Robotik 19 EKİM 2015 / 10:24

Robotlar ve yapay zeka 21. Yüzyıl ordularını oluşturacak

Savunma Sanayii Müsteşarlığı’nın iştiraki olan STM, robotik teknolojiler ve Türkiye’deki durumu ortaya koyan bir rapor yayınladı.

STM Genel Müdürü Davut Yılmaz, “Genellikle uzakdoğu ülkeleri ile Amerika’nın domine ettiği robotik teknoloji sektörü, sadece ticari açıdan değil, stratejik açından da büyük önem arz etmektedir. Yakın zamana kadar sadece bilim-kurgu filmlerinde gördüğümüz robotlar, günümüzde otomotivden havacılığa, tıptan savunma sektörüne kadar pek çok alanda kullanılmaya başlandı” dedi.
 
1.7 milyon robot satılacak
 
Yayınlanan raporda, Uluslararası Robotik Federasyonu verilerine göre 2016 sonuna kadar dünya çapında satılan robot sayısının 1,7 milyon olmasını beklendiği açıklandı. Raporda robotik alanında geliştirme ve üretim odaklı bir kabiliyetin elde edilmesinin, etkin bir akademi ve sanayi altyapısının tesisi ile mümkün olduğu belirtildi. Sektöre ait tüm paydaşların etkin eşgüdümü ile kurulacak bir bilim ve teknoloji politika yönetimi ile bunun mümkün olduğu kaydedilen raporda şu tespitler yer alıyor:
 
Savaş sistemleri insansızlaşıyor
 
“Robotik teknolojilerin askeri kullanımlarının en önemli örneği son 20 yılda artan İnsansız Hava Araçlarıdır (İHA). İHA ve insansız deniz (İDA), kara (İKA) sistemlerinin kullanımlarının, giderek daha fazla ülke tarafından tercih edildiği gözlemlenmektedir. Öyle ki insansız sistemler artık orduların ve güvenlik kuvvetlerinin harekât doktrin, strateji ve taktiklerini kökünden değiştirmiş, muharebenin icra usül ve yöntemlerini belirleyici rol oynar hale gelmiştir. İlaveten insansız sistemlerin üretimleri, başta BİT olmak üzere teknoloji kalemlerine erişimin kolaylığı ve düşük maliyeti nedeniyle giderek daha fazla sayıda ülke tarafından gerçekleştirilmektedir.  Kendi kendine karar alabilen makinaların askeri maksatlarla kullanımının ilk örneklerinden biri, güdümlü bomba ve füze sistemleridir. Akıllı mühimmatların giderek daha uzun mesafelerden atılabilmesi ve isabet hassasiyetlerinin artması ile savaşlar daha uzak mesafelerden icra edilir hale gelmiştir. Günümüzde uzun menzilli, hava, deniz veya kara platformlarından atılabilen güdümlü füzeler, hedefe en uygun varış rotasını, irtifa ve hızlarını kendileri belirleyebilmekte, düşman savunmasını bertaraf etmek için kaçınma manevralarını kendi kendilerine yapabilmektedirler.

Askeri alanda bu gelişmelerin yansıması, daha az personelle, daha süratli ve sonuç alıcı harekâtların mümkün olması demektir. Öte yandan ulusal güvenlik tehditlerinin nitelik ve nicelik bağlamında son derece hızlı bir şekilde değişmesi, bunlara karşı kurulacak savunma mekanizmasının aynı derecede süratli ve etkin bir planlama, karar alma ve icra kabiliyetlerine sahip olmasını zorunlu kılmaktadır. Bu dönüşüm de, yapay zekâ tarafından desteklenen komuta – kontrol sistemleri ile mümkündür. Dolayısıyla yapay zekâ ve robotik teknolojilerinin, 21’nci yüzyılın akıllı ordularının belkemiği olacağı kesindir.”