Yaşam Tarzı İnternet 25 EYLÜL 2012 / 13:32

Facebook ve Twitter’da öncelik politika olmuyor

Radikal Gazetesi’nden İpek İzci’nin röportajında gazeteciler Dağhan Irak ve Onur Yazıcıoğlu, “Türkiye ve Sosyal Medya” isimli kitaplarından söz etti. Okuyan Us’tan çıkan kitabı okumadan önce gerçekleştirilen röportajın satır başlarını aktarmak istedik.



İki gazetecinin verdiği bilgilere göre, Twitter’ın sansürlendiği üzerine bir belge yok ancak aynı anda daha az yazılan etiketin “trending topic” (TT-gündem) olduğu ispatlanabiliyor. Facebook’un Türkiye ofisinin özellikle eşcinsellerin haklarına yönelik grupları ahlaka mugayir içerikten kapattıklarını hatırlatan Dağhan Irak, Twitter’ın özgürlüklerin timsali olarak algılanmasına tepki gösteriyor. Onur Yazıcıoğlu da bir eklemede bulunarak, “Mesela Ahmet Kaya’yla ilgili bir şeyler kesinlikle TT olacakken olmadı. Ya da PKK ile ilgili devletin politikasının çok dışında bir şey varsa Twitter mesajı ortalıktan kayboluyor” açıklamasını gerçekleştiriyor.

Kuzey Afrika’da gerçekleşen Arap Baharı üzerine de görüşlerini bildiren gazetecilerden Onur Yazıcıoğlu, “Mısır halkının yüzde 0.26’sı Twitter kullanıcısı. O kadar insanla devrim olmaz. Bir de mecraya devrimci refleksler yüklemek çok sağlıklı değil. Evet, mecra o refleksi harekete geçirebilir ama yoktan yaratmaz. O yüzde 0.26 içinde o kadar güçlü kanaat önderleri vardı ki tek bir şey yazmaları milyonlarca insanı sokağa dökebiliyordu” şeklinde görüşlerini açıklıyor. Yazıcıoğlu, benzer bit refleksin kannat önderi olmadığı için Türkiye’de gösterilemeyeceğine inanıyor.

Sosyal medya kişilerin kaderlerini değiştiriyor

Ahmet Şık’ın taslak halinde “İmamın Ordusu” kitabı sosyal medya üzerinden paylaşılarak çok geniş bir kitleye ulaşmıştı. Şık’ın tahliyesinde de bu geniş kitlenin etkisinin çok olduğu konuşuldu. Yapılanın sivil itaatsizlik olduğunu belirten Onur Yazıcıoğlu bu konuya da şu şekilde değiniyor:

“Evet o kitabı suç unsuru olmaktan çıkaran, Ahmet Şık’la Nedim Şener’in tahliyesini sağlayan şeydir o sivil itaatsizlik. Ama kitap 20 bin filan paylaşıldı ve biz 32 milyon kullanıcısı olan bir mecradan bahsediyoruz. 32 milyonda 20 binin bir etkisi vardır ama devrim oldu mantığına kapılırsanız yanılırsınız. Yani başka bir kitabı iki, üç milyon paylaşabilecek gruplar var, bir ara Başbakan o imayı yapıyordu: 'Ben de kendi adamlarımı sokağa salarsam ne olur.' Bu şu demek: Türkiye ’deki muhalif azınlık işe yaramayan bir azınlık, kazanım sağlayamayan bir azınlık değil. Neyin etkisinin ne olduğunu ölçmek önemli ama işi farklı bir yere de koymamak lazım.”

Kitapta nelerden bahsedildiğini aktaran iki gazetecinin diğer bahsettiklerinden satır başları şu şekilde:

• Twitter ’da genellikle sol, sosyalist, Kemalist, ulusalcı çizginin baskın olduğunu gözlemlediğimiz için, Facebook ya da haber sitesi yorumları toplanırken, mutlaka muhafazakâr, İslamcı, sağ toplulukların bulunduğu siteleri karşıt görüş olarak yerleştirdik.

• Twitter ’a baktığınızda Türkiye ’nin olduğundan daha politize bir sosyal medyaya sahip olduğunu zannedebiliyorsunuz. Ama araştırmalarımızı yaparken gördük ki, politik konular gündemde neredeyse hiçbir zaman ilk sırayı almıyor. Futbol , magazin , TV dizileri her zaman için politik içeriğin çok üstünde. İstisnalarını sadece Van depremi, Uludere olayı ve Ahmet Şık - Nedim Şener duruşmalarında gördük.

Adnan Oktar, sosyal medyayı kovalıyor. Ekşisözlük’te uzun süre hiçbir şey yazılamadı hakkında. Haberturk.com, onunla ilgili bir haber yaptığında yoruma kapatıyor sayfayı.

• Ekşisözlük başlangıçta orta, üst-orta sınıf, büyük şehirli, ağırlıklı olarak Kemalist ya da merkez sol, üniversiteli kullanıcıların söylemi belirlediği bir alanken, bugün daha genç, Anadolulu, AKP ya da MHP sempatizanı, bir kısmı Gülen cemaatine sempati duyan kullanıcıların da oldukça kalabalıklaştığı bir mecra.

• TRT Haber ile ilgili bir resim paylaşıldı, “Şehit cenazeleri duble otoyollar sayesinde ailelerine daha çabuk ulaştırıldı” diye ve linç edildi TRT Haber. Photoshop olduğu anlaşılabilecek bir şey ama söylentiye çok açık bir ortam sosyal medya . Üstelik toplum inanmaya ve linç etmeye hep hazır.

• Hacker temelli, kimliğini kaybederek muhalefet etme üzerine kurulu bir toplumsal harekettir hacktivizm ve bugün Redhack ’in yaptığı şeydir. Ama Türkiye ’de şu var: Muhalefet anonim olmak istemiyor. Türkiye muhalefetinin önceliği anonim olmak değil, ego sahibi olmak. Bunu hem siyasal açıdan hem muhalif insanlar açısından ele alabilirsiniz, ikisinde aynı ego var. Mantık aynı: “Muhalif olalım ama bizim muhalif olduğumuz tarihe not düşülsün.

Yazarlar Hakkında:

Dağhan Irak, Galatasaray Üniversitesi İletişim Fakültesi mezunu. Yüksek lisansını Boğaziçi Üniversitesi Atatürk Modern Türkiye Tarihi Enstitüsü'nde yaptı. Pek çok dergide, Taraf, BirGün ve Evrensel gibi gazetelerde yazarlık yaptı. Uluslararası bir sosyal medya ajansının Türkiye analistliğini üstlendi.

Onur Yazıcıoğlu, 1980 yılında Eskişehir'de doğdu. Anadolu Üniversitesi İletişim Bilimleri Fakültesi İletişim Bölümü'nden mezun oldu. Aktüel Dergisi, Goal.com ve Eurosport Türkiye'de muhabir, editör ve yazar olarak çalıştı. Uluslararası bir sosyal medya ajansında, araştırma sorumlusu olarak görev aldı. Şu anda NTV'de program editörlüğü yapıyor.

Söyleşinin tamamını http://www.radikal.com.tr/Radikal.aspx?aType=RadikalDetayV3&ArticleID=1101542&CategoryID=138 adresinde bulabilirsiniz.