İşbirlikleri 19 AĞUSTOS 2015 / 09:43

BlueScope BT altyapısı dönüşümünü CSC ile gerçekleştiriyor

Avustralya merkezli çelik üreticisi BlueScope, BT altyapısının iyileştirilmesi ve modernize edilmesine yönelik çalışmalar için CSC’yi tercih etti. Şirket, daha önce yine CSC tarafından gerçekleştirilen tedarik zinciri otomasyonu projesi ile yılda 2 milyon dolar tasarruf etmeye başladı.



Avustralyalı BlueScope Çelik, CSC tarafından gerçekleştirilen BT altyapısı iyileştirme ve modernizasyon çalışmaları ile birçok kazanım elde etti. CSC, bina ve inşaatlarda kullanılmak üzere metal kaplı ve boyalı çelik ürünleri üreten, 16 bin çalışanı bulunan BlueScope Çelik için farklı projeler hayata geçirdi.

BlueScope, daha önce CSC’nin uyguladığı proje ile demiryolu, karayolu ve denizyolundan oluşan, son derece karmaşık lojistik gereksinimleri olan tedarik zincirini entegre etmeyi başarmıştı. Şirket bugün, zincirin gerçek zamanlı otomasyon, geliştirilmiş izleme fonksiyonları ve müşteri hizmetleri gibi farklı kısımlarında yapılan iyileştirmeler sayesinde, işgücü ve lojistik maliyetlerinden yılda 2 milyon dolar tasarruf ediyor.

BlueScope Çelik’in operasyonlarının belirli kısımları şirketin hiçbir müdahalesine gerek kalmadan devam ediyor. Şirketin Avustralya’nın en büyük üreticilerinden biri olmasını sağlayan tesislerindeki operasyonlarını destekleyen uygulama ve sistemlerin tümü CSC tarafından yönetiliyor.

BlueScope’un uygulama portföyünün modernizasyonunu tamamlayan ve yönetimini sürdüren CSC, şimdi de şirketin mevcut BT sistemlerinin uçtan uca IT-as-a-Service (ITaaS) ortamına dönüşümü için çalışıyor. Proje, CSC’nin yeni nesil çözümlerinin de çalışabileceği şekilde gerçekleştiriliyor. Uygulama desteği servislerini ERP ve büyük veri ile genişleten CSC ayrıca, özel bulut çözümü CSC BizCloud, ağ ve siber güvenlik gibi konularda da hizmet sunuyor.

Değişimi CSC yönetiyor

Konu ile ilgili konuşan BlueScope Çelik CIO Larry Howard, “Başta Avustralya ve Yeni Zelanda olmak üzere, Asya ve Kuzey Amerika’daki müşterilerimize de ürün tedarik ediyoruz ve alanımızda en büyük şirketlerden biri konumundayız. Şu an büyük bir değişim dönemindeyiz. Önümüzdeki iki üç yıllık dönemde ana önceliğimiz teknoloji altyapımızın yeniden inşası olacak. Bu nedenle de “bir hizmet olarak” (as-a-service) servis modellerine geçiş yapıyoruz. Ayrıca legacy sistemlerimizi de değiştirecek ya da yenileyeceğiz. Aynı zamanda, şirket genelinde servis odaklı bir model implemente etmeyi planlıyoruz. Bu sayede, farklı iş birimlerini entegre ederken uçtan uca servis dağıtımına daha fazla odaklanabileceğiz ve tüm birimleri tek bir teknoloji perspektifinden değerlendirebileceğiz” dedi.