Yaşam Tarzı Konuk Yazarlar 22 AĞUSTOS 2012 / 16:20

Hisselerinin değeri 3 ayda yarıya düştü: Facebook nereye koşuyor?

Facebook nereye koşuyor? [Analiz]

Facebook ilk halka arz edildiğinde 100 milyar dolarlık piyasa değeriyle tüm dünyanın iştahını kabartan bir 'Silikon Vadisi Efsanesine' dönüşmüşken, aradan geçen 3 ayın sonunda hisselerinin değeri yarının da altına indi. Peki ne oldu da işler bu noktaya geldi? Digital Trends yazarı Geoff Duncan'ın analizini sizlerle paylaşıyoruz. 



Facebook'un halka arzı yılın yatırım olayı olmasının yanı sıra, özel bir anlam daha taşıyordu: Yıllardan sonra ilk kez, internet endüstrisi dünyanın gözünü dikeceği büyüklükte bir değer ortaya koymayı başarmıştı. Facebook, sosyal medya akımının en cüsseli kahramanı olarak Silikon Vadisi'nin simgesine dönüşmüş, isim olarak dünyanın en başarılı markalarının kıskanacağı bir bilinirliğe ulaşmıştı. İlk halka arz anında şirketin hisselerine biçilen değer tam 100 milyar doları gösteriyordu.

Ancak aradan geçen 3 aya baktığınızda bir şeyler fena halde yanlış gitmiş gibi görünüyor. Önce NASDAQ tarafında Facebook hisselerinin halka arzı sırasında yaşanan teknik aksaklığın neden olduğu gecikmeden dolayı hisseler değer kaybına uğradı. Takip eden iki hafta içinde yatırımcıların pozisyonlarını yeniden gözden geçirmeleri ve buna bağlı olarak yaptıkları işlemler sonucunda hisseler yüzde 40 oranında değer kaybetti. En nihayetinde erken dönem yatırımcıların sahip oldukları hisseleri hemen elden çıkarmalarını önlemek için koyulan sürenin de bitmesiyle birlikte şirketin hisseleri üzerinden hesaplanan değeri şu an için ilk çıkış noktasının yarısının da altına inmiş durumda.

Peki bu kadar hızlı bir düşme nasıl mümkün olabilir? En nihayetinde Facebook halen dünyanın dört bir yanında hızla üye kazanmaya devam ediyor. Mobil taraftaki etkinliği artıyor, reklam gelirleri yükseliyor. İnternet üzerinde sayısız servis ve uygulama kullanıcıların Facebook bilgilerini ana giriş noktası veya trafiğin bel kemiği olarak kullanıyor.

Hani hiç bilmeyen biri size internet nedir diye soracak olsa, bu tanıma en yakın olan şey yine Facebook.

Peki durum buyken ne oldu da Facebook'un değeri 3 ay içinde yarısının altına düştü?

Halka arzın doğasını anlamak

Bu sorunun cevabını verebilmek için halka arz süreçlerinin doğasına bir göz atmakta fayda var.

Halka arz ilk aşamada biraz zorlu bir süreçtir. Özellikle de endüstrinin ve medyanın ilgisini yoğun olarak üzerine çeken Facebook gibi şirketler için. Aslında halka arzın temel amacı, şirketin bundan sonraki büyüme planlarını devam ettirebilmek için ihtiyaç duyduğu maddi kaynaklara herhangi bir yatırımcı veya banka desteği olmadan kavuşmaktan ibarettir.



Bankalardan veya özel yatırımcılardan farklı olarak, şirketinizi halka açtığınızda yatırımcılar size kendi elleriyle bile isteye para verirler ve bunun karşılığında bir geri dönüş garantisi beklemezler. Diğer bir deyimle gönüllü olarak riskinizi paylaşırlar. Bunun sebebi ise zaman içinde şirketin değerinin artacağına yönelik beklentileridir.

Halka arzın bir diğer etkisi de şirketin kontrolünün bir bölümünün yatırımcıların eline geçmesidir. Ancak bu süreç şirketin kontrolünü birkaç özel yatırımcının eline bırakmaya kıyasla çok daha açık ve dağınık bir şekilde gerçekleşir.

Dolayısıyla halka arz noktasında bazı ince ayrıntılara dikkat etmek ve iyi bir denge tutturmak gerekir. Çok fazla hisseyi halka arz ederseniz şirketiniz üzerindeki kontrolü kaybetme riskiyle karşı karşıya kalırsınız. Hisse değerini yüksek tutarsanız, yatırımcıları korkutur ve halka arz ile hedeflediğiniz kaynaklara ulaşmayı zorlaştırırsınız. Hisse fiyatı yükseldikçe yeni oyuncuların, dolayısıyla yeni para kaynaklarının sisteme dahil olma ihtimali azalır. Tam tersine hisseleri fazla ucuz yaparsanız, masadan para almayı beklerken siz masaya para koymak durumunda kalırsınız. İlk yatırımcılar hisse fiyatları daha da düşmeden önce bundan güzelce nemalanır, sizin de elleriniz boş kalır.

Kısacası mükemmel bir şirket değerlemesi temel olarak iki şeye ihtiyaç duyar. Bir! Potansiyel yatırımcıların ilgisini çekecek kadar çok, ama şirketin kontrolünün elinizden çıkmamasını sağlayacak ölçüde az hisse arz etmeniz gerekir. İki! Hisseler için öyle bir fiyat belirlemelisiniz ki, hisseler el değiştirmeye başladığında çok hızlı bir yükselme sergilemesin.

Kendi kendine 100 milyar değer biçmek hata mı?

Peki Facebook ne yaptı?



Diğer birçok şirketin yaptığı gibi, Facebook da hisselerini halka arz edeceğini açıkladığı zaman ile hisselerin gerçekten satışa çıkacağı zaman arasında bir takım ince ayarlarla uğraştı. Örneğin Facebook geçen Şubat ayında hisselerini halka arz edeceğini açıkladı, ama kaç hisse paylaşacağını ve hisse fiyatının ne olacağını açıklamadı.

Mayıs ayının başında 337 milyon adet hisse sunacağını ve hisse başına 28-35 dolar arası değer biçeceğini ifade ederek ufaktan rakamları netleştirmeye başladı. Bu da Facebook'un kendine 76 milyar dolar ile 95 milyar dolar arasında bir değer biçtiği anlamına geliyordu. Bu değerlemeyle de şirkete yaklaşık 12 milyar dolarlık kaynak sağlanmış olacaktı. Tabii bu rakama brokerlik işini üstlenen bankalara ödenecek komisyon da dahil.

Ancak işte tam da bu arada bir şeyler olmaya başladı. Nisan ayının ikinci haftasında Facebook, bugüne kadar yaptığı en büyük satın alma operasyonuyla Instagram 1 milyar dolara satın aldığını duyurdu. Bundan birkaç hafta sonra da şirketin 2012 yılı ilk çeyrek gelirlerinin yüzde 12 düşüşle 205 milyon dolara gerilediği haberi geldi (yıldan yıla kıyasla toplam gelirlerdeki yüzde 45'lik artışa rağmen).

Bu gelişmeler bazı yatırımcıların kafasında Facebook'a yatırım yapmanın gerçekten iyi bir fikir olup olmadığına dair soru işaretleri oluşturdu. Çünkü şirket dışarıdan bakan biri için kazandığından çok harcayan bir yapıya bürünmüştü.

Facebook, bu algıyla mücadele edebilmek için yöneticilerini tura çıkardı ve yatırımcılarla bir araya gelerek ve neden hala iyi bir yatırım aracı olduklarını anlatmaya çalıştı. Bir hafta sonra ilk çıkıştaki hisse fiyatını 34-38 dolar aralığına yükseltti. Bu, Facebook'un kendine 100 milyar doların üzerinde değer biçtiği anlamına geliyordu. Bununla da kalmadı, yatırımcılara açacağı hisse miktarını 84 milyon adet artırarak arz edilecek toplam hisse sayısını 421 milyona çıkardı.

Son olarak Facebook, halka arz anında yüksek olan rakamı tercih ederek açılıştaki hisse fiyatının 38 dolar olmasına karar verdi. Bu Amerika Birleşik Devletleri tarihinin en büyük hisse arzı anlamına geliyordu. Eğer Facebook halka arz ettiği hisselerin tamamını önerdiği fiyattan satabilseydi, kasasına net 18 milyar dolar para koyacaktı.

NASDAQ bilgisayarlarının laneti

Halka arz günü geldiğinde, Mark Zuckerberg Kaliforniya'daki NASDAQ borsasının zilini çalarak büyük günün geldiğini müjdeledi. Ancak yolunda gitmeyen bir şeyler vardı. NASDAQ bilgisayarlarında sorun çıkmıştı ve işlem yapılamıyordu. Sorunun giderilmesi 2 saat sürdü. 2 saat sonra Facebook hisseleri işlem görmeye başladığında, hisse başına değer 42,05 doları gösteriyordu.

İlk günün performansı olağanüstüydü. Sadece bir gün içinde 500 milyon Facebook hissesi el değiştirmiş, üstelik hisse değeri de fazla etkilenmemişti. Günün sonunda hisseler halen 38,23 dolardan işlem görüyordu. Bu da şirketin masaya para koymak zorunda kalmadığı ve spekülatörlerin Facebook'tan önemli bir parça koparmadığı anlamına geliyordu.

İlk bakışta Facebook bu zor oyunu başarmış gibi görünüyordu.



Ancak ikinci gün dananın kuyruğu kopmaya başladı. Halka arzın ikinci gününde Facebook hisseleri halka arz fiyatının daha altında işlem görüyordu. Sadece bir düzeltme gibi, değil mi? Değil. İlk gün yaşanan aksaklık nedeniyle hisse alıp satamayan şirketler birer birer NASDAQ'a dava açmaya başladılar. Bir hafta sonra Facebook'un hisse değeri 30 doların altına düşmüştü bile.

Sonraki hafta NASDAQ Facebook kesintisinden etkilenen şirketlere 40 milyon dolar ödemeyi teklif etti. Bu haberle Facebook hisseleri biraz olsun yükseldi. Çünkü insanlar Facebook hisselerindeki değer düşmesinin bu sorunla ilgili olduğunu düşünüyordu. Ancak iyimserlik fazla uzun sürmedi. Bir ay sonra Facebook'un halka açık bir şirket olarak ilk gelirlerini açıklamasının ardından hisseler yükselme eğilimini kaybetti. Aslında Facebook beklentileri karşılamıştı. Ama yatırımcılar çok daha büyük bir patlama beklentisi içindeydiler.

Hisseler yeniden düşmeye başladı.

Sırası gelen hissesini elden çıkarıyor

Hisse arzının üzerinden 90 gün geçmesinin ardından Facebook'un ilk dönem yatırımcılarının hisse satabilmelerinin önündeki yasal engelin kalkmasıyla fiyatlar bir kez daha düşüşe geçti. 19 dolara kadar gerileyen hisse fiyatı, aynı zamanda şirketin ilk öngörülen hisse değerinin yarısının da altına düştüğünü işaret ediyordu. Sonradan ortaya çıktı ki, Facebook'un yönetim kurulundan yer alan ve ilk yatırımcılarından olan Peter Thiel bile 20 milyon hisseyi elden çıkarmıştı.

Mevcut durum ışında Facebook'un ilk anda piyasaya sürdüğü 421 milyon hissenin üzerine, ilk yatırımcıların sahip olduğu 270 milyon hisse daha eklenmiş durumda. Dahası, önümüzdeki dönemde Facebook'un daha büyük hissedarlarının hisseleri üzerindeki satış sınırlamasının kalkmasıyla Kasım ayına kadar 1,9 milyar hissenin daha dolaşıma girmesi bekleniyor.

Acaba Facebook'un değeri olması gerekenden daha yüksek belirlendiği için mi böyle oldu?

Çoğu kişi Facebook'un halka arz sırasında yüksek gelir elde etmek için kurguladığı stratejinin ters teptiğini düşünüyor. Üstelik şirket şimdi bir de yeni pozisyonunun getirdiği iş hayatının gerçekleriyle baş etmek zorunda kalacak.

Ben de bu gözlemlerde gerçeklik payı olduğunu düşünüyorum. Özellikle de önümüzdeki dönemde daha çok Facebook hissesinin dolaşıma girmesiyle, Facebook yatırımcılarını hisseleri ellerinde tutmaya ikna edemediği sürece düşüş devam edecek gibi görünüyor.

Facebook'un bunu başarıp başaramadığını Ekim ayında ikinci çeyrek sonuçları açıklandığı zaman göreceğiz.

Reklam gelirini artırmak çözüm olur mu?

Yatırımcılar şimdiye kadar en büyük umudunu Facebook'un kullanıcı kitlesinin hızlı büyümesi üzerine kurguluyordu. Ancak üye sayısı 1 milyara ulaşan Facebook'un bundan sonra yeni üye kazanma konusunda sıkıntı yaşayacağını öngörmek zor değil. Belki Hindistan gibi gelişmekte olan ülkeler bu konuda iyi bir performans göstermeye devam edebilir. Kuzey Amerika ve Avrupa gibi doygunluğun sağlandığı gelişmiş pazarlarda ise daha fazla büyüme zor görünüyor.

Yatırımcıların gönlünü kazanmak için Facebook'un ciddi bir reklam gelirine ulaşması şart. Aslında bu konuda da fena olmadığını kabul etmek lazım. Nihayet Facebook mobil tarafta da reklam görüntülemeye başladı ve şirketin son çeyrekteki toplam gelirleri 1 milyar doları aştı. Bu bir önceki çeyreğe kıyasla yüzde 30 artış anlamına geliyor ve bu gelirin büyük bir kısmını da reklamlar oluşturuyor.

Diğer yandan reklam üzerine kurgulanan bir gelir stratejisi de Facebook açısından büyük bir tehdit. Facebook, Google'ın aksine başından beri servislere dair yaklaşımını reklamdan çok kullanışlılık üzerine kurguladığını ve bu alana odaklandığını ifade ediyor. İnsanlar da bunları gerçekten kullanışlı bulduğu için bu servisin bir parçası olmayı tercih ediyor. Eğer gelirleri artırmak adına reklamı daha fazla ön plana çıkarırsa, kullanıcıların ilgisini kaybetme riski var.

Şu anda Facebook hisseleri, şirket gelirlerinin hisse başına olan payının 70 kat üzerinde bir fiyatla işlem görüyor. Bu oran Google için 19, Apple için 16. Çok az şirket böyle bir durumda varlığını devam ettirebilir. Bundan sonrası Facebook yatırımcılarının şirkete olan bağlılığına bakıyor.

Eğer Facebook'un büyük hissedarları şirkete olan inancını korumaya devam eder ve hisselerinin ellerinde tutarlarsa, Facebook yüksek hisse değeri avantajını kullanarak uzun yıllar varlığını ve büyümesini devam ettirecek kaynağı bulabilir.

Bununla birlikte önümüzdeki çeyreğin ötesine bakmayan büyük yatırımcılar ve kendilerine ödül olarak verilen hisse opsiyonlarının değerinin sürekli düştüğünü gören çalışanlar,  Facebook’'un iş planının bir hayli karmaşık olduğunu düşünebilir.
Digital Trends'te yayınlanan yazının orijinaline bu adresten ulaşabilirsiniz.