Mobil 15 TEMMUZ 2011 / 09:01

Cep telefonunun beyne etkileri yakın takipte

Yapılan son bir araştırmaya göre, 10 yıldan uzun süredir cep telefonu kullanan insanların kanser içermeyen beyin tümörü riski, artmış gözükmüyor.



2,8 milyondan fazla Danimarkalı yetişkinden elde edilen verilere göre, 11-15 yıl boyunca cep telefonu kullananlarda akustik nörom gelişmesi riski, yeni telefon kullanıcıları veya hiç cep telefonu kullanmayanlara kıyasla daha yüksek değil.

Akustik nörom; kanser içermeyen, yavaş büyüyen tümörleri tanımlıyor ve bu nörom, iç kulaktan beyne doğru ilerleyen temel sinirlerde kendine yer buluyor. Nörom; kulakta çınlama, denge problemi, baş dönmesi gibi belirtilere yol açabiliyor. Az sayıda vakada ise bu nöromlar büyüyerek, beyne baskı yapabiliyor ve hayati bir tehlike halini alabiliyor.

Kanser içermiyor olmasına rağmen, bu nöromlar cep telefonlarının beyin kanseri riski taşıyıp taşımadığına dair devam eden tartışmalarda önemli bulunuyor. Dünya Sağlık Örgütü’nün Uluslararası Kanser Araştırmaları Ajansı’ndan (IARC) Dr. Joachim Schuz, akustik nöromların, beyinde cep telefonlarından emilen, daha yüksek enerjinin yayıldığı alanda büyüdüğünü belirtiyor.

Yani, eğer uzun süre kullanılan cep telefonları beyin tümörünün sebebiyse, bu kişilerde akustuk nörom riskinin artmış olduğu sonucuna ulaşılabiliyor. Özellikle de telefonun tutulduğu baş noktasında…

Ama araştırma, farklı bir sonucu da ortaya koyuyor: Schuz ve ekibinin sahip olduğu yaklaşık 3 milyon Danimarkalı yetişkinin verisi arasında, sadece 800 kişiye 1998-2006 yılları arasında akustik nörom teşhisi konuldu. En az 11 yıl gibi, cep telefonunu daha uzun süre kullananlar da, daha kısa kullananlar veya hiç kullanmayanlara kıyasla, daha büyük bir riskle karşı karşıya değil.

Schuz’a göre, uzun zamandır cep telefonu kullananların tahmin edilenden daha büyük tümörlere sahip olacağına dair bir işaret yok. Ama bu bulgular, cep telefonları ve akustik nörom konusunda kesinlikle nihai bulgular değil.

Cep telefonu kullanımı yeterince uzun süredir olmadığı için gelecek tahminlerinde zorlanılıyor

Schuz’a göre, en önemli sorun; uzun zamandır cep telefonu kullananların bile, cihazlarını deneyler için yeterli olacak kadar uzun süre kullanmıyor olması. Sonuçta akustik nöromlar genelde yavaş büyüyor ve Schuz’a göre bir kişinin ilk semptomlarının belirmesi ve bir teşhis için yılların geçmesi gerekebilir. Schuz, “Birçok cep telefonu kullanıcısı, telefonlarını kullanmaya 1990’ların başında başladı. Bu nedenle sadece 15 yıllık bir dönemin analizini yapabiliyoruz. Bu süre, tabi eğer varsa, bir etkinin görülebilmesi, tespit edilebilmesi için oldukça kısa” dedi.

Farklı türlerde beyin tümörleri de var ve cep telefonu ile beyin kanseri ile ilgili birçok çalışma, bunlar arasında bir bağlantı kurmayı başaramadı. Ama bazı araştırmalar, bir bağlantı olabileceği savına da sahip. Geçtiğimiz yıl gerçekleştirilen büyük bir uluslararası çalışma, 10 yıl boyunca günde ortalama 30 dakika ile en yoğun cep telefonu kullanan kişilerin, beyin tümörünün kanserli bir formu olan gliyom riskinin de arttığını ortaya koydu. Mayıs ayında da IARC, cep telefonlarından yayılan radyo frekansının insanlar için kanserojen ihtimali taşıdığına dair bir rapor açıkladı.

Tüm bu çalışmaların ortaya koyduğu tek şey; cep telefonu ve beyin tümörü arasında bir bağlantıyı veya aksini gösterebilmesi. Bu araştırmalar bir sebep ve etkiyi net olarak ortaya koymayı ise başaramıyor. Birçok uzmana göre cep telefonlarından yayılan radyo frekansı dalgaları, tümöre yol açacak özelliklere sahip değil. Global bazda yaklaşık 5 milyara yakın cep telefonu kullanıcısı olduğu düşünüldüğünde, cep telefonlarının sağlığa zararı olup olmadığına dair net sonuçlar elde etmek için daha uzun vadeli bir kullanımı gözlemlemek, birkaç yıl daha beklemek gerek.