Yaşam Tarzı İnternet 06 MART 2014 / 09:56

Russia Today sunucusu canlı yayında istifa etti

Putin lehine haberler yapan yayın organında “Amerikalı olmaktan gurur duyuyorum” diyerek istifasını veren Liz Wahl, ifade özgürlüğü olmadığını iddia etti.



Ukrayna’da devam eden gerilimli süreçte ABD ile Rusya arasında bir köşe kapmaca oynanıyor. Rusya’nın Kırım’a askeri müdahalede bulunacağı iddiaları artarken kâr amacı gütmeyen ve Rusya Federasyonu tarafından finanse edilen yayın organı Russia Today’de krizler yaşanıyor.

1950’li yıllarda Sovyet kontrolü altındaki Macaristan’dan Amerika Birleşik Devletleri’ne göç eden ailenin bir parçası olan Liz Wahl, hür iradeleriyle çalışamadıklarını ifade ederek canlı yayında görevinden ayrıldı. Wahl’ın canlı yayında söyledikleri özetle şu şekilde oldu:

“Birleşik Devletler’de büyüdüğüm için çok şanslıyım. Eşim askeriyede fizikçi olarak çalışan ve her geçen gün bu ülke için fazlaca bedel ödeyen insanları görme fırsatı bulan biri. Bu sebeple Putin’in yaptıklarını aklamaya çalışan, Rusya hükümeti tarafından finanse edilen bir ağın parçası olamam. Amerikalı olmaktan gurur duyuyorum ve gerçeklerin önünde durulamayacağını düşündüğüm için bu bölümün ardından istifa ediyorum.”



Muhabirlerin sürekli sansüre uğradığını ifade eden Wahl, sorgusuz şekilde itaat edilmesinin beklendiğini açıkladı. Russia Today ise New York Times’a yaptığı açıklamada Wahl’ın ayrılışının kişisel bir tatmin ve reklamdan başka bir şey olmadığı, kendisinin bir profesyonel gibi ayrılmadığı ifade edildi.

RT’nin Liz Wahl’ı Kırım’daki durumu görmesi için görevlendirmek ve bölgeye göndermek istediği ancak Wahl’ın bunu kabul etmediği iddiaları da dile getirildi.

Bir başka RT sunucusu Amerikalı Abby Martin, benzer bir mesaj vererek, “RT için çalıştığımdan dolayı editöryel bağımsızlığım yok ve herhangi bir Sovyet askeri müdahaleye karşı kendimi ifade etmekte zorlanıyorum. Rusya’nın yaptığı doğru değil” şeklinde konuşmuştu.

Türkiye'den farkı nedir?

Yaşanan olaylarda Amerika Birleşik Devletleri kökenli birinin Rusya kanalında tamamen saf duygularla bu çıkışı yapmadığı düşünülebilir. Tek amacı ifade özgürlüğü de olmayabilir ama bu yaşananlar yakın zamanda Türkiye'deki olayları da çağrıştırıyor.

Türkiye'deki medyada yaşanan parçalanmaya da bir örnek olarak gösterilebilir. Zira ana akım medyanın elde tutulması için iş insanlarının oluşturduğu havuzlarla paralar ödendiği iddiaları ve Gezi Parkı protestoları sırasında işinden ayrılmak zorunda bırakılan, aralarında Çiğdem Anad, Mirgün Cabas ve Can Dündar gibi tecrübeli isimlerin de olduğu onlarca belki de yüzlerce gazetecinin var olduğu ülkemizde de böyle örnekler görülebiliyor.

Gezi olayları sırasında CNN Türk muhabirinin anlattıkları da hala hafızalardaki yerini koruyor.



Ayrıca kısa süre önce Twitter'da paylaştığı mesaj nedeniyle Akşam'daki görevine son verilen Sibel Oral'ı da unutmayalım.