Teknoloji Ekonomisi 25 HAZİRAN 2013 / 16:26

Erol Bilecik: "Oyuna katılan değil, başlatan olun!"

Türkiye’nin en büyük ilk 500 bilişim şirketinin açıklandığı Bilişim 500 töreninde açılış konuşmasına imza atan Indeks Grup Yönetim Kurulu Başkanı Erol Bilecik, “Oyun Yeni Başlıyor/Bir Girişimcinin Serüveni” temasıyla katılımcılara seslendi.



Sektöre girdiği günden bu yana yaşadığı tecrübeleri aktararak sözlerine başlayan Bilecik, girişimcilere tavsiyelerde bulundu. Bilecik, özellikle yeni dünya normlarının teknoloji dünyasına etkisini hatırlatarak hizmet, yazılım ve mobil işlerin ıskalanmaması gerektiğini açıkladı.

Uçsuz bucaksız bir alanda iş yapma fırsatı olduğunu girişimcilere söyleyen Bilecik, “oyuna katılan değil, oyunu başlatan olun” ifadelerini kullandı. Erol Bilecik’in konuşmasının tam metni şu şekilde:
Çok Değerli Dostlar,

Önümüzdeki günlerde 12 Temmuz’u geride bıraktığımızda, kurucusu olduğum Index Grup Teknoloji sektöründe çeyrek yüzyılı geride bırakmaya hazırlanıyor! Çeyrek yüzyıldır bu sektörde aktif olmak gerçekten bana çok heyecan veriyor! İlk gün itibariyle istikrarlarından dolayı ekstra saygı ve sevgi duyduğum, Sevgili İnterpro’ya ve Sevgili Ruşen Yaykın’a içten tebriklerimi iletiyorum. Yaptıkları araştırmalarla sektöre ışık tutmaya devam eden bu özel ekibe gösterdikleri emek ve özen için gönülden teşekkürler…

Sevgili Ruşen Bey bana bu konuşma teklifini getirdiğinde, sektördeki o kadar duayen dostlarımıza, son derece yaratıcı işler yapan meslektaşlarıma neler anlatabilirim diye hızla düşünmeye başladım. Ve ilk aklıma gelen şey, 1997 Ağustos’unda kısaca 16 yıl önce gerçekleşen 1996 BT Pazarı ve ilk 100 BT Şirketi Araştırması etkinliği idi. Bu etkinliğin benim hayatımda çok önemli bir yeri vardı. Zira içimizden biri olan fakat müthiş başarılı işlere imza atan Sevgili Alvi Mazon konuk konuşmacıydı ve “En iyi ürününüz : Şirketinizdir!” diyordu… Karma Bilgisayar’ın öyküsünü bir kez daha ondan dinlemek bana gerçekten çok ilham vermişti!

Ve sonrasında akan zaman diliminde 11 defa Şirket alışı - Satışı ve Sermaye piyasalarında halka açılmalar gibi çeşitli deneyimler geçirmiş bir kişi olarak Sevgili Alvi’nin o hitabetini hiç aklımdan çıkarmadım. Bugünde kendisini anmamızın mutluluğunu yaşıyorum! Eminim salondaki bir çok genç arkadaşımızın yarattıkları kendi öyküleri, dünyada da izlenen öyküler içinde yer alır!

Değerli Dostlar,

Şirketlerin kurulması, yaşaması, misyonlarının değişimleri çok ilginç öykülerin ortaya çıkmasına neden olur! Burada senaryonun başrol oyuncusu KURUCU insanın veya insanların ne yapmak istediği ve yapmak istediğini doğru zamanda yapıp yapamayacağı en kritik konudur. Zira dünyada her şirketin kuruluş öyküsünde mutlaka heyecan vardır, büyük hedefleri gerçekleştirme hayalleri vardır! Fakat günün sonunda hedefler gerçekleşmemeye veya gerçekleşmesi uzun zaman almaya başladığında, şirket içinde heyecanlar azalmaya başlayabilir! Şirketler, en büyük gücünü KURUCUDAN alması gerekirken, zaman zaman en büyük sıkıntının KURUCUdan gelmeye başladığına şahit oluruz. Böyle bir durum ne zaman oluşuyorsa… işte o yıl hangisi ise 5. , 10. .. Kurucunun – ortakların şirketleri profesyonellere mutlak devretmesi ve günlük işlemlerden çekilmeyi bilmesi gerekir! Zira şirketlere en büyük getiriyi de, götürüyü de kurucular yapar! Bu değişmez!

Kısaca heyecan işi çok önemli! Heyecanınızı yitirmeden “en iyi ürününüz şirketinizdir!” deyip, şirketlerinizi görücüye çıkarmak da sizlerin önünüzdeki en iyi fırsatlardan biridir. Ben, bugüne kadar yaşadığım şirket hisseleri satış-satın alma deneyimlerinde genelde %50-%50 ortaklık kuruluşu gerçekleştirdim. Ve tüm ortaklıklarımız yabancılarla idi ve hepsi çalışır ortaklıklar oldu.

Değerli Dostlar,

Index Grubun öyküsünü ve geçirdiğimiz çeyrek yüzyılı kendi içimizde,

• Çıraklık,

• Kalfalık,

• Ustalığı öğrenme dönemi

şeklinde 3 döneme ayırırız.

İzin verirseniz bu dönemlere ait sizlere kısa alıntılar paylaşmaya çalışacağım.

• Kuruluş yılımız olan 1989 ile 1997 yılı sonundaki süreyi ÇIRAKLIK dönemi şeklinde adlandırırız. Bize göre bu değerli süreç 8 yıl sürdü!

Zaten çevrenizi dikkatle incelerseniz, şirketlerin çoğu hep bu periyodda eşikten geçme şeklinde kritik bir süreç yaşarlar. Hatta bizim sektörümüzde en fazla iş hayatından çekilme örnekleri de bu süreçte görülür.

Index Grup olarak, biz bu süreçte kendimize misyon olarak aldığımız “One Stop Shopping”

- Tüm iş ortaklarımıza tek merkezden ihtiyacını duyduğu tüm teknoloji ürünlerinde tedarik merkezi olma ve bunun servislerini başarıyla gerçekleştirmek- kavramının yerine getirilmesi adına çok uğraşmıştık. Kısaca;

• Birçok uluslararası IT üreticilerinden distribütörlük kontratlarının alınması,

• Türkiye’nin her şehrinde iş ortakları sayımızın oluşması,

• İşimizin en önemli çıktısı olan lojistik kabiliyetlerimizin gelişmesi…

gibi ana konuların peşinden koşmuş olduk!

Bu dönemde çok küçük 1-2 deneyim yaşamamıza rağmen, ne şirket satın aldık ne de yeni sermaye girişimi sağladık! Dolayısıyla kendi yağımızla kavrulduğumuz bir dönem oldu. Fakat yaptığımız işi öğrenmeye çalıştığımız bir süreç yaşadık!

Bu dönemde temel olarak Ne Yaptık? derseniz ;

• 50’ye yakın yeni kontrat almıştık,

• Dönemin en büyük PC üreticisi IBM’le kontratımızı gerçekleştirdik,

• Ankara - İzmir gibi şubeleşmemizi tamamladık,

• İlk bina yatırımımızı yaptık,

• Şüphesiz muhtelif yenilgilerle tanıştık,

• Bu süreç sonunda kendi kulvarımızda sektörde 2.numara olduğumuz bir süreç şimdi de adeta bir film şeridi gibi gözlerimin önünden geçiyor.

Bu dönemde temel olarak Ne Öğrendik? derseniz ;

• Uzun vadeli ve birbirine güvenen uyumlu bir yönetim takımı oluşturmazsak geleceğimizin rahat olamayacağını,

• Doğru zamanda harekete geçmenin çok değerli olduğunu,

• Büyük işler için biraz çıtası yüksek RİSKler almayı (1995 yılı 5.000 IBM PC’yi 8 günde satmak)

• Yenilgilerden gerçekten ders çıkarmayı (1996 HP kaybı) öğrendik!

Özetle bu çıraklık dönemi sonunda kişisel olarak BANKA hesabımda ciddi bir tutarda para görmemiştim! Ne kazandı isek, tamamen şirketin daha kaliteli işleyişi adına yatırım yapmıştık! Bu noktada altı çizilebilecek bir tavsiyeyi genç girişimci arkadaşlarımla paylaşmak isterim. Özellikle kuruluşunuzun ilk 3 yılında arabanızı, evinizi değiştirmek için aman enerji sarfetmeyin! Bunun yerine şirketinizin alt yapısını, özellikle de server’lerinizi değiştirin!

1998 yılı ile 2008 yılı sonundaki 10 yılı kendi içimizde Kalfalık dönemi olarak adlandırırız … Bu da 10-11 yıl sürmüştür!

Bu periyodda şirketleşme modelimiz ortaya çıktı. Ve hala bu modelin izinde gidiyoruz. Şirketleşme Modelinin ortaya çıkışının öyküsü Despec ile başladı!.. Tüketim malzemeleri faaliyetimizi donanım işlerimizden 1998 yılında ayırmıştık. Ve devamında Yunanistan’daki ortağımızdan bu modelin gelişiminde çok ilham aldık! Şayet ince fakat net çizgilerle ürün gruplarımızı ayrıştırabiliyorsak, o ürün grubunun tanımı bizde yeni bir şirket ile yapılır oldu! Fakat tüm back-ofis hizmetleri merkezi bir yapıda yapıldı!

Bu modelimiz vasıtasıyla,

• Her şirketimiz işleriyle ilgili çok hızlı karar alma konforunu elde ettiler, Dolayısıyla sektörde öncü manevralar yapma lüksüne sahip oldular,

• İşlerimizi daha detaylı ve net ölçümleme şansına kavuştuk,

• Sermaye piyasalarında birden fazla şirketle yer alma şansına sahip olduğu gibi, bir çok yabancı ortağı sisteminize alma rahatlığımız oluştu!

Kalfalık dönemimizde 8 farklı hisse işlemlerine imza atmıştık.

1. 1998 yılı Ağustos’unda Hollandalı ortaklarımız Despec Türkiye’nin %50’sini satın aldılar!

2. 1999 yılında Despec Yunanistan ile %50-%50 ortak yatırım şirketimiz olan Desbil AŞ’i hayata geçirdik!

3. 2000 yılı Ağustos’unda Index’in %50’sini Pouliadis Grup satın aldı.

4. 2001 yılı 1 Mart’ta Datagate’in %51’ini satın aldık!

5. 2001 yılı 2 Mart’ta Neteks’in %96’sını satın aldık!

6. 2004 yılı Haziran Index’in %15’ini halka açmış olduk!

7. 2006 yılı Haziran Datagate’in %40’ını halka açtık!

8. 2007 yılı Mayıs’ta Neteks’in %50’sini Westcon Group satın aldı!

Bu dönemde temel olarak Ne Yaptık? derseniz ;

• IT Donanım dünyasının en güçlü ürün grubunu oluşturan HP firmasının kontratını aldık!

• Doğu’da(Elazığ) ve Diyarbakır Şubelerimizi açtık!

• Orta Boy sistemlerde Distribütör olarak Katma Değerli Disty yapısını başlatmış olduk!

• İndex’in Halka Arzı’nı 2000 yılında denedik fakat bankacılık krizine yenik düştük. Tam 4 yıl bekleyerek bu halka arzı 2004’te gerçekleştirmiştik!

• 2001 sonunda kulvarımızda #1 olmuştuk

• 2003 yılında ortağımız, büyüğümüz Mr.Pouliadis'in ısrarına rağmen dinlemeyip DECODO şirketimizde başarısızlık yaşadık!

• Index Grup olarak ciro olarak 2004’te 0.5 Milyar USD’yi, 2008 yılında da 1 Milyar USD’yi geçtik!

Bu dönemde temel olarak çıkardığımız derslere baktığımızda;

• Büyük başarılar için gerçekten “Hedeften Vazgeçmemek” fakat bir o kadar da “Sabırlı olmayı” öğrendik…

• Tecrübenin dünyadaki satın alınamayacak en değerli şeylerden biri olduğunu,

• İletişimi iyi yaptığınızda ve iyi ilişkiler zengini iseniz yollarınızdaki tüm taşları temizlediğini gördük,

• Krizin gerçekten insanlar içinde şirketler içinde fırsat olduğunu

bu yaşadığımız Kalfalık dönemimizde keyifle şahit olduk!

2009 ile bugüne kadar yaşadığımız 3.periyodumuzda ise USTALIK denen şeyin ne olduğunu öğrenmeye çalışıyoruz…

Ve hiçbir zaman USTA olamayacağımızı daha doğrusu USTAYIM denilemeyeceğini çeyrek yüzyıllık ticari tecrübemizde öğrenmiş olduk! Aslında bu durumdan da çok mutluyuz! Bu dönem içinde;

• HOMEND gibi yeni açılımlar,

• Tüm grubumuzu çok heyecanlandıran APPLE kontratı,

• Sermaye piyasalarında yeni stratejik Ortaklıklar

gibi bir çok iddialı gelişmelere imza attık.

Sizlerle her dönem öğrendiklerimizi taçlandıran son 3 noktayı da paylaşmak isterim.

• Şirketleriniz ne kadar büyürse büyüsün, sizin her geçen gün daha tevazu olmanız gerekir!

• "Yeni kuşağı yönetmeye çalışmaktansa onları oyuna nasıl adım adım katmamız gerektiğini” başaranların gelecekleri daha rahat olacağına inanıyorum!

• Birde; çok uğraşmamamıza ve arzu etmemize rağmen bazı şeyler olmamışsa, gerçekten daha iyisi olacaktır! felsefesine çok tutunuruz! Bu felsefeyi deneyin ve inanın! Kendinizi her zaman gerçekten iyi hissedersiniz!

Değerli Dostlar,

Çok sanlısınız ve şanslıyım.. Zira;

  • Her gün değişimin kaçınılmaz olduğu bir sektörde yaşıyoruz! Bu durumda her zaman umulmadık fırsatlar sürekli çevrenizde dolaşıyor demektir.

  • Dolayısıyla hepimiz için, her yeni gün aslında gerçekten “Oyun Yeni Başlıyor!


Zira,

• Günde 300 milyar e-posta’nın gönderildiği bir dünyada yaşıyoruz.! Böyle iletişilen bir dünyada ticaret çok zor gibi gözüküyor fakat aslında daha kolay! Yaratıcı fikirler ortaya koyduğunuzda pazarlama kanalları bir mailinize bakıyor!

• Dolayısıyla uçsuz bucaksız bir alanda iş yapma şansınız var! Çantanız ve mobil aletleriniz elinizde olsun!

• Yeni dünya normalleri, teknoloji dünyasına fazlasıyla yeni alanları da birlikte getiriyor! Bu noktalarda servis, yazılım ve mobil işleri aman ıskalamayın!

• Kısaca oyuna katılan değil, OYUNU BAŞLATAN OLUN!

Her şeyin gönlünüzce olduğu bir yaşam ve büyük hayallerinizle birlikte yürüyeceğiniz sevgi dolu bir yolunuz olmasını gönülden diliyorum.

Sevgilerimle,

Erol Bilecik