Yaşam Tarzı Konuk Yazarlar 30 KASIM 2011 / 18:46

Organik bilgisayar zor, kuantum bilgisayarlar karmaşık, exaflop için nükleer reaktör lazım

Exaflop bilgisayar için nükleer reaktör lazım

Intel Teknolojiden Sorumlu Başkan Yardımcısı ve Intel Laboratuvarları Direktörü Justin R. Rattner ile silikonun ötesine geçen keyifli bir sohbet gerçekleştirdik. 



Türkiye'de araştırma konusunda desteklenecek proje ve isimler konusunda görüşmeler yapmak üzere ülkemize gelen Intel Teknolojiden Sorumlu Başkan Yardımcısı ve Intel Laboratuvarları Direktörü Justin R. Rattner, yoğun programının arasında gazetecilerle sohbet ederek bu konudaki vizyonunu da aktardı. Biz de bu toplantının davetlisiydik, neler konuştuğumuza dair notlarımızı sizinle paylaşalım istedik.

Türkiye'yi ziyaretinizin önemi nedir?

Biz Intel olarak Orta Doğu bölgesi de dahil olmak üzere dünya genelinde birçok araştırma projesini destekliyoruz.  Şu aralar özellikle enerji, verimlilik ve güç iletimi üzerine destekleyecek proje arayışındayız. Bu programların sayısını artırmak ve kapsamını genişletmek istiyoruz. Bu amaçla Türkiye'de bazı şirketleri ve üniversiteleri ziyaret ettik.

Ne tür araştırmalara odaklanıyorsunuz?

Küresel Intel Labs organizasyonu, 8 adet uluslararası araştırma merkezine dağılmış 1.000'in üzerinde araştırmacı barındırıyor. Araştırmalarımız sadece yazılım, donanım, bulut gibi konulara değil, sistem tasarımının her alanına dağılıyor. Elektronik, fotonik, lazere dayalı teknolojiler, biyoalgılayıcılar, elektronik algılayıcılar, hatta DNA, protein, enzim tabanlı sistemlerin gelecekte nasıl mümkün olacağı da araştırma konularımız arasında. Bunun yanı sıra insan-makine etkileşimi, kullanıcı deneyimi gibi konularda da çalışmalarımız var. Bu alanlarda etnograflar, sosyal mühendisler, sosyologlar gibi farklı disiplinlerle de yakın çalışıyoruz.

Kısacası amacımız geleceğin neye benzeyeceğini öngörmek ve anlamak, bunu küresel gündemin bir parçası haline getirmek. Hatta profesyonel bilim-kurgu yazarlarıyla bir araya gelip fikir oluşturarak teknolojinin nereye gideceğini kurguluyor ve öngörülerimiz üzerine hikayeler yazıyoruz. Böylece teknolojinin toplumları ve bireyleri nasıl etkileyeceğini ortaya koymak istiyoruz.

Intel olarak tablet PC ve akıllı telefon pazarında fazla etkin olmamakla eleştiriliyorsunuz.

Gerçekçi olmak gerekirse şu anda bir tablet pc pazarından değil, iPad pazarından bahsetmek lazım. Tabletlerin büyük potansiyeli var ama bu konuda yapılması gerekenler henüz tam olarak şekillenmiş değil. Bu alanda potansiyel görüyoruz ve biz de üzerimize düşeni yapıyoruz. Yine de tabletlerin PC'lerin yerine geçeceğini düşünmüyoruz, ek bir form faktörü olarak kalacaklar.

Moore yasasının geleceğini nasıl görüyorsunuz? Kuantum veya organik tabanlı bilgisayarlarla yakında tanışabilecek miyiz?

Açıkçası Moore yasası bundan daha iyi zamanlar da görmüştü, son dönemde kendisini bir hayli zorlamaya başladık. Silikon transistörlerin ömrünü doldurması bildiğimiz anlamda Moore yasasının sonu demek olacak ama üç boyutlu transistör, dikey transistör gibi teknolojilerle bu ömrü uzatmaya çalışıyoruz.

Sonuçta silikon bir yüzey materyali, ve benim görüşüme göre yeni çağın sistemleri yüzey materyalinin özelliklerine bağlı kalmayacak. Bunun ötesine geçmek için periyodik tablo üzerinde araştırmamız gereken birçok element var. Şu an için silikonda 14 nanometreye doğru yol alıyoruz ama bunun da ötesine geçmemiz gerekecek.



Fakat diğer yandan da CMOS tabanlı sistemleri aşmak için çok daha iyi bir şeylere ihtiyacımız var. Önümüzdeki on yılda da CMOS tabanlı işlemcileri kullanmaya devam edersek hiç şaşırmayacağım.

Kuantum ve biyolojik sistemlere gelince... Bunlar henüz riskli sistemler. Her ikisi de kontrolü zor yapılar sunuyor ve fiziksel olarak bunları hayata geçirmek gerçekten zor. Güvenilirliklerini sağlamak zor, programlamak zor, üstüne bir de mevcut uygulamalar henüz ve seçenekleri zorlayacak kadar geniş değil. Dolayısıyla üzerilerinde çalışmalar var evet, ama halen güvenebileceğimiz bir yapı kurmaya uzak.

Silikon tabanlı sistemlerde performans çıtası nereye koşuyor?

Geçtiğimiz günlerde tek bir yonga üzerinde 1 teraflop işlem gücü ortaya koyabilen bir yongaya imza attık. Bence 2018'e kadar exaflop (1.000 petaflop) seviyesinde süper bilgisayarlar mümkün hale gelecek.

Ancak bu performans noktasına ulaşacak sistemlerin ihtiyaç duyduğu güç şu an için karşımızdaki en büyük problem olarak duruyor. Şu an için bu ölçekte bir sistemi 500 megawat veya 1 gigawat güçle çalışacak bir santrale ihtiyaç var, beslemek için neredeyse nükleer santral gerekecek. Bu işin efektif olarak hayata geçmesi için bu ölçekteki bir sistemin en fazla 25 megawat güç harcaması gerekiyor.