Güvenlik 17 OCAK 2013 / 16:58

Amerika Avrupalıların verilerini takip ediyor

Özellikle yeni nesil internet kullanıcıları, internet üzerinde özgürce gezip, kişisel verilerini “bulut servisleri” üzerinde saklamayı tercih etseler de, çoğu kullanıcı bu verilerin nerede ve ne kadar güvende olduğu hakkında pek bir fikri bulunmuyor.



Deutsche Welles'nin haberine göre, bu konuda endişeler taşıyan Avrupa Komisyonu, Avrupalıların verilerinin güvenliği üzerine bir araştırma yaptırdı. Araştırmaya göre, ABD’deki sağlayıcılardaki bulut verilerinin yeterli gizliliğe sahip olmadığı vurgulanırken, Amerikan resmi makamlarının terör ile mücadele kapsamında Avrupa kaynaklı verileri izlemesinin önünde yasal bir engel bulunmadığının altı çiziliyor.

Konuyu değerlendiren Avrupa Parlamentosu’nun Yeşiller Partili üyesi Thomas Albrecht, araştırmanın ortalığı galeyana getirmek için yapılmadığını söyledi. Albrecht, buna karşın şahsi bilgilerin korunmasına yönelik Amerikan yasalarının sadece kendi vatandaşları için geçerli olduğunu dile getirirken, ABD vatandaşı olmayan şahısların rahatlık izlenmesi sağlayan yasaların da durumu iyice içinden çıkılmaz bir hale getirdiğini ifade etti.

Bilindiği üzere 11 Eylül saldırılarından sonra terörle mücadele kapsamında çıkarılan yasalar ve 2008′de güncellenen Yabancı İstihbarat Gözetim Yasası sayesinde güvenlik birimleri mahkeme kararına gerek kalmadan ABD vatandaşı olmayanları izleyebiliyor. Ülkedeki yasal düzenlemeler her ne kadar güvenlik için yapılmış olsa da, madalyonun diğer tarafına baktığımızda oldukça rahat geniş kapsamlı veri analizi yapılabilmesine olanak sağladığını görüyoruz.

Veriler farklı amaçlarla da kullanılabilir

Almanya’nın Schleswig-Holstein Eyaleti Veri Koruma Yetkilisi Thilo Weichert birkaç yıldır bu konudaki gelişmeleri takip ediyor ve Amerikan şirketlerinden örnekler vererek, Amerikan yasalarının Avrupa’da da etkisini gösterdiğine dikkat çekti:
“Microsoft gibi Amerikan şirketleri, ülkedeki güvenlik birimleri tarafından baskı altında tutuluyor. Bu şirketler, Avrupa’daki sağlayıcılarda tutulan verileri de Amerikan makamlarına aktarmak zorunda bırakılıyor. Sonuçta bu veriler sadece terörle mücadele için değil, aynı zamanda örneğin sanayi casusluğu amacıyla da kullanılabilir“

Bu yolla büyük işletmeler kadar özel şahısların da dezavantajlı duruma düşebileceklerini belirten Thilo Weichert sözlerine şu şekilde devam etti;
“Veriler örneğin vize başvurularında bir rol oynayabilir. Ayrıca verilerin değerlendirilmesinin ardından Amerikalı yetkililer şüpheli şahısları Avrupalı makamlara bildirebilir. Verilerin erişilebilir olmasının sonuçları kestirilemez“

Avrupa Parlementosu veri güvenliği konusundaki endişeleri oldukça ciddiye alsa da, bu açıklardan faydalananlar olduğunu da belirtiyor. Bu sebeple yeni bir yasal süreç başlatmanın oldukça zor olduğunu belirten Albrecht, Avrupa’daki istihbarat örgütlerinin, normal şartlar altında ulaşmanın imkânsız olduğu verilere, Amerikan makamları sayesinde rahatlıkla ulaşabileceğinin altını çizdi.