Hukuk 02 EYLÜL 2013 / 10:09

Yıldırım: "İnternet hem ilaç hem de zehir gibi"

Ulaştırma, Haberleşme ve Denizcilik Bakanı Binali Yıldırım, internet suçlarıyla ilgili yeni düzenlemeler için çalışıldığını açıkladı.



NTV'nin sorularını yanıtlayan Yıldırım, internet suçları ve merkezi yurt dışında olan şirketlerin Türkiye'deki faaliyetlerinde uymaları gerekenler konusunda açıklamalarda bulundu.

Meclisin açılmasıyla torba yasada bilişim suçlarını gündeme getireceklerini dile getiren Yıldırım, "Bu yasada en önemli konu, gelişen internet. İnternet 10 kat gelişti. İnternet ilaç gibi. İnternet aynı zamanda zehir gibi. Her güzel şeyin olumsuz yanı da var. O yüzden internetin daha yaygın kullanılması özgür kullanılması, bu arada yasal boşluklar oluyor" dedi.

İnternet kullanımının hukuki altyapısının olmadığına dikkat çeken Yıldırım, dünyada da benzer bir sorun yaşandığını aktardı. Bir çerçeve oluşturacaklarını ve tanımlar yapacaklarını belirten Yıldırım şunları söyledi:
"Somutlaştırmak yerinde olur. Sizin adınıza biri bir hesap açıyor, her türlü hakareti yapıyor, sonra farkına varıyorsunuz. 'Ver hesabını' diyorsunuz, benim haberim yok diyor. Bu düzenlemenin amacı bu ve buna benzer olayları düzeltmek."

Binali Yıldırım, Türkiye dışından ülkemize yönelik faaliyette bulunanların uyacakları kural ve kaidelerle tedbirlerin de yasada yer alacağı bilgisini verdi.

"Sosyal medyada hukuki düzenleme mümkün değil"

Daha önce sosyal medyada bir düzenlemenin gerekli olup olmadığını sorduğumuz Bilişim Hukuku Uzmanı Avukat Gökhan Ahi, sosyal medyada bir düzenlemeye gerek olmadığını ifade etmişti:
“Sosyal medya ortamındaki eylemlerin suç sayılması için ayrıca bir referansa gerek yok. Geleneksel yöntemlerle işlenebilen her tür hakaret, tehdit, şantaj, isyana teşvik vs. suçları sosyal medya ortamında da işlenebilmektedir.”

Ahi’ye göre, Türk Hukuku’na göre, içeriği kim oluşturmuşsa o içeriğin hukuki sorumlusu odur. “Bu sebeple de başkasının Twitter mesajını paylaşmak (retweet etmek) veya beğenmek (like) diye tabir edilen içerik paylaşımlarında, o içeriğin benimsendiğine veya benimsenmediğine dair bir irade saptamak mümkün değildir. Bu durumda, hiç kimse konusu suç olsa bile, bir başkasına ait olan içeriği paylaştığı için sorumlu tutulamaz” diyen Ahi, sosyal medya için yeni bir kanuni düzenlemeye gerek olmadığını belirtti. Sosyal medyanın doğası gereği çoklu ve kaotik bir yapıda olduğunu belirten Ahi, bu alanda hukuki bir düzenlemenin mümkün olmayacağını sözlerine ekledi.

Gelişmiş ülkelerdeki durumu aktaran Ahi şunları söyledi:
“Diğer gelişmiş ülkelerde, sosyal medyaya ilişkin özel bir düzenleme yok. Yani önümüzde model olacak bir düzenleme olduğunu söyleyemeyiz, çünkü bu alanın hukuki düzenlemeden çok bilinçli kullanımla yerine oturacağına olan inançlar oldukça kuvvetli.”