Yaşam Tarzı İnternet 29 NİSAN 2013 / 10:50

CISPA masada kaldı (Şimdilik)

Siber güvenliği tehdit etme potansiyeli bulunan durumlarda kişisel verilerin ABD hükümetiyle paylaşılmasını öngören tasarının Senato'da oylanmayacağı açıklandı ve şimdilik CISPA tehlikesi son buldu.



Siber İstihbarat Paylaşım ve Koruma Yasası (CISPA) ABD Başkanı Barack Obama’nın masasına doğru hızla ilerliyordu. ABD Temsilciler Meclisi’ndeki yasa tasarısı 288’e 127 oyla kabul edilerek Senato’ya gönderildi. Ancak kamuoyunda oluşan tepki nedeniyle yasa tasarısının Barack Obama'nın önüne geçmeden Senato'da durduruldu. Tasarı oylanmayacak ve taslak olarak Senato'da kalacak.

Geçtiğimiz yıl da yasa tasarısı yasalaşmadan Senato'dan dönmüştü. Destekleyen şirketler tarafından, lobi faaliyetleri için yaklaşık 650 milyon dolar kullanılırken internet aktivistleri, sivil toplum örgütlerinin baskısı sonucunda yasa tasarısı yeniden durduruldu.

Dünyanın dört bir yanında tartışmalara konu olan yasa tasarısı, kişisel bilgilerimizi bulunduran şirketlerin bu verileri, sahibinin haberi olmaksızın hükümet yetkilileriyle paylaşmasına izin veriyor. Hatta hükümetin kişisel verileri daha sonra üçüncü parti şirketlerle paylaşarak siber suçlular ve hacker’lar ile savaşmak için kullanılabiliyor.

Bu durumu daha iyi anlatmak için hayatımızın bir parçası haline gelen Facebook, Twitter, Google ya da diğer teknoloji şirketleri üzerinden gidelim. Zira bu ABD’de çıkan bu yasa, ABD vatandaşı olmayan ancak ABD şirketlerinden hizmet alan bizler açısından da önem taşıyor. Bahsi geçen ABD şirketleriyle paylaştığımız tüm veriler, hiçbir mahkeme kararı ya da kullanıcı rızası olmadan ABD hükümeti ve dolayısıyla bir başka ABD şirketiyle paylaşılabilecek. Bir başka değişle e-postalar, bulutta depolanan doküman ve dosyalar, sosyal medyadaki özel paylaşımlar ABD hükümeti tarafından izlenebilecek.

Yasalar çiğneniyor muydu?

Yasanın ABD içindeki eleştiriler arasında, doğrudan insan hakları ihlali yapıldığı belirtildi. ABD yasalarında bulunan “hiç kimsenin sebepsiz yere araştırılamayacağı” yönündeki ifadelerin çiğnendiği aktarıldı. Bununla birlikte paylaşılan her mahrem verinin ötesinde sağlık ve bankacılık kayıtları gibi kritik verilerin de paylaşılmasının önünde hiçbir engel bulunmadığı eleştirileri getirildi. “ABD’nin ulusal güvenliğini tehlikeye atacak her konunun araştırılması” sözleriyle hükümetin internet üzerindeki tüm kontrolü yasallaştırmaya çalıştığı söylendi.



Yasayı savunanlarsa artan siber saldırıları örnek göstererek, önceden önlem alınmasının önemine değindi. Yasanın yaratıcıları arasında yer alan Cumhuriyetçi Mike Rogers, bu ulusu korumakla yükümlü olduklarını ve siber bilgi paylaşımını korumanın büyük önem taşıdığını vurguladı. Rogers, Çin’den gelen siber saldırılara ve Boston’daki patlamaya dikkat çekerek yasaya destek verilmesi gerektiğini bildirdi.
Kimler destek veriyor?

Geçtiğimiz yıl yasa tasarısını yalnızca 40 demokrat desteklerken, bu sayı son oylamada 92’ye yükseldi. Bunun sebebi olarak Viacom, Time Warner, Verizon gibi şirketlerin lobi faaliyetlerine ayırdığı 84 milyon doların etkisi olduğu tahmin ediliyor. Yasa tasarısının gündemi bu denli meşgul etmediği zamanlarda Microsoft, Yahoo, Facebook ve Google gibi özgürlüğü savunan şirketler yasaya destek verirken, kamuoyu baskısının ardından desteklerini çektiler. Yine de bu şirketlerin açıkça olmasa da yasaya destek verdikleri, protestolara katılmamalarından görülebiliyor.

EFF, ACLU ve Reporters Without Borders gibi sivil toplum kuruluşları yasanın çıkmaması için önemli kampanyalar yürüttü. Wikipedia kurucu Jimmy Wales ve internetin babası olarak bilinen Tim Berners-Lee yasanın çıkması durumunda internetin sonunun geleceğini ifade etmişti. Firefox tarayıcısının yapımcısı Mozilla da yasanın çıkmaması için mücadele edenler arasında yer aldı.

H.R. 624 olarak geçen yasa tasarısı için resmen destek verenlere bakıldığında EMC, HP, IBM, Oracle, Symantec, Intel gibi şirketleri görmek mümkün. ABD Başkanı Barack Obama, yasanın masasının önüne gelmesi durumunda bu haliyle onaylanmasının mümkün olmadığını deklare etmişti.