Güvenlik 29 ARALIK 2014 / 09:44

Hükümet fişlemenin önünü açıyor

Hükümet tarafından hazırlanan "kişisel verilerin korunması" adlı yasa tasarısı TBMM'ye geldi. Yasanın onaylanması durumunda 76 milyon Türk vatandaşı kişisel verilerinin korunması kisvesi altında fişlenebilecek. Denetimi jandarma, emniyet ve MİT tarafından gerçekleştirilecek. 



Geçtiğimiz hafta gündeme gelen mevcut TİB Yasası'nın genişletilmesini kapsayan yasanın ardından hükümet interneti kontrol alma adına yeni bir adım daha atmaya hazırlanıyor. Kişisel verilerin korunması adını taşıyan yasayla birlikte, vatandaşların din, dil, mezhep, siyasi düşünce, sağlık, hatta cinsel hayatına ilişkin "kişisel verilerinin", depolanması ve kullanılmasının önünde engel kalmayacak.

Hürriyet'te yer alan habere göre kanunda yer alan "sır saklama yükümlüğü altında bulunan kişiler" ibaresi ile, başta MİT olmak üzere, jandarma, emniyet yani tüm istihbarat birimlerinin, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının tüm kişisel verilerini izleme, depolama ve işlemesi yasal hale getiriliyor. Bu kurumlar, Türk vatandaşlarının bilgilerini işlerken, kişisel verileri topladıklarına dair bilgi vermek zorunda olmayacaklar. Kimse, “Benimle ilgili hangi veriler toplanıyor” diye soramayacak, herhangi bir kuruma başvuramayacak. Dolayısı ile, bilgilerin silinmesini talep edemeyecek.

Yasa tasarısının bir başka önemli maddesi ise, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının kişisel verilerinin, "üçüncü ülkelerle de paylaşılmasını" yasal hale getiren madde. Bu madde uyarınca, kişisel veriler, ilgili kişinin açık rızası olmaksızın üçüncü kişilere ve yurtdışına aktarılamayacak. Ancak bu izne de geniş istisnalar getiriliyor. Yasa tasarısına göre, kişinin özel bilgileri, "yabancı ülkede yeterli korumanın bulunması koşuluyla yurtdışına ilgili kişinin rızası aranmaksızın aktarılabilecek."

Verilerin aktarılacağı yabancı ülkede "yeterli koruma olup olmadığına" ise, Bakanlar Kurulu'nun seçeceği kurul karar verecek. Üyeleri Bakanlar Kurulu tarafından seçilecek 7 kişilik kurul, kamu görevlileri, akademisyenler ve özel sektör temsilcilerinden oluşacak. Her kurul üyesi iki yıllık süreler için seçilecek.



Başvurusu reddedilen kişi, kurula şikâyette bulunabilecek. Şikâyet tarihinden itibaren 4 ay içinde yanıt verilmediği takdirde talep reddedilmiş sayılacak. Kişilerin isim, telefon numarası, motorlu taşıt plakası, sosyal güvenlik numarası, pasaport numarası, özgeçmiş, resim, görüntü ve ses kayıtları, parmak izleri, genetik bilgiler gibi kişisel veriler, belirli, açık ve meşru amaçlar için işlenmek, işlendikleri amaçla bağlantılı, sınırlı ve ölçülü olmak, işlendikleri amaç için gerekli olan süre kadar muhafaza edilmek koşuluyla işlenebilecek.

Yasa tasarısında, kişilerin ırkı, etnik kökeni, siyasi düşüncesi, felsefi inancı, dini, mezhebi veya diğer inançları, dernek, vakıf ya da sendika üyeliği, sağlığı veya cinsel hayatıyla ilgili verileri, "özel nitelikli kişisel veriler" kapsamında tutuluyor. Ancak bu "özel nitelikli kişisel verilerin" dernek, vakıf, siyasi parti ya da sendikalar gibi, "kar amacı gütmeyen kuruluşlar" tarafından işlenmesine izin veriliyor.



Irk, etnik köken, siyasi, düşünce, felsefe inanç, dini, mezhebi ya da diğer inançları, vakıf, sendika üyeliği, mahkumiyet kararları, sağlığı ya da cinsel hayatı ile özel nitelikteki kişisel bilgiler, veri olarak kaydedilemeyecek. Ancak, tasarı belli hallerde sınırlı bir işleme ve bunları açıklama hakkı getiriyor. Bir kişi kendisiyle ilgili işlenemeyecek bilgilerden birini kamuoyuna açıklamışsa, fişleme yasağı otomatikman kalkmış olacak. Örneğin, bir kişi cinsel tercihi konusunda herhangi bir açıklama yapmışsa, o tercihle fişlenebilecek.

Bu arada tasarıdaki siyasi parti ve sendikalar gibi oluşumların kişilerin özel verilerini işlemelerine getirilen tek istisna ise, "tabi oldukları mevzuata ve amaçlarına uygun olmak, faaliyet alanlarıyla sınırlı olmak" olarak belirleniyor.

Yasa tasarısında yer alan bir başka önemli unsur ise, bugüne kadar yapılan ve dolayısıyla bu yasa kapsamına girmeyen fişlemeleri kapsıyor. TBMM'ye getirilen yeni yasa tasarısı ile, yasarının yayımı tarihinden önce işlenmiş olan kişisel verilerin "2 yıl içinde bu yasanın hükümlerine uygun hale getirilmesi" öngörülüyor. Yasa hükümlerine aykırı olduğu tespit edilen kişisel verilerin ise "derhal silinmesi" hükme bağlanıyor.

Yasa tasarısında, yasa hükümlerine aykırı olarak kişisel verileri ele geçiren, kaydeden, bir başkasına veren veya yayanlar ya da yok etmeyenler Türk Ceza Yasası’nın ilgili hükümlerine göre cezalandırılması da öngörülüyor.