Yaşam Tarzı İnternet 05 TEMMUZ 2012 / 11:02

ACTA Avrupa'da reddedildi

ACTA Avrupa'da reddedildi

Geçtiğimiz yıl geniş bir katılımla Tokyo’da imzalanan Sahtecilik Karşıtı Ticaret Sözleşmesi, Avrupa Parlamentosunda reddedildi. Böylece internette sansürü tetikleyeceği için dünya çapında protestolara neden olan sözleşmede zafer protestocuların oldu.

[caption id="attachment_53361" align="alignnone" width="455" caption="Yeşil Parti üyeleri ACTA'nın Parlamentoda reddedilmesi için yoğun çaba gösterdi"][/caption]

Avrupa Parlamentosu, internette ifade özgürlüğünün önüne geçmesi beklenen Sahtecilik Karşıtı Ticaret Sözleşmesi (ACTA) 478 red, 39 evet oyuyla kabul edilmedi.

Ticaret sözleşmesini ilk olarak Anonymous, internet üzerinde başlattığı protestolarla gündeme taşıdı. Ardından birçok kişi sokaklara dökülerek ACTA’nın kabul edilmemesi için protestolarda bulundu.

Şubat ayında Avrupa Birliği Adalet Divanı, sosyal ağların, müzik ve diğer telifli içeriklerin yasadışı paylaşımını önlemek için genel filtreler yüklemekle mecbur tutulamayacağı kararına vardı. Bu kararın da parlamentoda etkili olduğu düşünülüyor.

Avrupa Birliği üyeleri dışında da birçok ülkenin katılımıyla imzalanan sözleşmede gözler şimdi diğer ülkelere çevrildi. Zira bu karar sadece AB üyelerini bağlayıcı olacak. Avrupa ülkeleri dışında Avustralya, Kanada, Meksika, Fas, Yeni Zelanda, Japonya, Singapur, Güney Kore, İsviçre ve ABD sözleşmeyi imzalayan ülkeler arasında yer aldı.
ACTA nedir?

Sahtecilik Karşıtı Ticaret Sözleşmesi (Anti-Counterfeiting Trademark Agreement -ACTA), 22 Avrupa Birliği ülkesi ve AB’nin kendisinin de bulunduğu Büyük Britanya, Avusturya, Belçika, Bulgaristan, Çek Cumhuriyeti, Danimarka, Finlandiya, Fransa, Yunanistan, Macaristan, İrlanda, İtalya, Letonya, Litvanya, Lüksemburg, Malta, Polonya, Portekiz, Romanya, Slovenya, İspanya ve İsveç ülkelerinin imzaladığı bir anlaşma metni. Avrupa ülkeleri dışında Avustralya, Kanada, Meksika, Fas, Yeni Zelanda, Japonya, Singapur, Güney Kore, İsviçre ve ABD sözleşmede taraf oldu.

Yapılan anlaşma çerçevesinde fiziksel ve sayısal taklit ürünlere karşı işbirliğinde bulunulması öngörülüyor. İnternet servis sağlayıcılarında hükümetlerin isteği doğrultusunda engellemeler yapılmasını içeren anlaşmanın doğrudan paylaşım sitelerinin ve internetteki ifade özgürlüğünün önüne geçmesinden endişe ediliyor.