Hizmet 28 AĞUSTOS 2014 / 10:15

Egzoz kirliliğine karşı İTÜ’nün projesi

İstanbul Teknik Üniversitesi ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi Elektrik Tünel Tramvay İşletmeleri(İETT) işbirliği kapsamındaki “İstanbul’daki Dizel Motorlu Toplu Taşıma Araçlarının Egzoz Filtrelerini Temizlemeye Yönelik Yeni Bir Sistem Geliştirilmesi”adlı proje İstanbul Kalkınma Ajansı tarafından “Verimli ve Temiz Enerji Mali Destek Programı” çerçevesinde desteğe layık görüldü. İTÜ’nün yürüteceği proje, İstanbul başta olmak üzere Marmara Bölgesindeki ulaşım ve toplu taşımadan kaynaklanan hava kirliliğini azaltılmayı, ulaşımda enerji verimliliği gibi konularında bilimsel ve inovatif teknik çalışmayı gerçekleştirmeyi hedefliyor.

Projenin, Ulaşım ve toplu taşımdaki araçlarda yakıt sarfiyatı – egzoz emisyon konularındaki sorunların ortadan kaldıracağı, toplu taşıma uygulamalarında enerji verimliliği değerleri arttırıp, egzoz emisyonlarının neden olduğu tüm zararlı etkileri en aza indirmesinin gerçekleştireceği konuşuluyor.

Proje İTÜ Maslak, İETT İkitelli ve Ayazağa Garajı ile Sarıyer-Küçükçekmece hatlarında uygulanacak. Söz konusu hatların yol koşulları dikkate alınarak belirlendiği, yakın zamanda da test sürüşlerine başlanacağı belirtiliyor.

Daha temiz, çevreye duyarlı bir toplu taşıma

1 yıl sürmesi beklenen projenin hedefleri arasında; toplu taşıma sistemlerinde yakıt - egzoz etkileşimleri hakkında bilgi artışı, egzoz sistemi ve filtrelerin bakım-onarım-temizlik uygulamaları için yeni bir sistemin geliştirilmesi, toplu taşıma uygulamalarında egzoz sistem kirliliğinden kaynaklanan ek yakıt sarfiyatında düşüş, toplu taşıma araçlarının sebep olduğu zararlı egzoz emisyon değerlerinde düşüş, toplu taşımada kullanılan yakıtın daha etkin ve daha verimli kullanılması, egzozdaki kirli filtrelerin sebep olduğu fazla enerji tüketiminin azaltılması, egzoz ve yakıt arasında enerji verimliliği koşullarının tespiti ve ideal koşulların yakalanması, mevcut enerjinin maliyete uygunluğuna ilave çevreye duyarlı bir şekilde kullanımının sağlanması, Dünya Sağlık Örgütü (WHO), Amerika Çevre Örgütü (EPA) ve Avrupa Birliği Egzoz Normlarının yakalanması, toplu taşıma ve yoğun trafikten kaynaklanan hava, su ve çevre kirliliklerinin önlenmesi, fosil yakıt kullanımına bağlı çevre kirliliklerinin neden olduğu hastalık ve olumsuz psikolojik etkilerde azalış, egzoz emisyonlarından kaynaklı rahatsızlıklara bağlı sağlık giderlerinin azaltılması ve daha temiz, çevreye duyarlı bir toplu taşıma bulunuyor.

“Kirlenen egzoz filtreleri aracın sebep olduğu zararlı egzoz emisyon oranını artırıyor”
Projeyle ilgili bilgi veren Metalurji ve Malzeme Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi ve ATUM Müdürü Prof.Dr. Cüneyt Arslan: “Nüfus bakımından Türkiye’nin en kalabalık ili olan İstanbul’da trafiğe çıkan araçların sayısı gün geçtikçe artıyor. Bu artış ulaşımda birtakım sıkıntılar getirmekle birlikte motorlu araç kaynaklı egzoz emisyonları doğal çevreyi olumsuz bir şekilde etkiliyor. Sorunların çözülebilmesi için şahsi araçları trafikten azaltma planları yapılmakla birlikte İstanbul’da yasayan insanların toplu tasıma aracı kullanmaları için de birtakım teşvik çalışmaları da yürütülüyor. İBB İETT bünyesinde bulunan toplu taşıma araçlarının çoğu Euro 3, Euro 4 ve Euro 5 standartlarında olmasına rağmen İstanbul bölgesindeki yol koşulları ve yakıt türünün yanı sıra aşırı yolcu kapasitesi de egzoz sistemleri ve bu sistemlerdeki mevcut standartları doğrudan etkiliyor. Egzoz sistemlerindeki mevcut filtrelerin bakımı normal şartlarda 150.000-250.000 km arasında yapılıyor. Bu egzoz filtreleri, gün içi sefer fazlalığından dolayı kısa sürede kurum, yağ ve metalik parçalar tarafından doluyor. Kirlenerek tıkanan filtreler, normal koşullarda olması gereken egzoz akısını engelleyerek aracın çekiş gücünü düşürüp yakıt sarfiyatını artırmakta ve filtre performansını azaltarak aracın sebep olduğu zararlı egzoz emisyon oranını artırıyor” dedi.

Sağlığa da zarar
Prof. Arslan İstanbul’da günlük toplu taşıma hizmetini kullanan yaklaşık 5 milyon insandan 1,5 milyon yolcunun otobüs ulaşımını kullandığını, kirlenen filtrelerin temizlenmesinin ülkemiz açısından büyük önem arz ettiğini belirtti ve emisyonların sağlık açısından taşıdığı riskleri şöyle açıkladı: “Özellikle egzoz emisyonlarının sağlık açısından birçok olumsuz etkileri bulunuyor. Bu zararlı etkenlere maruz kalan insanlar beyin, kalp veya akciğer hastalıklarına yakalanarak erken ölümle karşılaşabilmekte. EPA’ nın belirlediği istatistik verilerine göre egzoz emisyonlarının en tehlikelisi olan partikül maddenin (PM10) ortamda 15 microgram (μg/cm3) artısı günlük ölümlerde yüzde 0.6 – 1.2, genel ölümlerde yüzde 0.6’lık bir etkisi bulunuyor. 65 yaş üzerinde ise Astım- Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalıklarında (KOAH) yüzde 1 artışa neden oluyor; ayrıca her yıl ortalama 4214 kişi kardiyovasküler, 280 kişi Akciğer hastalıklarına yakalanıyor ve bu vakalar erken ölümle sonuçlanıyor.”

“Filtreler ülkemizde henüz üretilememekte olup yüksek fiyatlarla yurt dışından tedarik ediliyor”

Dünya Sağlık Örgütü (WHO) başta olmak üzere Avrupa (EURO) ve Amerika (EPA) insan sağlığı ve çevreyi korumak amacıyla egzoz emisyonlar için limit değerler belirlediğini, ilaveten 2010 yılı itibariyle egzoz emisyonlarını azaltan egzoz filtrelerinin de bakımı ve temizlenmesi konularında katı kurallar koyduğunu belirten Arslan, projenin mali boyutuyla ilgili: “Mevcut yasal düzenlemelerin uygulanabilmesi koşulu, yanmanın iyileştirilmesi ve yardımcı ekipmanlarla egzoz emisyon seviyesinin kontrol altına alınması ile mümkün. Araçların motor kısmında yapılacak düzenlemeler emisyon oranlarını istenilen seviyeye düşüremeyeceği fikriyle yanma sonrasında kullanılmak üzere çeşitli teknoloji ve teknik uygulamalar geliştirilmiş. İstenilen normları yakalamak amacıyla geliştirilen ileri teknoloji ürünü egzoz-filtre sistemleri de bu uygulamaların en başında yer alıyor. İthal edilen araçların egzoz sistemlerinde, emisyon değerlerini ve bu emisyonların zararlı etkilerini azaltan filtre düzenekleri mevcut. Bu kapsamda kullanılmakta olan filtreler DOC, DPF, CDPF ve SCR adındaki filtrelerdir. Bu filtreler ülkemizde henüz üretilememekte olup yüksek fiyatlarla yurt dışından tedarik ediliyor. Yüksek performansa sahip çevreci bu filtrelerin yaklaşık fiyatları ise DOC 1500- 2000 Dolar, DPF 3000-3500 Dolar, CDPF 4500-5000 Dolar, SCR ise 2000-2500 Dolar arasında bulunuyor. Filtrelerin üretimi ileri bir teknoloji ile sağlanıp bakım ve temizliği de en modern yöntemlerle yapılıyor. Amerika’da bu yöntemler kullanılarak kirli filtreler 500-1000 Dolar civarlarında bir maliyet ile temizleniyor. Kuzey Amerika’da yapılan bilimsel bir araştırma, 2012'de sadece 230 bin adet DPF temizlendiğini, temizleme için harcanan bütçenin 69,7 milyon dolar olduğunu ortaya koydu. 2015 yılında temizlenecek adedin 450 bine, bütçenin ise 112,1 milyon dolara yükseleceği öngörülüyor” dedi.
ETİKETLER : EPA İBB İETT İTÜ WHO