Yaşam Tarzı İnternet 09 EKİM 2012 / 15:28

Intel'in Türkiye'de yaptığı araştırma teknolojinin gençler üzerindeki etkisini gözler önüne seriyor

Intel Türkiye'de teknolojik gençlerin nabzını tuttu

Intel tarafından Türkiye çapında gerçekleştirilen gençlik araştırması, teknolojinin gençlerin yaşam tarzlarına olan etkisine ışık tutarken, teknolojinin gençlerin yaşamına dahil olmasıyla birlikte ortaya çıkan yeni alışkanlıkları ortaya koydu. 



Türkiye genelinde 26 ilde 13-29 yaş grubu 3 bin gençle yapılan Genç Türkiye Araştırması'na göre dijital cihazlar, internet ve sosyal ağlar gençler için günlük yaşamın ayrılmaz bir parçası haline gelmiş durumda.

Araştırmaya katılanların yüzde 71'nin evinde bilgisayar bulunurken, cihazların hanelere girişlerine bakıldığında en yaygın kullanım oranının yüzde 85'le cep telefonunda olduğu görülüyor. Cep telefonunu yüzde 46 ile masaüstü bilgisayar ve yüzde 41,5 ile dizüstü bilgisayar takip ediyor.

Sosyalleşmenin tanımı değişiyor

Eskiden bilgisayar kullanımının insanları asosyal bireyler haline getirdiği söylenmesine karşın, teknolojinin hayatlara gün geçtikçe girmesiyle birlikte bu görüş geçerliliğini yitirmeye başladı.

Araştırmaya göre, gençlerin 3'te 2'sinin bilgisayar kullanımının kendilerini daha fazla sosyalleştirdiğini belirtiyorlar. Gençler, sosyal ağlarda sevdikleri ve çevreleri ile girdikleri iletişimi ve gerçekleştirdikleri paylaşımı, geleneksel biçimde sevdikleriyle aynı mekanlarda geçirdikleri vakitlerdeki sosyalleşmelerinden farksız gördüklerini ifade ederken, interneti hayatlarının merkezine koymaya başladıklarına dikkat çekiyorlar.

Araştırmaya göre Türkiye’de 5 gençten 3’ünün düzenli internet erişimi bulunuyor. Kırsal kesimde ise 5 gençten 2’si düzenli olarak internete erişebiliyor. Düzenli internet erişiminin en yüksek olduğu il yüzde 79,6 oranla İzmir, en düşük olduğu il ise yüzde 15,5 oranla Van.

Gençlerin yüzde 92,4’ü bilgisayarı kendi evlerinde, yüzde 12,5’i işte, yüzde 10,4’ü de internet kafede kullandıklarını belirtiyor. İnternet erişimi Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da daha düşük olmasına rağmen, bu bölgelerde internet erişimi olan gençler, internette Türkiye ortalamasından tam bir saat daha fazla, ortalama 270 dakika zaman harcıyorlar.

Bu yoğun internet ve sosyal medya kullanımına karşın, gençlerin verimli içerikler üretmemesi büyük bir sorun olarak dikkat çekiyor.



Sabah ilk iş internete girmek

Araştırmanın dikkat çekici yanlarından bir diğeri de gençlerin sabah uyandıkları an internete girmeleri oldu. Gençlerin yüzde 8,3'ü sabah tuvalete bile gitmeden internete girdiğini belirtirken, yüzde 4,7'si yataktan bile kalkmadan internete girdiğini belirtti. Bu rakamlara bakıldığında gençlerin yüzde 28'inin evden çıkmadan önce mutlaka internete girdiğini gösteriyor.

Yine araştırmaya göre gençlerin bilgisayar başında günde geçirdikleri ortalama 330 dakikanın 228 dakikası internette geçiyor. İnternette geçen ortalama vakte bakıldığında, 276 dakika ile Doğu Karadeniz ve 264 dakika ile Güneydoğu Anadolu Bölgesi ön plana çıkıyor.

Yaş aralıklarına bakıldığında, gençlerin yaşları ve sorumlulukları arttıkça internet başında harcadıkları sürenin azalması dikkat çekiyor. 13-17 yaş aralığındaki gençler internette günde ortalama 222 dakika geçirirken, 18-24 yaş grubundaki gençler 210 dakika, 25-29 yaş grubundaki gençler ise 192 dakika geçiriyor.

Teknolojiyle birlikte yaşam tarzı değişiyor

Gençlerin yoğun teknoloji kullanımıyla birlikte değişen yaşam tarzlarına da ışık tutan araştırmaya göre, Türkiye'deki gençlerin her 3 gençten 2’si dijital cihazların insanların sosyal statülerinin bir parçası olduğunu düşünüyor. Gençlerin yarıdan fazlası teknolojik cihazları kullanmayan kişilerin çağın gerisinde kaldığını düşünüyor.

Daha önceki nesiller gündemi takip etmek için gazete ve televizyon gibi yayın organlarını tercih ederken, günümüzde bu ikili yerini internete kaptırmış durumda. Bu durum da teknolojinin gençlerin hayatlarına nasıl şekil verdiğine güzel bir örnek olarak göze çarpıyor.

Araştırmanın belki de en dikkat çeken yanı gençlerin mobil cihazlarından bir hafta vazgeçmek yerine nelerden vazgeçebileceklerini belirtmeleri oldu. Gençler, özellikle sosyal statülerinin artmasıyla birlikte mobil cihazlarına daha fazla sadakat duyuyorlar.

Gençler, mobil cihazlarını bir hafta boyunca kullanmamaktansa eşlerini ve sevgililerini dahi görmemeyi göze alıyorlar.  Alışveriş tutkunu olarak bilinen kadınların yüzde 27,7’si mobil cihazı için alışveriş yapmaktan bile vazgeçebileceğini söylüyor.

Oyun için masaüstü, sosyal ağlar için dizüstü bilgisayar

Gençlerin kullanım amaçlarına göre kullandıkları cihazları da ortaya koyan araştırmaya göre, araştırma yapmak ve oyun oynamak için masaüstü bilgisayarı, yakın çevre ile iletişime geçebilmek ve sosyal ağlara bağlanmak için dizüstü bilgisayarı tercih ettiğini gösteriyor.

18-24 yaş aralığındaki gençlerde dizüstünde önceliğin her yerden internete girmek olması dikkat çekiyor. 13-17 ve 18-24 yaş aralığındaki gençler masaüstünü en çok oyun amaçlı kullanırken, 25-29 yaş grubundaki gençler önceliklerini araştırma yapmak olarak belirtiyor.

Gençler bilgisayarlarını en çok sosyalleşme (yüzde 84,0) ve eğlence (yüzde 66,8) amaçlı kullanıyor. Bilgi ve haber alma, yüzde 65,3 oranla 3. sırada yer alıyor. Erkekler ve 13-17 yaş grubu gençler eğlenceye daha düşkün. Erkeklerin yüzde 74,8’i, 13-17 yaş arasındaki gençlerin de yüzde 77,3’ü bilgisayarını eğlence amaçlı kullanıyor.

Eğitim amaçlı kullanım 13-17 yaş grubunda yüzde 69,7 iken, 18-24 yaş aralığında yüzde 64,8’e, 25-29 yaş aralığında da yüzde 51,8’e geriliyor. Kırsal kesimdeki gençlerin bilgisayarı ürün satın almak amacıyla kentteki gençlere göre daha çok tercih etmesi dikkat çekiyor.



Her evde cep telefonu var

Araştırmaya göre, Türkiye'nin yüzde 98'inde standart ya da akıllı telefon bulunuyor. Gençlerin cep telefonu sahipliğinin en fazla olduğu bölge, yüzde 96'lik sahiplik oranı ile Doğu Karadeniz. Akıllı telefon penetrasyonuna bakıldığında, yüzde 47 ile İstanbul'un başı çektiği görülüyor. Dar gelirli hanelerin yüzde 16'sında akıllı telefon bulunması dikkat çekici bir diğer detay olarak göze çarpıyor.

Akıllı telefonların günlük ortalama kullanım süresi 128 dakika olarak belirtiliyor. Akıllı telefon kullananların 3’te 1’i her gün 3 saatten fazla bir zamanı aktif olarak cihazlarıyla harcıyorlar.

Akıllı telefon kullanımına bakıldığında yaş arttıkça telefon başında geçirilen aktif sürenin azaldığı gözleniyor. 13-17 yaş arası her 3 gençten 1’i günde 200 dakikadan fazla kullanırken, 25-29 yaş aralığındaki gençlerde bu oran 4’te 1’e düşüyor.

Kadınların daha fazla telefonla konuştuğu ön yargısını da kıran araştırmaya göre, kadınlar günde ortalama 104 dakikalık telefon konuşması yaparken, erkeklerde bu oran 110 dakikaya çıkıyor.

Teknolojiyle birlikte gelişen yeni etik kurallar

Genç Türkiye Araştırması, mobil cihaz ve internet kullanımında dünyada olduğu gibi Türkiye’de de bir takım etik kuralların yerleşmeye başladığını net biçimde gösteriyor. Gençler özellikle toplu taşıma araçları gibi halka açık alanlarda yüksek sesle telefonla konuşulmasından rahatsızlık duyarken, sosyal medyada kendileriyle ilgili fotoğrafların ya da belgelerin izinsiz bir şekilde yayınlanmasından şikayetçi oluyorlar.

Araştırmadan çıkan sonuçları değerlendiren Intel Türkiye Genel Müdürü Burak Aydın, şirket olarak öncelikli amaçlarının gerçekleştirdikleri araştırmalarla toplumun değişen istek ve ihtiyaçlarına ışık tutmak olduğunu ifade etti. Aydın, gençlerin geleceğin taşıyıcıları ve itici güçleri olduğunu belirtirken, gençlerin teknolojiye bakış açılarının ekonomik gelişmişlik ve geleceğe dönük girişimler konusunda çok büyük önem taşıdığının altını çizdi.

Aydın, gençlerin teknolojiyle bu kadar iç içe olmalarına karşın halen klasik meslekleri tercih ettiklerini belirtirken, bu durumun zaman içinde değişeceğini ifade etti.
YORUMLAR
semra yenigun 04 ŞUBAT 2014 / 15:55 0 0
Bir psikolog dr.olarak yaziniz cok gercekci butunuyle katiliyorum