Yaşam Tarzı İnternet 05 MART 2014 / 19:38

İzmir Barosu’ndan Twitter gözaltılarına suç duyurusu

İzmir Barosu yaptığı bir basın açıklamasıyla İzmir Emniyet Müdürlüğü Organize Suçlar Şube Müdürlüğü’nde görev yapmakta olan dört kolluk görevlisi hakkında Gezi Eylemleri sırasında 39 kişinin Twitter hesaplarına hukuk dışı yöntemlerle erişim sağladıkları iddiasıyla suç duyurusunda bulunduklarını açıkladılar.



Mayıs ayında başlayan Gezi Eylemleri sırasında bir haberleşme aracı olarak kullanılan ve ülke gündemini meşgul eden sosyal paylaşım sitesi Twitter, yeni neslin teknoloji kullanımını ve devletin sosyal medya ve internet kullanımına bakış açısının sorgulanmasına sebep oldu. Gezi Eylemleri’nin ülke gündeminin üst sıralarda yer aldığı dönemde Başbakan Erdoğan tarafından “baş belası” olarak nitelendirilen Twitter’da yazılanlar, birçok vatandaşın gözaltına alınarak haklarında soruşturma veya dava açılmasına da yol açtı. Haziran ayında Twitter üzerinden "halkı galeyana getirici ve olayları büyütücü paylaşımlar yapıldığı" gerekçesiyle çok sayıda vatandaş gözaltına alınmıştı ve 29 kişi hakkında da dava açılmıştı. İzmir Barosu tarafından yapılan açıklamaya göre, Başbakan Erdoğan’ın 2 Haziran 2013’te söylediği “Baş belası Twiter” sözünün, polislerce talimat sayıldığı ifade edildi:
“Bu açıklamayı talimat addeden bir kısım kamu görevlisi tarafından yurttaşların özel hayatlarına, ifade özgürlüğüne saldırı mahiyetinde operasyonlar gerçekleştirildi. Birçok yurttaş gözaltına alınarak haklarında soruşturma veya dava açıldı.”



"Devlet bütün vatandaşlarını bu yolla sanal alemden kontrol etmektedir"

Söz konusu suç duyurusunda, 3 Haziran günü İzmir Kaçakçılık ve Organize Şube’de görev yapan biri komiser dört polisin herhangi bir ihbar ya da şikayet olmaksızın, direnişle ilgili Twitter’da yapılan paylaşımları kontrol etmesi ve ardından Savcı Erhan Ünlü’nün de bu paylaşımları delil sayarak hazırladığı iddianame sonucunda 29 kişiye açılan dava ile bu görevlilerin “görevi kötüye kullanma, verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme, iftira, inanç, düşünce ve kanaat hürriyetinin kullanılmasını engelleme” suçu işledikleri belirtiliyor.

Gözaltına alınan vatandaşlara ait olduğu iddia edilen paylaşımların hukuka aykırı bir şekilde “delil” olarak nitelendirildiği belirtilen ve gözaltına alınan vatandaşlar için düzenlenen tutanakları düzenleyen polislerin bu kontrol yetkisini kimden aldıklarını sorgulayan açıklamada şu ifadeler yer verildi:
Yanıtlanması gereken temel soru şudur; suça konu tespit tutanağını hazırlayan polisler bu kontrol yetkisini nerden ve kimden almışlardır? Polislere kim veya kimler bu yönde talimat vermiştir? Anlaşılan odur ki, devlet bütün vatandaşlarını bu yolla sanal alemden kontrol etmektedir.

Suça konu tespit tutanağında var olan “SOSYAL MEDYADA YAPILAN KONTROLLERDE” cümlesinin, sadece gözaltına alınan kişilerin değil daha sayısı bilinmeyen yüzlerce, binlerce kişinin iletişim adresleri ve hesapları takip edilmiş ve kuvvetle muhtemel halen de edilmekte olduğu ifade edilen açıklamada, Türkiye’de Gezi parkı eylemleriyle oluşan toplumsal muhalefet sivil halka dönük şiddet uygulamaları ile bastırılmaya çalışılmış ve ölüm ve yaralanmalara yol açan fiziksel saldırıların yanında ifade özgürlüğüne ve özel hayata yönelik müdahaleler de bu saldırı da yerini aldığı belirtiliyor.

Basın açıklamasının tam metnine http://www.izmirbarosu.org.tr/haberler/bas%C4%B1n-a%C3%A7%C4%B1klamalar%C4%B1/twitter_532014.aspx adresinden ulaşabilirsiniz.

İzmir Barosu tarafından yapılan suç duyurusuna http://www.izmirbarosu.org.tr/IzmirBaro/pdf/haber/twitter%20su%C3%A7%20duyurusu%20son%20hali.pdf adresinden ulaşabilirsiniz.