Yaşam Tarzı İnternet 11 AĞUSTOS 2014 / 15:00

Unutulma hakkı olmalı mı olmamalı mı?

Google'ın bazı bağlantıları Avrupa'daki kullanıcılara göstermemesiyle başlayan tartışmalar sürüyor. Wikipedia, unutulma hakkını zorbalık olarak tanımlarken, Julia Powles karşı çıkıyor.



Google’ın unutulma hakkı yasası çerçevesinde arama sonuçlarından içerik kaldırmaya başlaması üzerine geçtiğimiz zamanlarda Wikipedia’nın kurucusu Jimmy Wales, Wikimedia'nın şeffaflık raporunun duyurusundaki konuşmasında “unutulma hakkı”nı kullanmak isteyen kişilere karşı sert çıkarak bu durumu ‘zorbalık’ olarak tanımlamıştı.

Google’ın kararının, tıpkı gazetenin ön sayfasına hangi haberin konulacağına karar veren gazetecilerin kararları gibi bir “editör yargısı” olarak görülmesi gerektiğini ve devletin bu karara müdahale etmesinin sansürcü bir yaklaşım olduğunu savunmuştu.

Cambridge üniversitesi hukuk ve teknoloji araştırmacısı Julia Powles ise Guardian'da yer alan makalesinde Wales’in “tarih bir insan hakkıdır” sözüne karşılık gizlilik ve bellek arasında daha karmaşık bir ilişki olduğuna dikkat çekiyor.

Belleğin insanlığın temeli olduğunu belirten Powles, “Bellek hakikati inşa eder, hakikat adaleti getirir, adalet ise barışı sağlar” diyor. Tüm bu yapı taşları içinde ise gizlilik ve kişisel veri hakkının insan hakları içinde uyumlaştırıldığını ekliyor.

Hakikat, bellek ve tarih

Aslında bu sözde “unutulma hakkı”nın kalbinde sosyo-politik sorunlar yatıyor. Asıl sorunun arama motorları, çevrimiçi hizmetler, Google veya Wikipedia olmadığını söyleyen Powles, konunun ‘hakikat’, ‘bellek‘ ve ‘tarih’ tüccarları olarak insanlığın onlara atfettiği değer olduğunu belirtiyor.

Powles’e göre, internet daima çoğulcu ve kültürel bakış açısını teşvik eden bir alan olmalı. Veri koruma kanunu, ülkelerin komşularına saygı duyduğu ve farklı değer sistemlerinin olduğu bir alan. Veri koruma kanununun kalbindeki temel fikir, özellikle ifade özgürlüğünün ABD tarzı kavramlarına zıt olması. Yani, kişisel bilgi dediğimiz kişiyi endişelendiren ya da zamansızlığını veya doğruluğunu yitirmiş ve kamu çıkarı olmayan bir bilgi kişinin kontrolü dahilinde olmalı.

Jimmy Wales’in sansür konusunda bir noktada haklı olduğunu söyleyen Powles, kumar, çocuk güvenliği, pornografi ya da telif hakkı gibi birçok çevrimiçi konuda dikkat edilmesi gerektiğini belirtiyor. Koruma kanunun, bilginin bazı durumlarda kişisel bilgilerin yasal destekli kontrolü olduğunu çünkü tüm toplumun zenginleşmesi için uygun kurallar altında korumaya değer derin değerler olduğunu düşündüğünü de ekliyor.

Belleğin ve gerçeğin bir kamusal alanı olduğu gibi bir de özel alanı var. Bu da eşitlikçi değerlerin temelini oluşturuyor. Eğer, veri koruma ve gizlilik yasalarında gömülü olan bu hakları açıkça araştırmazsak, daima bir riski var. Koruma yasası konusu her ne kadar tartışmalı olsa da, kişisel gizlilik özgürlüğümüz olmadan pek de özgür olmadığımız açık.

Konuyla ilgili Serdar Gülener ve Şebnem Ahi'nin görüşlerinin yer aldığı haberimize şu adresten ulaşabilirsiniz:

http://www.btnet.com.tr/93876-unutulma-hakki-ile-avrupada-100-bin-sonuc-gizlendi.html