Yaşam Tarzı Konuk Yazarlar 07 EYLÜL 2011 / 17:01

"Yerli Skype" yatırıma değmez mi?

Bir girişimci öyküsü: "Yerli Skype" yatırıma değmez mi?

LycheeCode Yazılım Şirketi kurucuları Caner Törün ve Mustafa Kıyar. Kendilerine göre bir hayat projesi olarak çıktıkları yolda tahmin ettikleri gibi ArGe'nin ve ülkenin kendine has fırtınalı yollarını aşan yazılım sevdalısı iki genç. Hayal kurdular, gerçeğe dönüştürdüler, şimdi kendilerini daha yükseğe taşıyacak bir yatırımcı arıyorlar. 



Kocaeli Üniversitesi Teknopark'ta yer alan şirketlerinde geliştirme yapan LycheeCode ArGe ekibiyle en son görüştüğümüzde, yakında piyasaya sürecekleri telekonferans ürününe dair detayları, Türkiye'de ArGe ve girişimciliğe dair tecrübelerini ve genç yaşta edindikleri sektörel deneyimlerini BTnet.com.tr ile paylaşmalarını istemiştik. "Paylaşın ki yürüdüğünüz yol, sizinle aynı yolda yürüyenlere ışık tutsun" demiştik. Sağ olsunlar bizi kırmadılar, başarılarını ve başarıya giden yolda karşılaştıkları zorlukları bizlerle paylaştılar.

Sonuca ulaşmak için amatör ruh ve planlı yönetim olmazsa olmaz

Caner Törün ve Mustafa Kıyar, geliştirdikleri çok noktalı video konferans yazılımıyla Türkiye'nin adını uluslararası arenada duyurmak isteyen iki genç girişimci. Çözüme yürüdükleri işin karmaşık ve bir o kadar da zor olduğunu bilerek bu yola çıkmışlar. Ancak içlerindeki amatör arzunun özgün yeteneklerle birleştiğinde, kendilerinde başarabilmek için gerekli gücü ve azmi bulduklarını belirtiyorlar.

Fikrin olgunlaşması, pazar araştırması, çıkılacak yolun planlamasının yaklaşık 1 yıl sürmüş. Kocaeli Derince'de oluşturdukları ilk ofislerinden birkaç ay sonra gelen Teknopark kabulünün ise kendilerini şirket projelerinde planladıkları raya oturttuğunu belirtiyorlar.

Geçmişte Tübitak MAM odaklı ArGe şirketlerinde çalışmış ve rüzgarın ulusal ArGe'yi ve yazılımsal gelişimi nasıl etkilediğine ve yönlendirdiğine şait olmuş bu iki genç, akıllarındaki limana hiçbir geminin henüz yelken açamadığını, yapmak istediklerinin bugüne kadar alışılagelmiş sistemin bir ürünü olmayacağını belirtiyorlar. Önce pazar ve yaratılacak faydayı düşünerek yola çıktıklarını, sürekli gelişime açık teknolojilerle bunu desteklemek istediklerini belirten Caner Törün, harcadıkları bir dakikalık emeğin veya 1 kuruşluk paranın dahi boşa gitmemesi için büyük çaba sarf ettiklerini ve bunun böyle devam edeceğini belirtiyorlar.

Gelecek yeni iletişim tekniklerine ve ses-görüntü aktarımına odaklanacak

Daha önce siber güvenlik konusunda çalışan Caner ve Mustafa, ortaya koydukları projede kesintisiz ve güvenli iletişimin kritik önem taşıdığının farkında. İkili ayrıca yarınlarda yer alması muhtemel en anlamlı konulardan biri olarak gördükleri 'yeni iletişim teknikleri ve görüntü ses aktarımı' teknolojileri üzerinde ilerlemeyi düşündüklerini belirtiyor. Şu anda odak noktalarını çok noktalı video konferans uygulamaları için uygun yazılımlar ve donanım esnekliği bulunan çözümlerle altyapı gereksinimini minimize ederek sahip olunabilirliği kolay, profesyonel iş çözümleri oluşturuyor.

Geliştirdikleri teknolojinin gelecekte mobil uygulamalarda da kullanılmasıyla boyut atlayacaklarını ve çığır açacak çözümlere ulaşmak için çalıştıklarını belirten LycheeCode ekibi, esnek iş çözümlerinde yakın zamanda kendilerini test edeceklerini belirtiyorlar.

Mobil ve eğitim alanına özel ilgi var

Amaçları öncelikle görüntü kalitesini HD olarak minimum bant genişliğinde sesle birlikte aktarıp, öncelikli olarak profesyonel toplantı odaları, düşük maliyetli bayi toplantısı iletişim çözümleri sunmak. Mobil çözümler konusunda ilerlemek en büyük arzuları ve GSM şirketleri ile bu konuda görüşmelere başlamışlar, yatırım planlarını senkronize etmek üzere çalışıyorlar. Bununla birlikte sıkı bir yol haritasına ve kaynak planlamasına ihtiyaçları var ve bu da şu an için üstlerindeki en büyük stres kaynağı.

LycheeCode olarak ikilinin ortaya koyduğu projenin bir diğer ayağını da eğitim oluşturuyor. Bu konuda maddi beklentinin dışında hareket edeceklerini vurgulayan ikili, eğitimde zaman, mekan ve bilgi aktarımı sınırını basit yollardan aşmayı ve yayılımcı olacak teknolojiyi en kısa sürede üniversitelerimize, okullarımıza ve özel eğitim kurumlarımıza ücretsiz sunacaklarını, bunun için tek başına hareket etmek yerine kamu birimleriyle toplu projelere imza atmak istediklerini söylüyorlar.

Yatırımcı ve strateji konusunda destek bekliyorlar

LycheeCode'un giriştiği iş aslında bir hayli zor. Zira karşılarında Sony, Tandberg, Polycom, Radvision gibi uluslararası pazar payına sahip şirketler yer alıyor. Ama zaten amaçları da bir an önce bu teknolojiler karşısında galip gelmek değil. Esas amaçladıkları şey en azından başlangıç için başarmayı öğrenmek, yarışmaya cesaret edebilmek ve daha iyilerine yelken açmak. Bunun ilk adımı olarak da küresel markalara kıyasla yerel pazarların ihtiyaçlarını daha iyi karşılayacak çözümleri hedefliyorlar.

Peki nasıl? Çözümün yaygınlaşmasına yönelik olarak son çeyrekte melek yatırımcılarla görüşmeye başlayacaklarını ve bunun tüm yol haritası üzerinde kritik önem arz ettiğini vurguluyorlar. Sadece üretim değil, projelendirme, pazar ve satış konularında belirleyici olacak yatırımcı ilişkilerini yeni yıla başlamadan şekillendirmek istediklerini belirtiyorlar.

Cesaret, anlayış ve destek bekliyor

Henüz 27 yaşındaki bu iki girişimci, ulusal kapsamda katkı sağlayacakları bilgi birikimiyle ve patentlerle teknolojik bağımsızlığa ve gelişime dair katkıyı umursadıklarını, bunun için de genç beyinlere daha fazla imkan sağlanıp güven duyulması gerektiğine inandıklarını söylüyorlar. Ulusal dinamiklerin gençlerin ürettiklerinin arkasında durması ve yerli üretimin satışa dönüştürülmesi konusunda destek olunması halinde ülkenin kaderinin değişip yazılım memuriyetinden mühendisliğine geçileceğini iddia ediyorlar.

"Günümüzde Türkiye'de ArGe'ye verilen önem mutluluk verici ancak kesinlikle yetersiz. Özellikle genç girişimcilerimizin temel problemlerini anlayabilmiş değiliz ve onların sırtını sıvazlamak isterken kurumsal şirketlere uygulanan usulleri uyguluyoruz'' diyen LycheeCode ekibi, yaşadıkları temel sıkıntılardan bahsederken ArGe ve girişimcilik sürecinin mevcut sistemde ancak "Mucizevi hayatta kalışlarla" sonuca ulaşabileceğini vurguluyorlar.

Kolay bir süreç değil, zorluklarına hazır olmak lazım

İkili, bu süreçte çektikleri sıkıntıları şu sözlerle aktarıyorlar: "Teknik becerileriniz kadar yönetim ve idari becerilerinizin de uç noktada olması şart. Şirketinizin finans, satış, yönetim, planlama, muhasebe, insan kaynakları, kısaca  tüm birimleri sizsiniz. Kaynaklarınız, zamanınız kısıtlı. Yani öyle bir işletme üzeri işletmesiniz ki, fonksiyonuzunun sonucu daha önce bulunmamış. Finansman bulmanın, her hafta ayakta kalmak için yeniden savaşa başlamanın, çevrenizdeki insanların, çalışanlarınızın ve en çok kendi psikolojinizi ayakta tutmanın yolunu sabırla ve yılmadan aramalısınız. Çok fazla ileriye bakmamalı, geçmişinizle ve arkanızda bıraktıklarınızla mutlu ve umutlu olmalısınız. Her türlü bürokrasi ve çöküntüyü kodlarınızdan yalıtmalısınız. Bazen o an sadece kendinizin anlam verdiği şeyleri yapsanız da, muhatabınızın yel değirmenleri olmadığını bilmeli ve inanmalısınız. Çünkü başaracağınız şey dünyanın yuvarlak olduğunu bulmak değil, aynı zamanda bunu insanlara kabul ettirmektir.''

LycheeCode ekibiyle iletişim kurmak ve ürettikleri teknolojiyi kendilerinden dinlemek için http://www.lycheecode.com adresini ziyaret edebilirsiniz.