Kamu 06 MAYIS 2013 / 10:44

Toplumun edilgen yapısı üretimi engelliyor

Devlet Malzeme Ofisi Bilgi İşlem Daire Başkanı Dr. Yenal Arslan, BT’ye yaptıkları yatırımlarla potansiyellerini yükseltmeyi hedeflediklerini kaydetti ve kamuda BT yönetimiyle ilgili değerli görüşlerini paylaştı.



DMO’nun e-Dönüşüm çalışmaları çervesinde; kısa, orta ve uzun vadeli hedefler konusunda bilgi veren Dr. Yenal Arslan, öncelikle DMO’nun 1920’li yıllara dayanan bir kurum olduğunu, zaman içerisinde özerk kimliğine büründüğünü, yine de dolaylı olarak Maliye Bakanlığı’na bağlı bulunduklarını aktardı. Arslan, “DMO’da kamunun tedariğini sağlıyoruz; araçlarını, mobilyasını, kırtasiyesini, en önemlisi BT ürünlerini alıyoruz. Şu anda ve önümüzdeki dönemde BT alımları ciromuzda önemli bir yer tutuyor, hatta gittikçe artan bir ivmeye sahip. DMO’nun toplam cirosu; 2011 ve 2012 yıllarında; 1,7’şer milyar lira, DMO’nun satışları kamu alımlarında yüzde 10-12 bandında yer tutuyor. Bu potansiyelin çok daha yüksek olduğunu; yüzde 30-40’lara ulaşabileceğini biliyoruz. Gerçekleştirdiğimiz e-Dönüşüm çalışmalarıyla kuruma yenilikleri getirmeyi planlıyoruz” açıklamasını yaptı.

Arslan, öncelikle ‘hızlı tedarik’ sağlamak istediklerini, tüm bu süreci hızlandırmak için Elektronik Belge Sistemi’ni bu yıl, haziran, temmuz ayları gibi devreye aldıklarını söyledi ve “15 bin kamu idaresiyle, 25 bin tedarikçiyle iletişimimiz bulunmakta... Çok büyük bir ekosisteme sahibiz. Kayıtlı Elektronik Posta dediğimiz sistemi devreye sokacağız. Tamamen otomatik haberleşme sistemini ortaya koyacağız. Taşradan 15 günde gelen resmi yazı, artık 1 dakikada ulaşacak. Muazzam bir zaman tasarrufu” dedi.

Türkiye’de ilkler, büyük faydalar

Ekosistemi yönetirken en önemli uygulamalardan birisinin ERP olduğunu kaydeden Arslan, projeler hakkında şu bilgileri verdi:
“Süratle donanım ve ERP yazılımımızı yenilemeyle ilgili çalışma gerçekleştiriyoruz ve 2013 yılı içinde bitirmiş olacağız. Bununla beraber İş Zekası çözümlerini de devreye alacağız. Kamu İhale Kurumu’yla, Gümrük Müsteşarlığı’yla, mevcut veritabanımızla entegrasyon yapmayı planlıyoruz. 1 ay süren fiyat araştırmasını dakikalar seviyesine indirmek istiyoruz. Sistem otomatik olarak, akıllı bir şekilde fikirler tavsiye edecek. Böyle bir çalışma Türkiye’de ilk olacak ve Türkiye’ye muazzam katkılar sağlayacak. Ürün sayısallaştırması için de ortak bir konsorsiyum ortaya koyacağız. DMO’nun; kamunun merkezi alım kurumu olması sebebiyle, tüm ihaleleri şeffaf, canlı olarak kayıt altına alacağız. Bizden en çok beklenenin öncelikle hız, sonra da şeffaflık olduğunu görüyoruz. Şeffaflıkla ilgili; Video Konferans Sistemleri kuruyoruz. Kamuda; satın alma esas işleri olmadığı için yeterli personel bulunmuyor, olsa bile eğitilmemiş durumda… Bu sebeple, kamu idarelerine ve tadarikçilere uzaktan canlı eğitimi başlatıyoruz. Bununla beraber, taşradaki personeli de eğiteceğiz, uygulamada yaşadığımız aksaklıkları azaltacağız. Şeffaflık gereği; kamuda örnek bir turnike projesi gerçekleştiriyoruz. Bütün gelen firmaların, tedarikçilerin, giriş ve çıkışlarda fotoğraflarını çeken, bizim randevu defterlerimizi güvenliğe gösteren, dışardan gelenlerin randevusu olup olmadığını otomatik olarak takip eden bir sistem kurulacak. Ayrıca, stoktaki malzemelerimizi kamu idarelerine kendi araçlarımızla; kamyonlarımızla gönderiyoruz. Bütün bunların, daha verimli, etkin şekilde kullanılabilmesi için Araç Takip Sistemleri’ni devreye soktuk. Bunun dışında, portallerimizin yenilenmesiyle ilgili çalışmamız devam ediyor. Sosyal medyayı önümüzdeki dönemde kullanmak istiyoruz. Artık ‘iş’ mobiliteye doğru kayıyor. Bir de e-Satış portalimiz var; katalog ürünleri dediğimiz ürünleri kamu idarelerine satış portali üzerinden sunuyoruz. Cep telefonlarından bize sipariş geçebilsinler diye bunu da mobile kaydırmak istiyoruz. e-Ticaret portalini genişletmek, daha fazla kullanmak kurum hedeflerimizden ve bunu da mobil ortama kaydıracağız. Önümüzdeki dönemde; kamunun alımlarını toplu olarak yapma hedefimiz bulunuyor. Firmalarla toplu pazarlık yapacağız, çok daha uygun rakamlarla satın almalarımızı gerçekleştireceğiz. Bu uygulamamız önümüzdeki dönemde ülkemiz yararına olacak.” Öte yandan, büyüyen, 2023 hedeflerine doğru giden Türkiye’de yerli üretimin çok önemli bir yer tutuğunu vurgulayan Dr. Yenal Arslan, KOBİ programları oluşturacaklarını ve yerli üretimleri destekleyeceklerini kaydetti. Arslan, “Potansiyelin bir kısmını yerli Ar-Ge üreticilerine aktarabilirsek cari açığımıza önemli katkılar vereceğiz. Yakın coğrafyamıza da iş yapma olanakları sağlanabilecek. Bu arada, Kurumsal TV’mizi hayata geçirdik. Kurumun ana girişlerine yerleştireceğiz. Kurumsal TV’yi ‘Video wall’ şeklinde de koyacağız. Ayrıca Web TV olarak internet sitemizde de bulunacak. Amacımız; şeffaflık politikamızla kamuoyunu yaptığımız işler konusunda bilgilendirmek… 2013 yılının sonunda tüm bu çalışmaların yekününü alacağız; önümüzdeki yılın bilançosunun daha iyi olmasını bekliyoruz."

Tüketimi faydaya çevirmenin en önemli yolu iç üretimdir

Kamunun yaşadığı problemlerle ilgili de detaylı açıklamalarda bulunan Dr. Yenal Arslan, tüm argümanları bir arada düşünmek gerektiğini; kamu yönetimi, üniversite, KOBİler, Ar-Ge firmaları, çok uluslu şirketler, entegratör firmalar dahil hepsinin ekosistemleri içinde olduğunu aktararak konuyla ilgili şu yorumları yaptı:
“Ülke olarak üretmemiz gerekiyor. Aslında tüm konuşmalarımızın özü budur; ‘üretmek gerek’… 2023 vizyonunu koyduk ama hedeflere giderken BT’nin rolü nedir; asıl bu konunun ayrıntılı olarak irdelenmesi gerekir. BT optimizasyonu çok önemli… Biz devleti dolandırmaya yönelik işleri engellediğimizde, ülkede çok büyük verimlilik olur. 2023’e doğru giderken verimlik artışında tüm sektörlerde özellikle kamuda BT’yi göz önüne almalıyız. İnsanımız çok pratik zekâlı. Bu pratik zekâyı üretime dönüştürmeliyiz. Üretim BT’de olmalı. Çocuklarımız tüketim toplumunun esiri oldu. Bilgisayar okur yazarlığını üretime dönüştürmeliyiz. Süratle dijitalleşiyoruz, dijitalin içinde tüketim toplumu oluyoruz. En fazla akıllı telefon bizde satılıyor, Avrupa’da en çok konuşan ülkeyiz, muazzam bir BT tüketimi var ama biz eğer en fazla akıllı telefon satılan ülkeysek neden akıllı telefon üretmiyoruz? Tüketimi faydaya çevirmenin en önemli yolu iç üretimdir. Gençlerimizi; üniversitelerde, teknoparklarla iş birliğine yönlendirmemiz gerekir. Çocuklarda araştırma kültürü bulunmuyor, toplum olarak çocuklarımızı edilgen yetiştiriyoruz. Toplumun edilgen yapısı üretimi engelliyor. Üniversitelere çok iş düşüyor, bu noktada proje bazlı çalışma teşvik edilmeli. Girişimci ordusu kurmalıyız.”

Kamu - bütünleştirici iş birliğine de vurgu yapan Arslan, hizmet odaklı şartnamaler hazırlanmasının ve bütünleştiricilere yaşam şansı verilmesinin öneminin altını çizdi. Dr. Yenal Arslan sözlerini şu şekilde sürdürdü:
“Çok uluslu şirketlere hep mesafeli davrandık, oysa ki iş birliği yapmak gerekiyor. Biz kamuda; BT yönetimini, bilgi işlem daire başkanlıklarını yeni, yeni kuruyoruz. Kamuda aynı işi yapan insanlar farklı ücretler alıyor. ‘Bilişim Uzmanlığı’ adı altında bir kariyer planı konulmalı. Kamuda; kurum barışı sağlanmalı. Kamu dış kaynak da kullanabilir ama dış kaynağa dönüştürdüğünüz kaynakları yönetecek kurumda proje yöneticileri olmalı. En büyük sorunlardan biri kamuda yapılan yatırımların efektif kullanılmamasıdır. Personelinize de dönüşümün heyecanını ortak etmelisiniz."