Yaşam Tarzı Konuk Yazarlar 11 EKİM 2013 / 14:44

Atılım için Bilişim

Sektörümüzün STK’ları ülkemizin geleceği için bilişim kullanımının artması gerektiği konusunda canla başla çalışıyor. Takdirle karşılıyorum.

TÜBİSAD geçtiğimiz yıl bu konuda bir rapor yayınladı. Atılım İçin Bilişim başlığını taşıyan bu raporun ardından TBD gerçekleştirdiği Bilişim 2012 de aynı konuyu ana tema olarak kabul etti. Türkiye’nin 2023 hedefleri için ne yapılması gerektiği konuşuldu, tartışıldı.

Bu hafta 9 Ekim 2013 Çarşamba günü Ankara’da yine TÜBİSAD tarafından 2023’e Doğru: Atılım İçin Bilişim Konferansı düzenlendi. T.C. Cumhurbaşkanlığı himayelerinde gerçekleştirilen konferans ertesinde TÜBİSAD Yönetim Kurulu, İstanbul Tarabya Köşkü’ nde Cumhurbaşkanı Abdullah Gül tarafından kabul edildi.

TÜBİSAD Yönetim Kurulu bu kabulde, Türkiye’nin 2023 hedefini yakalaması için bilgi ve iletişim teknolojileri sektörünün büyüme stratejisinin ayrılmaz bir parçası olarak kabul edilmesinin şart olduğunu belirterek bu konudaki politika önerilerini de Cumhurbaşkanı’na sundu.

Her şey çok güzel ama bir eksik var; Lider.

Türkiye 1990’lı yıllarda telekomünikasyon alanında büyük atılımlar gerçekleştirdi. O zamana göre dünyanın en gelişmiş telekom altyapısı oluşturuldu. Nedeni neydi? Biraz daha gerilere gidelim.

Yıl 1990. Benim eski şirketim tarafından düzenlenen Bilgisayar Kongresi açılışına dönemin Cumhurbaşkanı Rahmetli Turgut Özal’ı davet etmiştik. Davet mektubunu Çankaya’ ya göndermiştim ama geleceğinden pek umutlu değildim.

Bir gün sekreterim Köşk’ten arandığımı söyledi. Telefondaki Özel Kalem Müdürü davet mektubumuzu aldıklarını ve Sayın Cumhurbaşkanımızın benimle görüşmek istediğini söyledi. Tek başına mı yoksa grup olarak mı gelmemiz gerektiğini sordum. Küçük bir grup olsanız iyi olur, cevabını aldım. Hemen Danışma Kurulu üyelerimizi aradım ve 12 kişilik bir grup olarak Köşk’e çıktık.

Özel Kalem Müdürü sadece 15 dakikamız olduğunu belirtti ve programın yoğunluğu nedeniyle buna kesinlikle uymamızı istedi.

Mutad seremoniden sonra Sayın Cumhurbaşkanı ile birlikte masaya oturduk. Grubumuzun üyelerini tanıtma işleminden sonra Cumhurbaşkanımız, konuyu bildiğini ve davetimize geleceğini söyledi. Ardından Türkiye için gelecekte ne yapacağını anlatmaya başladı. Mükemmel bir vizyon konuşmasıydı. Henüz Türkiye’de başlamamış olan özel televizyonlardan uydu iletişimine, sabit telefonların giderek mobil olacağına kadar inanılmaz bir vizyon çizdi.

Özel kalem Müdürü sürekli olarak uzaktan beni uyarıyordu ama keyifle dinlemekten başka yapabileceğim bir şey yoktu. Tam 2 saat 15 dakika sürdü. Grubumuz Köşk’ten ayrıldığı zaman, ülkemizin geleceğine inancımızın tam olduğunu düşünüyorduk.

Bilgisayar Kongresi açılışına İstanbul’a gelen Sayın Cumhurbaşkanı Özal’ın, Atatürk Kültür Merkezi’ndeki açılışın ardından Yıldız Sarayı Silahhane’deki şirket sunumlarını akşam saat 20:00’de eşi Sayın Semra Hanım elele gelip, eşine şirketlerin sunduğu ürün ve hizmetleri bizzat anlattığını hiç unutmam.

Yine aynı yıllarda PTT’de çalışan genç bir elektronik mühendisinden dinlediğim öyküyü aktarmak isterim.

Sayın Özal bir gün PTT’nin Ankara Gölbaşı’nda bulunan Uydu İletişim Merkezi’ni ziyaret eder. Yapılan çalışmalara ilişkin yetkililerden bilgi alır. Ama özellikle Merkez’in Direktörlüğünü yapan, ODTÜ Elektrik/Elektronik Bölümü mezunu genç mühendis dikkatini çeker ve ertesi gün Köşk’e gelmesini ister. Görüşmelerinde genç mühendise dünyanın çevresindeki uydu alanlarından Türkiye’nin hakkı olanlarını kullanmadığımızı söyler ve kendisine bu hakları alması görevini verir.

Hikayenin sonrası çok güzel. Genç mühendis özel görevle Cenevre’ye gönderilir. ITU’da uzun süren görüşmeler sonrası Türkiye’nin uydu alanları alınır. PTT ve Fransız Aerospatiale şirketi tarafından ortak bir şirket kurulur. Monako merkezli bu şirketin genel müdürü bu genç mühendis, İlhami Aygün olur. Bu dostumuz yılarca şirketi başarıyla yönetir. Türk uyduları üretilir ve bize tahsis edilen alanlarda yerlerini alır.

Daha sonra Türkiye’nin Monako’ daki Fahri Konsolosu olan Dr. İlhami Aygün, Monako Prensi 2. Albert tarafından şövalyelikle (Chevalier – Ordre de St.Charles) onurlandırılır.

Buradan yapacağım yorum şöyle.

Ülkemizin bilişimde büyük atılım yapabilmesi için konunun en üst düzeyde sahiplenilmesi gerektiğini düşünüyorum. Sektörümüzün değerli temsilcilerinin hazırladıkları raporlar, kıymetli görüşleri devamlı olarak ülkemiz yöneticilerine sunuluyor ama bu çabalara karşın, bilişimin bizim arzuladığımız seviyede sahiplenilmediğini görüyor ve üzülüyorum.

Son yıllarda Türkiye birçok alanda büyük atılımlar yaptı ve gelişti. İnşaat sektörümüz dünyanın birçok ülkesinde büyük projelere imza atar duruma geldi. Otomotiv alanında dünyanın en önemli üretici ülkelerinden biri durumuna geldik. THY dünyanın en önde gelen havayollarından birisi oldu. Havacılık alanında olağanüstü gelişmeler oldu ve devam edecek. Kendi otomobilimizi üretme vizyonunu konuşuyoruz. Ekonomi yönetimindeki başarılı vizyonumuz sayesinde son yıllardaki krizden az etkilenen ülkelerden biri olduk ve başarıyla büyümeye devam ediyoruz.

Bilişim altyapısını geliştirme, eğitimde bu altyapıyı kullanma konusunda önemli atılımlarımız var. Ama maalesef bunlar başka ülkelerde geliştirilen teknolojileri ve ürünleri kullanarak yapılıyor.

Türkiye’nin bilişim alanında atılım yapması ve 2023 hedeflerine ulaşması için ülkemizde özellikle başka ülkelere bağımlı olmayacağımız, ülkemizde geliştirilen donanım, yazılım ve hizmet konularına ağırlık verilmesi gerektiğini düşünüyorum ve buna inanan bir tepe yöneticimizin olmasını diliyorum.