Kanunlar 21 HAZİRAN 2013 / 17:01

"Dijital belge istenildiği gibi kurgulanabilir ve tahrif edilebilir"

Adlî hataların ve mağduriyetlerin önüne geçilebilmesi için adlî soruşturma ve kovuşturmalarda bir süredir önemli rol oynayan "dijital deliller" hakkında akademisyenler bir açıklama yayınladı. Açıklamada dijital belgenin ne olduğu, aidiyeti ve hukuken delil sayılabilmesi ile ilgili detaylar paylaşıldı. 



Açıklamada, başka kesin bulgularla desteklenmeyen bir dijital belgenin "imzasız bir basılı metin" gibi değerlendirilmesi gerektiği aktarıldı.
“Elektronik ortamda oluşturulan dijital belgelerin gerek içerikleri, gerekse de "yaratılma ve son kaydedilme tarihleri" ile "yaratan ve değiştiren kullanıcı ve bilgisayar adları" gibi üstveri bilgileri kolayca ve genelde iz bırakmadan istenildiği gibi kurgulanabilir ve tahrif edilebilir. Bu nedenle, başka kesin bulgularla desteklenmeyen bir dijital belge, tıpkı sıradan bir kağıda basılı imzasız bir metin gibi, içeriği veya üstverisinde adı geçen kişileri bağlayamaz.”

Dijital belgenin aidiyeti konusunda elkoymadan sonraki sürecin sağlıklı işlemesinin ve bir endişeye yol açmamasını önemine değinildi.
“Dijital bir belgenin bir kişiye ait bir veri depolama ortamında bulunduğu, sadece sözkonusu belgenin daha sonra denetime olanak sağlayacak teknik önlemler alınarak çıkarılmış güvenilir bir örneğinin elkoyma sırasında ilgili kişiye verilmesi halinde kabul edilebilir. Ancak bu koşulun yerine getirildiği durumlarda elkoymadan sonra herhangi bir değişikliğe uğradığından kuşku duyulamayacak, sağlıklı bir delilden söz edilebilir.”

Zararlı yazılımları, “Bir bilgisayara kullanıcısının bilgisi olmadan yerleşip çalışmasını aksatmak veya imkânsız kılmak, ya da içindeki bilgileri değiştirmek gibi kimi işlevler gerçekleştirmek üzere hazırlanmış programlar” olarak tanımlandığı açıklamada, kimi zararlı yazılımların özellikle yerleştikleri bilgisayarlara belge ekleyecek şekilde tasarlandığından, bu türden bir zararlı yazılımın yerleştirildiği saptanan bir bilgisayarda bulunan belgelerin o bilgisayarın meşru kullanıcıları tarafından oluşturuldukları veya içeriklerinin tahrif edilmediği iddiaları şüphe ile karşılanması gerektiğinden bahsedildi.

Açıklamada Boğaziçi Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü’nden Prof. Dr. Can Özturan, Prof. Dr. Cem Ersoy, Prof. Dr. Cem Say, Prof. Dr. Fatih Alagöz, Prof. Dr. Lale Akarun; Boğaziçi Üniversitesi Elektrik-Elektronik Mühendisliği Bölümü’nden Prof. Dr. Bülent Sankur; İstanbul Teknik Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü’nden Prof. Dr. Emre Harmancı, Prof. Dr. M. Bülent Örencik, Prof. Dr. Sema F. Oktuğ; Yıldız Teknik Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü’nden Prof. Dr. Coşkun Sönmez, Prof. M. Yahya Karslıgil; Orta Doğu Teknik Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü’nden Prof. Dr. Fatoş Yarman Vural, Prof. Dr. Göktürk Üçoluk; Marmara Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü’nden Doç. Dr. Borahan Tümer’in imzası bulunuyor.