Yaşam Tarzı İnternet 04 ŞUBAT 2014 / 11:46

Microsoft, Facebook ve Google eteğindeki taşları döküyor

NSA skandalının ardından Beyaz Saray'dan bilgi taleplerini paylaşma yetkisi isteyen ve geçen hafta kısmen bu yetkiyi alan şirketler, açıklamaları yapmaya başladı.



Teknolojinin devleri, NSA skandalının ardından bir dizi karar alarak ABD hükümetinin kendilerinden istedikleri istihbarat verilerini açıklamak istediklerini duyurmuştu. Aralarında Facebook, Microsoft, Yahoo ve Google’ın da bulunduğu şirketler hükümetin taleplerini “eksik” de olsa açıklamaya başladı.

Geçtiğimiz hafta Beyaz Saray ile görüşmelerini sürdüren dev şirketler, açıklama konusunda izin aldıkları başlıkları kamuoyuna duyurma yoluna gitti.

Google’ın resmi işlerden sorumlu yöneticisi olan Richard Salgado, şirketin resmi blogundaki açıklamasında şunları söyledi:
“Herkesin istihbarat kanunlarının nasıl çalıştığını görebilmesi için daha fazla şeffaflık olması gerektiğine inanıyoruz. Özellikle kaç kez bilgi talep edildiği ve istenen bilginin ne türde olduğu, bunu takiben kaç kullanıcının etkilendiğini açıklamak istiyoruz.”

Not: Google'ın Türkiye'den talep ettiklerine ulaşmak için http://www.google.com/transparencyreport/userdatarequests/TR/ adresine ulaşabilirsiniz.

Google’ın açıkladığı veriler 2013 yılının Ocak ve Haziran ayları arasındaki 6 aylık dönemi gösteriyor. Bu süreç içerisinde Google’ın hükümete internet üst verisi olarak 999 müşteri hesabı ve 9 bin ila 9 bin 999 kullanıcının birbiri arasındaki iletişim içeriğini paylaştığını açıkladı.

Aynı dönemde Microsoft’un binden az FISA mahkeme talebi aldığı açıklanırken, 15 bin ila 15 bin 999 hesap ya da kişi hakkında bilgi istendiği belirtildi. Sykpe üzerinden istenen yaklaşık bin üst verinin ise yine binden daha az hesap ya da kişi hakkında talep edildiği açıklandı. (link)

Yahoo’nun açıklamalarına göre, FISA mahkemesi binden daha az kullanıcı için üst veri talebinde bulundu. (link)

Facebook ise 2013 yılının ilk altı ayında 5 binden fazla hesapla ilgili içerik verisi paylaştığını açıklarken, kullanıcıların üst verilerini ise bin defadan az paylaşmış. Linkedin de benzer bilgileri hükümetle paylaştığını resmi blog sayfasında duyurdu.

Şeffaf mı oldular şimdi?

Teknoloji devlerinin verdiği rakamlara bakıldığında aslında pek de açık ya da şeffaf olmadıkları görülüyor. Open Technology Enstitüsü’nden Kevin Bankston şirketleri eleştirirken, “Birçok farklı istihbarat emrini bir araya toplayıp, bine kadar herhangi bir sayı içerisinde talep edildiği söylemek Amerikan hakını bilgilendirmeye ya da uluslarası kamuoyunu, NSA’in elindeki gücü sorumlu bir şekilde kullandığına ikna etmeye yetmez” ifadelerini kullandı.

Uluslararası dijital haklar konusunda mücadele veren Electronic Frontier Foundation’dan Nate Cardozo ise Guardian’a verdiği demecinde atılan adımların iyi bir başlangıç olduğunu belirtti. Cardozo’ya göre, açıklamalar ardında birçok soru ise yanıtsız kaldı. Yasal sınırları bu açıklamalardan görmenin imkansız olduğuna işaret eden Cardozo, Beyaz Saray’ın yeniden benzer sorulara muhatap kalacağını aktardı.