Yaşam Tarzı İnternet 13 TEMMUZ 2011 / 14:00

Adaletin temeli sosyal medyaya uzandı

ABD hukuk mercileri giderek artan bir biçimde, kişinin bilgisi dışında kullanıcı hesaplarına detaylı erişim izni sağlayarak Facebook’ta kişi ile ilgili arama yapıyor.



Reuters’in Westlaw yasal veri tabanında yaptığı bir araştırmaya göre, 2008 yılından beri, federal yargıçlar en az iki düzine kararı alırken, bireylerin Facebook hesaplarında araştırma yapma, mesajlar, durum bilgileri, video ve fotoğraf linkleri, geçmiş ve gelecek döneme yönelik takvimler, duvar mesajları ve reddedilen arkadaş talepleri gibi içerikleri takibe alma iznini verdi. Arama izni isteyen federal yapılar arasında FBI, CIA ve DEA gibi istihbarat kuruluşları bulunuyor.

Facebook arama izinleri, genelde bir kullanıcının ‘Neoprint’ ve ‘Photoprint’ini istiyor. Bunlar; Facebook’un detaylı bir profil ve fotoğraf bilgisini tanımlamak için kullandığı tabirler ve bu bilgilere kullanıcılar bile erişemiyor. Bu uygulamalar, adli kuruluşların çalışma programında ‘Facebook’tan verinin nasıl istenebileceği’ başlığında yer alıyor.

Westlaw’ın araştırması ise federal kuruluşlara 2011 yılının başından beri Facebook’ta araştırma başlığında en az 11 erişim izni verildiğini ortaya koyuyor ve bu rakam, 2010 yılı toplamının bile neredeyse iki katı. Facebook yönetimi ise şirkete bu şekilde erişim izni olan kaç mahkeme kararı olduğunu belirtmiyor, Facebook’un kullanıcı gizliliği konusundaki hassasiyetine dikkat çekiyor.

Sosyal ağlar kişisel gizliliğini önemsemezken hukuksal malzeme depolama alanına dönüşüyor

Araştırmada görülen izinlerin hiçbiri, bir kişinin yasadışı arama ve yakalamaya karşı anayasal hakkının çiğnendiği yönünde karşı suçlaması ile karşı karşıya kalmadı. Bazı hukukçulara göre Facebook aramaları böyle bir suçlama ile karşı karşıya zaten kalamaz. Çünkü davalılar, arkadaşlarını veya soruşturmanın bir parçası olarak görülen web sayfalarının sahiplerini bilmeyebilir.

Hukuki yapıya göre, ne Facebook ne de devlet, bir kullanıcı hesabı adli mercilerin araştırmasına konu olduğu zaman kullanıcıyı bilgilendirmekle yükümlü değil. Ama soruşturmayı yapanların, elde ettikleri kanıtları davalıya açıklaması da gerekiyor.

Twitter ve diğer bazı sosyal medya siteleri ise resmi olarak bir politika uyguluyor ve adli merciler bir kullanıcının profilini arama talebinde bulunduğu zaman, kullanıcıyı da bu konuda bilgilendiriyor. Twitter, kullanıcıların haklarını korumaya yardım etmeyi, bir politika olarak belirlediğini belirtirken, Facebook yetkilileri ise benzer bir politikaları olup olmadığı veya böyle bir uygulamayı hayata geçirme planlarının varlığı konusunda yorum yapmadı.

Son bazı olaylarda Facebook, ne hesap sahiplerini ne de onların avukatlarını adli araştırma ile ilgili bilgilendirmedi. İşte bu yüzden Facebook araştırmaları, yeni bir yasal soruna kapı açıyor: Devletin üçüncü partilerde yapılarda kişisel bilgi araştırmasına karşı, birey ne kadar korunmaya sahip? Hukukçulara göre tüm bu sorunlar, dijital medya çağında kişisel verilerin gizliliği konusunda mahkemelerin ne kadar yetersiz kaldığını da ortaya koyuyor.