Yaşam Tarzı İnternet 04 KASIM 2011 / 16:37

'Yasaklama refleksinden uzaklaşılmalı'

INETD Başkanı Doç. Dr. Mustafa Akgül, 5651 sayılı 'İnternet Yasası'nda ilişkin değişiklik önerilerinin istenen amacı sağlamayacağını söyledi.



İnternet Teknolojileri Derneği (INETD) Başkanı Doç. Dr. Mustafa Akgül, 5651 sayılı yasada öngörülen değişiklik taslağına ilişkin, ''Taslak, 5651'ın genel çerçevesine dokunmadan, kötü yazılmış ve uygulamada sorun çıkartmış bazı maddelerde düzeltme yapmaya çalışmaktadır. Bu maddeleri düzeltme çabasını takdir etmekle birlikte, bunların da istenilen amacı sağlayacağı konusunda ciddi endişelerimiz var'' dedi.

Akgül, 5651 sayılı internet ortamında yapılan yayınların düzenlenmesi ve bu yayınlar yoluyla işlenen suçlarla mücadele edilmesi hakkında yapılması planlanan değişiklik taslağına ilişkin bir açıklama yaptı.

İnternetin marjinal sorunlarını, internetin gelişmesine zarar veren düzenlemeler yerine, insana yatırım yapan diyalog, hoşgörü ve öğrenme ile çözmeye çalışmak gerektiğini vurgulayan Akgül, Birleşmiş Milletler, Avrupa Konseyi, Avrupa Parlamentosu, AİHM ve Article19 oluşumunun, interneti ifade özgürlüğü içinde değerlendirdiğini aktardı.

'İnternet ifade özgürlüğünün temel bir aracıdır'

Akgül, internetin ifade özgürlüğünün temel bir aracı haline geldiğini, fikirlerin ve bilginin internette serbestçe dolaşmasının devletlerin temel görevleri arasında olduğunu belirtti.

Yurttaşın internete erişim ve bilgi okur yazarı olması temel bir yurttaşlık hakkı olarak anayasalara girmeye başladığına işaret eden Akgül, ''Uluslararası hukukta internet yasakları ancak çocuk pornosu, şiddete çağrı, nefret söylemi ve soykırımı teşvik halinde mümkündür. Siber suç sözleşmesi içerik açısından çocuk pornosu ve fikri hakları saymaktadır ve erişimin engellenmesinden bahsetmemektedir. Türkiye yasaklama refleksinden uzaklaşmalıdır'' dedi.

5651 sayılı yasanın hızlı çıkmış bir yasa olduğunu belirten Akgül, şunları kaydetti:

''Taslak, 5651'ın genel çerçevesine dokunmadan, kötü yazılmış ve uygulamada sorun çıkartmış bazı maddelerde düzeltme yapmaya çalışmaktadır. Bu maddeleri düzeltme çabasını takdir etmekle birlikte, bunların da istenilen amacı sağlayacağı konusunda ciddi endişelerimiz var. Değişiklik, esas olarak, erişimi engellemeyi, uyar-kaldır çabası başarısız olduktan sonra ancak katalog suçlarla sınırlı olmasını sağlamaya çalışmaktadır. Usule ilişkin ek düzenleme, İnternet Kurulu'na idari itiraz ve mahkemeye başvuru hakkı sağlamaktadır.''

Ne yapılması gerekiyor?

Akgül, Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı'nın resen hiç bir erişimi engelleme kararı vermemesi gerektiğini bildirerek, şöyle devam etti:

''Erişimi engelleme kararı tercihen uzman mahkemelerce uzman görüşü alınarak, zararlı olduğu iddia edilen nesnenin o URL'de olduğu doğrulandıktan sonra verilmelidir. Verilen karar her ay gözden geçirilmelidir. Tedbir kararının kesinleşmiş karar gibi süresiz uygulanmasının önüne geçilmelidir. Çocuk pornosu dışında, makul sürede dava açılmadığı takdirde tedbir kararının otomatik kalkması sağlanmalıdır. Sürece saydamlık getirilmelidir. Yasaklama kararını hangi mahkemenin verdiği, ilgili URL, gerekçe ve karara erişim kamuya, en azıdan STK'lara açık olmalıdır. İnternet Kurulu'nun yanında STK'lar da mahkemelere yasak geçerli olduğu sürede başvurabilmelidir.

IP temelli yasaklama çok büyük haksızlık yapmaktadır; blogger, wordpress örneklerinde defalarca yaşadık. IP yasaklamayı kısıtlayan net ifadeler eklenmelidir.''

Taslağın 7. maddesinin de kaldırılması gerektiğini savunan Akgül, internet cafelere, yasanın açıkça yazmadığı kısıtlamaların yönetmeliklerle getirildiğini ve idari makamlara çok muğlak yönetmeliklerle para cezası yetkisi verildiğini belirtti.

Taslakta, ''toplu kullanım sağlayıcının'' tanımının da olmadığını ifade eden Akgül, ''3-4 kişilik bir ailenin, köşedeki pastanenin, bakkalın bile toplu kullanım sağlayıcısı sayılması mümkündür'' şeklinde görüşünü belirtti.