüzde 54,3 oranında arttı. Dünyanın pek çok büyük şehrinde kişi başına düşen akıllı telefon oranı her geçen gün giderek artıyor. Geleceğin şehirleri akıllı telefonlarla şekilleniyor. Avea olarak biz de geleceğin akıllı şehirlerinin sosyal ve kültürel yön göstericisi olmak için çalışıyoruz. Müşterilerimize sunduğumuz mobil sağlık hizmetleri ile hastaları yakından takip ediyor, NFC ile cep telefonlarını anahtar, bilet, kredi kartı ve nakit paraya dönüştürüyoruz.”

MIT projelerinde hasat zamanı

Kent Larson, bir hafta boyunca İstanbul’u inceleyeceklerini, insanların şehrin içinde nasıl hareket ettiklerini gözlemleyeceklerini ve şehrin sunduğu fırsatları anlamaya çalışarak İstanbul’a yönelik yenilikçi projeler üzerinde çalışacaklarını belirtti.

Larson “Akıllı şehirlerle ilgili bir projede ulaştırma şirketiyle çalışmak yerine Avea ile çalışmayı tercih ederim. Avea’nın altyapısı ve teknoloji üretme gücü, yenilikçi uygulamaların çok daha rahat hayata geçirilebileceği bir platform sunuyor. Avea insan davranışlarını anlama ve kategorize etme yetkinliğine sahip” diye konuştu (ed: vay!).

Avea, MIT Mobile Experience Lab’deki “Design without Boundaries” araştırma dersine 2 dönem boyunca sponsor olmuştu.