Kariyer 15 MART 2011 / 11:53

BSA Türkiye'de Nilüfer Sapancılar Program Koordinatörü oldu

Lisanssız yazılım kullanımını önlemeye yönelik çalışmalarını sürdüren BSA Türkiye, yeni açtığı bir pozisyonla Nilüfer Sapancılar’ı Program Koordinatörü olarak görevlendirdi.



Yazılım sektörünün deneyimli isimlerinden Nilüfer Sapancılar, üyeler arasında yapılan seçim sonucunda BSA Türkiye’nin Program Koordinatörü oldu.





Nilüfer Sapancılar kimdir?



Mimar Sinan Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi İstatistik Bölümü mezunu Sapancılar, 2008 yılında ABD’nin Washington, Sandiego, Cleveland Raleigh ve New York kentlerinde “Uluslararası Liderlik Ziyaretçi Programı”na katılmıştır. 2008-2009 yılları arasında eşleştirme projesi kapsamında Türkiye-Danimarka Patent ve Marka ofisleri arasında Türk polisine Fikri ve Sınai Mülkiyet Hakları konusunda destek çalışmalarında yer almıştır. 2006-2007 yılları arasında korsanla mücadele için T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından yürütülen eşleştirme projelerinde de yer alan Sapancılar, 17 seneyi aşkın bir süredir fikri mülkiyet haklarının Türkiye’deki savunucularından biri olmuştur.



Dünya çapındaki film stüdyolarının türkiye temsilciliği olan AMPEC’te uzun süre Genel Müdürlük yaptıktan sonra SNB-React Türkiye İrtibat Ofisi’ni kuran Nilüfer Sapancılar aynı zamanda sahibi olduğu NLF Danışmanlık aracılığı ile de Fikri haklar sektöründe hizmet vermektedir. Geçtiğimiz aylarda BSA Türkiye’den iş teklifi aldığını belirten Nilüfer Sapancılar “Yabancı olmadığım bir sektör, dolayısıyla sektördeki sorunları, sıkıntıları çok iyi biliyorum. Türkiye’de korsan ve lisanssız yazılım oranını düşürmek ve kamuoyunda bu bilinci yaymak maksadıyla BSA Türkiye Program Koordinatörü vasfıyla heyecan içinde çalışmaya başladım” dedi. İlk iş olarak korsan yazılıma karşı bir güç oluşturabilmek niyetiyle ilgili kurum ve kuruluşlarla işbirliği yapmak için görüşmelere başlayan Sapancılar, korsan yazılım kullanım oranında gerçekleşecek her 10 puanlık düşüşün, Türkiye’nin Gayrisafi Milli Hasılası’nda yıllık 624 milyon USD, doğrudan vergi gelirlerinde de 80 milyon USD bir artış sağlayacağının altını çizdi.