Güvenlik 20 EKİM 2008 / 09:30

Sayısal içerikler kablosuz ağlarla evlere yayılıyor

Tüketici elektroniğindeki gelişmeleri mercek altına aldığımız dosyamızın son bölümünde kablosuz bağlantılar ve internetin kavrama etkileri ile fotoğraf ve video kameralardaki yeniliklere odaklanıyoruz.

Tüketici elektroniğindeki gelişmeleri mercek altına aldığımız dosyamızın son bölümünde kablosuz bağlantılar ve internetin kavrama etkileri ile fotoğraf ve video kameralardaki yeniliklere odaklanıyoruz.


 Yüksek çözünürlüğün altın çağı (Bölüm 3)


 


Tüketici elektroniğinde kablosuz bağlantı ve internet



 


Kablosuz bağlantı ve internet artık sadece bilişim dünyasına özgü teknolojiler değiller. Tüketici elektroniği sektörü de bu iki teknolojiyi ev eğlencesi uygulamalarına dahil ediyor. Ayrıca, ilk kez 2000’li yılların başında telaffuz edilmeye başlanan ve bilişim ile tüketici elektroniği sektörlerinin güç birliğine dayanan ‘sayısal yakınsama’ kavramı da artık günlük yaşamımızda daha çok yer buluyor. Onlarca tüketici elektroniği markasının bir araya gelerek oluşturduğu DLNA (Sayısal Yaşam Ağı Birliği) bilgisayarlar ve sayısal içeriklerin tüketici elektroniği cihazları ile kablosuz ortamda birlikte çalışmasını öngörüyor. Bu sayede çalışma odanızdaki bilgisayarınızda bulunan fotoğrafları kablosuz bağlantı ile salonunuzdaki TV’de izleyebilmeniz mümkün. Bu kavrama cep telefonu ve taşınabilir medya çalarlar gibi bir çok cihaz dahil olmakta.


 


Artık daha çok içerik internette yer bulmaya başladı. Peki bu içerikleri salonumuzda kanepemize yaslanıp, TV’mizde izleyebilmek için neyi bekliyoruz? Tabii ki IPTV, yani İnternet Protokolü TV’yi. Hızlı internet altyapısı gerektiren IPTV, internette sunulan ve bilgisayar ekranında erişebildiğiniz tüm içeriği büyük ekran TV’ye taşımakla kalmıyor, dev film ve müzik arşivlerini kullanımınıza sunuyor. İstediğin Zaman İzle/Dinle hizmeti sayesinde tek bir tuşla istediğiniz filme veya albüme istediğiniz zaman erişebiliyorsunuz. Ayrıca haberler, hava durumu, borsa gibi bilgiler de yine arzu ettiğiniz anda TV’nizin ekranında. Bu hizmetin ülkemizde yaygınlaşması için altyapı çalışmalarının tamamlanmasını beklemek durumundayız.


 


Fotoğrafçılar ustalaşıyor, kameralar hareketleniyor


 


Sayısal fotoğraf ve video kamera dünyası da birkaç yıl öncesine göre çok farklı bir konumda. Fotoğrafın sayısallaşması ile daha çok tüketici fotoğraf makinesi sahibi oldu. Günlük kullanımın da artmasıyla kullanıcılar kısa zamanda kompakt fotoğraf makinelerine hakim olmayı başarıyorlar. Objektiflerinin ve sundukları değerlerin sabit olması, ayarlarında çok fazla müdahaleye ihtiyaç duymamaları, fotoğrafçılık bilgisi gerektiren farklı ışık koşullarında çekimler için otomatik ayarlar sunmaları kompakt makineleri tüketiciler baş tacı etti. Ancak gün geçtikçe daha çok tüketici kendini bir üst seviyeye, yani değiştirilebilir objektifli, ayarları çoğunlukla kullanıcıların yaptığı D-SLR (Sayısal Tek Objektifli Refleks) makinelere geçmeye hazır görüyor. Üreticiler de bu talebi karşılamak için kompakt makine kullanım kolaylığında, ancak teknik açıdan profesyonel fotoğrafçıların kullandığından çok az farklı D-SLR modelleri tasarlıyorlar. Sayısal fotoğrafçılıkta 10 milyon piksel çözünürlük neredeyse standart haline gelmiş durumda.


 


Video kameralarda ise en çok değişiklik gözlenen bölüm kayıt ortamı. Kasetli kameralar neredeyse tarihe karışmak üzere. Küçük DVD disklere kayıt yapanlar da onların izinde gibi görünüyor. Çünkü artık HD kalitesinde yüksek çözünürlüklü kayıt yapan kameralar daha fazla kayıt kapasitesine ihtiyaç duyuyorlar. Bunun için en uygun çözüm sabit disk sürücüler gibi görünebilir. Hatta şu anda piyasadaki kameraların çoğunda sabit disk mevcut. Ancak son gelişmeler sabit diskin de pek kalıcı olmadığını gösteriyor. Yapısı gereği kayıt sırasında hiçbir mekanik parçaya veya bu parçaların hareketine ihtiyaç duymayan Flash disk teknolojisi şu sıralar video kameralarda yeni yeni yer bulmaya başladı. Zamanla kayıt kapasitesi arttıkça Flash diskin daha çok kamerada yer bulacağı kesin.