Yaşam Tarzı 30 AĞUSTOS 2010 / 10:35

12 yılın ardından: StarCraft 2 incelemesi

StarCraft'ın 12 yıl sonra gelen devam oyununun neler getirdiğine göz attık.

StarCraft'ın 12 yıl sonra gelen devam oyununun neler getirdiğine göz attık.



Bundan 12 yıl önce, 1998 yılında gerçek zamanlı strateji oyunlarının giderek yaygınlaşmaya başladığı bir dönemde piyasaya giriş yapan StarCraft adlı oyunun gün gelip dünyanın en büyük elektronik sporu olacağını muhtemelen kimseler tahmin edemezdi. Teknolojiden güç alan Terran, mistik ve onurlu bir ırk olan Protoss ve biyolojik çeşitliliğini sayısal üstünlükle birleştiren Zerg ırkının galaksi üzerindeki egemenlik mücadelesini ele alan bu oyunun en büyük özelliği ne hikayesi, ne grafikleriydi. Oyun birbirinden tamamen farklı yönlerde gelişen bu üç ırkı birbirine öylesine başarılı bir şekilde dengelemişti ki, farklı yönlerde gelişen ve farklı yöntemlerle savaşan bu ırklar arasındaki mücadelenin galibini sadece ve sadece oyuncunun taktik ustalığı belirliyordu. Sürprizlerle biten binlerce çevrimiçi maç ve birbirinden tamamen farklı üç ırkın her birinin diğerine karşı geliştirebildiği taktiklerin çeşitliliği sonuçta şunu göstermişti: Blizzard sadece bir oyun yapmakla kalmamış, bir anlamda 21. yüzyılın sayısal satranç oyununu icat etmişti.

Bu fenomen dünya genelinde inanılmaz bir hızla yayıldı. Hatta oyun Güney Kore'de milli spor ilan edildi, ordularına dakikada 300 komut verebilen oyuncuların final maçları televizyonlarda yayınlanarak klasik spor karşılaşmalarından daha fazla seyirci topladı. Yıllar geçti, teknoloji gelişti ama fırtına dinmedi. Dinmeyen fırtına, beraberinde ikinci oyuna dair beklentileri de gündem getirdi. Ama yıllar geçti, ikinci oyun gelmedi. On yıl geçti, artık hemen herkes StarCraft 2'nin bir rüya olduğuna çoktan inanmıştı. Ama sonra bir gün Blizzard tarafında hareketlenme oldu, StarCraft 2'ye dair umutlar yeniden filizlenmeye başladı. Ve sonunda, 2010'un 7. ayı geldiğinde StarCraft 2 üçlemesinin ilk oyunu olan Wings of Liberty piyasaya çıktı.

Bir düzine yıllık ayrılığın ardından...

Blizzard, serinin ikinci oyununu piyasaya çıkarmaya karar verdiğinde bazı radikal kararlara da imza attı. Bunların ilki, oyun bir üçleme olarak ortaya çıkacak. İlk oyun olan Wings of Liberty olaylara Terran ırkının gözüyle bakan bir hikaye örgüsü içeriyor. İkinci oyun olan Heart of the Swarm Zerg'lerin hikayesini anlatırken, üçlemenin son oyunu olan Legacy of the Void Protoss gözüyle anlatarak hikayeyi sonlandıracak.

Hikaye deyince öyle eften püften bir şeyden bahsettiğimizi sanmayın. İlk StarCraft oyunu ve Brood War eklentisi, bundan yıllar önce kendi çapında bir olay evreni kurmuş ve kendi karakterlerini yaratmıştı. StarCraft 2'nin ilk oyunu olan Wings of Liberty, ilk oyunlarda olayların gelişimiyle diktaya karşı gelen bir isyancı konumuna düşen James Raynor'un hikayesine odaklanıyor. Raynor'un gözünden anlatılan hikaye, tüm evreni etkileyecek bir kehanetten Zerg ırkının yeni lideri Kerrigan'ın kaderine kadar etraflı bir olay örgüsünü ince ince işleyerek oyuncuyu serinin ikinci oyununa hazırlıyor.

Grafikler ve oynanış

StarCraft 2'nin ilk göze çarpan yeniliği, elbette ki 12 yılın ardından gelişen donanım yapısına başarıyla uyum sağlayan grafik arayüzü. Artık her bir ünite üç boyutlu, kendi animasyonlarına sahip ve farenin tekerleğini kullanarak yanına kadar yaklaşıp tüm detaylarını izlemenize izin veriyor. Saldırı ve imha animasyonları da yine her bir ünitenin fiziksel karakterine uygun ve farklı şekillerde gerçekleşiyor.

Bu arada oyunun eski sistemlerle de oldukça iyi çalıştığını belirtmekte fayda var. Örneğin 2 yıldan eski bir sistem üzerinde, ayarları biraz kısarak görsel kaliteden çok da ödün vermeden oyunu gayet güzel oynayabiliyorsunuz. Sizi illa yeni bir bilgisayar almaya zorlamıyor. Ancak bazen oyun öyle hızlanıyor ki, bir anda ortalığı yüzlerle ifade edlecek kadar çok ünite sarıyor. Bu zamanlarda bir miktar yavaşlama yaşanabiliyor.

Bunun yanında genel görünümdeki izometrik yapıda da orijinal oyuna sadık kalınmış. Yani haritaya ister yaklaşın ister uzaklaşın, ortalığı hep üstten ve hafif çapraz olarak görüyorsunuz. Kameranın bu çapraz açısı değiştirilemediği gibi, kameranın yönü de değiştirilemiyor. Bunlar bir dezavantaj değil, aksine ciddi bir avantaj. Böylece yanlışlıkla kamera açısıyla oynayıp olanı biteni kaçırmak gibi bir durum söz konusu olmuyor. Zaten böylesine hızlı ve strateji bağımlısı bir oyunda da aynen böyle olması gerekiyor.

Tek kişilik oyun ve senaryo örgüsü

StarCraft 2'nin standart senaryo örgüsü yaklaşık 30 bölümden oluşuyor. Ancak normal akış içinde bunların ancak 25 kadarını oynayabiliyorsunuz. Bunun sebebi akışın kimi yerlerde doğrusal olmayan, seçeneklere dayalı bir yapıya sahip olması. Oyun sizi zaman zaman birilerini kurtarmak veya yok etmek, iki taraftan birini seçmek gibi konularda tercih yapmaya zorluyor. Bu tercihleriniz de senaryo akışına, sonrasında kullanabileceğiniz teknolojilere ve oyunun oynanış biçimine doğrudan etki ediyor.

StarCraft 2'deki senaryoların da ilk oyundaki gibi pek sıradan olmadığını belirtmek lazım. Yapmanız gereken sadece karşı tarafın üssünü ele geçirmekten ibaret değil. Kimi zaman bir kontratı satın alabilmek için mineral toplama işinde ikinci bir rakiple yarışmak zorunda kalmak, süpernova patlaması öncesi yıkılan gezegenden bina kurtarmak, zor durumda kalan kıdemli bir ekip için yarma harekatı yapmak gibi senaryo içinde birçok farklı öğe var. Dahası, oyun Terran ırkına odaklansa da Protoss'ların kehanetle ilgili ne bildiklerini öğrenmek için oyunun bir yerinde 5 bölümlük bir kısmı Protoss olarak oynama şansına da sahipsiniz. Oyunun tek kişilik senaryosunda Zerg olarak yer alabildiğiniz bir bölüm ise yok. Bu hevesinizi çok oyunculu haritalara veya serinin ikinci oyununa saklamak zorundasınız.

Aşağıda örneğini göreceğiniz senaryo arası görüntülerin kalitesineyse diyecek yok.

 

Oyun, konu aldığı Terran ırkına yönelik daha önce görmediğimiz birçok araç ve silah barındırıyor. Bunların çoğuna bölümleri geçtikçe topladığınız Zerg ve Protoss araştırma puanları sayesinde kavuşuyorsunuz. Destek binalarını yörüngeden indirerek anında kurabilmekten Zerg'lerin beynini yıkayan kulelere kadar araştırma zinciri içinde sahip olabileceğiniz birçok yapı, silah ve ünite bulunuyor. Ayrıca tek oyunculu senaryo ilerledikçe eski oyunlarda olmayan birçok yeni üniteye de kavuştuğunuzu görüyorsunuz. Bunlardan en ilginci, parayla kiralayabileceğiniz ve her bir göreve sınırlı sayıda çağırabileceğiniz paralı askerler. Hemen her birimde yer alabilen bu özel üniteler, sizin ürettiğiniz birimlere kıyasla daha dayanıklı ve daha güçlü oluyorlar.

Gel gelelim, yeni eklenen ünitelerin ve araştırma birimlerinin çoğu sadece senaryo içinde kullanılabilen şeyler. Irklar arası dengelerin bozulmaması açısından bunların çoğu çok oyunculu oyunlarda üretmek veya kullanılmak üzere yer almıyor.

Oyunun ara kontrolleri, Hyperion adlı bir geminin güvertesinde ve sonrasında da Aiur gezegeninin yüzeyinde sağlanıyor. Bu ortamlarda yer alan insanlarla sohbet ederek, araştırma ve silah geliştirme birimlerini ziyaret ederek, televizyon izleyerek senaryonun gidişi detayları hakkında daha fazla bilgi alabiliyorsunuz.

Çok oyunculu mod ve Battle.net

Oyunu sadece çok oyunculu moda değil, tek oyuncuyla oynamak için de bir Battle.net hesabına ve hesabınızı doğrulatmak için internet hesabına ihtiyacınız var. Bundan sonrası ise tamamen Battle.net adlı sistem üzerinden işliyor. Burada bilgisayara karşı 8 oyuncuya kadar maç yapabiliyor, veya gerçek rakipler bulup kapışabiliyorsunuz.

Oyun, sizi dişinize göre rakiplerle bir araya getirebilmek için önce 5 maçtan oluşan bir hazırlık maçı ligine sokuyor. Bu maçlarda aldığınız sonuçlara göre de sizi elmas, altın, gümüş, bronz gibi bir lige yerleştiriyor. Sıralamada yerinizi almak, sizi sürekli ezip geçen rakiplerle karşı karşıya gelmenizi engellemek açısından oldukça faydalı bir yaklaşım. Böylece oyunun keyfi fazla kaçmıyor.

Daha önce değindiğimiz gibi, çoklu oyunda tek oyunculu senaryoda kullandığınız silah ve teknolojilerin bir bölümüne erişemiyorsunuz. Yine de elinizde kalanlar detaylı stratejiler oluşturmak için son derece yeterli. Oyun zaten genel olarak tek tip ünite yap-sal anlayışını kabul etmiyor. Böyle yaptığınızda sonunuz hüsran oluyor. Ekonominizi düzgün tutmanız, saldırılarınızı doğru planlamanız, sürprizlere ve sürpriz yapmaya daima hazırlıklı olmanız gerekiyor. Irklar arası denge açısından bakıldığında ise oyunun ilk oyundan miras kalan tüm öğelere sadık kaldığını, hatta birçok yönden geliştiğini söyleyebiliriz.

Özetle StarCraft 2, 12 yılın ardından her yönüyle beklemeye değer bir şaheser olarak karşımızda duruyor. İlk oyuna kısmen sadık kalan yapısı, etkileyici grafik ve animasyonları, ırklar arası muhteşem dengesi ve etkileyici senaryosuyla gerek bilgisayara, gerek diğer oyunculara meydan okumak isteyen hemen herkesi uzun ve uykusuz gecelere sürükleyebilecek, tıpkı ilkinde olduğu gibi kendi ekonomisini ve ligini yaratabilecek güçte bir oyun...