Genel 17 MART 2009 / 13:59

“Şehiriçinde rekabet başlamalı"

Millenicom Genel Müdürü Tuğrul Cora ile alternatif telekom operatörleri penceresinden pazarı, gelişmeleri ve planlarını konuştuk.

Millenicom Genel Müdürü Tuğrul Cora ile alternatif telekom operatörleri penceresinden pazarı, gelişmeleri ve planlarını konuştuk.


Alternatif telekom operatörlerinden Millenicom, bu yıl yeni hedefler ve yeni hizmetlerini hayata geçirmeye hazırlanıyor. 1045 hizmeti ile 1 milyon 700 bin kullanıcıya ulaşan ve kurumsal abone sayısı da 25 bine yaklaşan şirket, bu yılda büyümeye devam etmeyi öngürüyor. Biz de Millenicom Genel Müdürü Tuğrul Cora ile 2009 planlarını, telekom pazarını, alternatif telekom operatörü olarak beklentilerini ve pazardaki son gelişmeleri konuştuk.


2008 yılı sizin için nasıl bir yıl oldu?


2008 bizim için açıkçası parekende pazardaki çok hızlı büyüme dönemimiz oldu. 2004 yılından beri faaliyet gösteriyoruz. Fakat 2008 tek kelime ile perakende pazarda ivme kazandığımız bir dönem oldu. 1045’te bireysel ağırlıklı ama kurumsalı da içine alacak bir pazar olarak ve A tipi ile de tamamen kurumsal aboneliklere yönelik çok büyük bir atılım yılı oldu bizim için.1045 ve A tipi kurumsal telefon hizmetleri olarak bakarsak Ocak ayındaki hacmimiz bir iken Aralık ayında beş oldu. 1045 hizmetimizin çıkışı Eylül 2007, A tipinin ise 2007 yaz ayları başlangıcı idi. Hizmetlerin başlaması ile birlikte çok hızlı bir büyüme gerçekleştirdik. Millenicom’un 1045 hizmeti 1 milyon 700 binden fazla kullanıcının tercihi olurken, kurumsal alanda sunulan Millenicom A-Tipi abonelik hizmetinden yararlanan şirketlerin sayısı 25 bini aştı. Geçtiğimiz yıl elde etiğimiz başarılarla bütün hedeflerimizi geride bıraktık. Ayrıca toplam trafik taşıma kapasitemiz aylık 200 milyon dakikaya ulaştı ve arabağlantı anlaşması imzaladığımız uluslararası operatör sayısı ise 80’i aştı.


Peki 2009 yılı için çizdiğiniz yol haritanız nasıl? Bu yıl hedefinizde neler var?


Bizim verdiğimiz hizmetlere bakıldığında tasarrufu ön plana çıkaran ürünler sunuyoruz.Krizden bakıldığında etkilenme var. Görüşmelerde azalma var fakat toplamında baktığınız zaman bu tip kriz dönemleri bizim için avantaj olabiliyor. Biz telefon tarafında hedeflerimizi revize temedik. Bütçemizde revizyona gitmedik. Tasarruf tedbirlerinin fazla olduğu zamanlarda biz de önemli bir çözüm sunuyoruz aslında. Şu anda bayii ağımız büyüyor. Bugün yirmi bin aboneden bahsediyoruz.Türkiye’de yüzbinlerce KOBi var. Bu sayıyı da yukarılara çıkarma hedefimiz var. Bizim burdaki satış teşkilatımız yüzde 95 bayilere dayanıyor. Bayii ağımızı güçlendirmek bayii ağımızı genişletmek istiyoruz. Yüzde 20’lerin altında kalmayacak da bir büyüme hedefini taşıyoruz. Kurumsal abonelik en fazla yoğunlaştığımız ve en çabuk büyüyen taraf. Geçtiğimiz yıl elde etiğimiz başarılarla bütün hedeflerimizi geride bıraktık, 2009 için daha yüksek hedefler belirledik. 2009 yılı sonunda 1045 kullanıcı sayısını yüzde 100’e yakın artırarak 3 milyonun üzerine çıkarmayı hedefliyoruz. A-Tipi abonelik hizmeti alan şirket sayımızın ise yıl sonunda 60 bini aşacağını öngörüyoruz.


Alternatif operatörler tarafında Mart ayı birlikte tek fatura uygulaması hayata geçiyor. Bu gelişmeyi siz nasıl değerlendiriyorsunuz?


1045’in öncülük ettiği arama bazında operatör seçimi hizmetlerinde kullanıcılara bugüne kadar Türk Telekom ve alternatif operatörlerin sunduğu hizmetler ayrı faturalar halinde gidiyordu. Ancak Mart döneminde evet faturalar birleşmiş oluyor. Tek fatura dönemi kullanıcılara önemli bir kolaylık sağlayacak çünkü kullanıcıda kafa karışıklıklarına yol açıyordu. Fatura birleşimi, tek fatura bizim için iş hacmimizi arttıracak bir unsur.Bu uygulamanın pazarı yüzde 50 seviyesinde büyüteceğini düşünüyorum.


Bir alternatif telekom operatörü olarak yaşadığınız sorunlar neler?


Öncelikle şunu söylemek gerekiyor. Sabit Telefon Hizmetleri (STH) pazarının tamamının alternatif operatörlere açılarak sektörde yüzde 100 rekabet ortamının sağlanması gerekiyor. Şöyle ki Türk Telekom’un 18 milyonun biraz altında abonesi var ve sabit telefon aboneleri pazarı bizim hedeflediğimiz pazar. Biz 1.7 milyonu aşkın Türk Telekom abonesinden bugüne kadar çağrı almışız. Ancak bu 18 milyon abonenin hepsi bize açık değil. Türk Telekom’un yazlık ve hesaplı kart aboneleri 1045 ve A tipi hizmetten faydalanamıyor yani rekabete açık değil. Rekabete açık kısıma bakıldığında sadece 8 milyon abone var. Bu durumda biz de 1.7 milyon ile bize açık olan 8 milyon abonenin yüzde 20’nin biraz üzerinde aboneye erişmiş durumdayız. Fakat geri kalan aboneye ulaşma şansımız yok. Bu rekabete aykırı ama şu anda BTK’nın düzenlemesi böyle. Dolayısıyla pazarın yüzde 50’sinin altına gidiyoruz ve bu durumda da yaklaşık bu grubun da  yüzde 20’sinden çağrı almışız. Bu kapalı olan abonelerin rekabete açılması çok önemli. Niye biz Türk Telekom abonelerinin yüzde 50’sini rekabetten uzak bırakalım.


Peki bu konudaki beklentiniz ne? Temmuz ayında şehiriçi hizmetlerin rekabete açılacağına dair açıklama da geldi ancak lisans bedelleri henüz belirlenmedi.Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz?


Bizim hem A tipi hem de 1045’te beklentimiz de şehiriçi hizmetler.Evet bakanımızdan bu konuda açıklama geldi. BTK düzenlemeleri yaptı daha önce Danıştay’ın bozduğu yönetmelik düzeltilerek yeni yönetmelik çıktı. Sadece bakanlar kurulu kararı ile lisans bedelinin belirlenmesi kaldı. Biz de BTK’ya başvuracağız. BTK da, bizim lisansımız verecek. Biz 2009 başında bu düzenlemenin çıkacağını düşünüyorduk.Gecikmenin nedenini de bilemiyoruz. Şehiriçi dediğimiz zaman sabit telefon gelirlerine baktığımız zaman yüzde 40’ı şehir içi aramalardan gelen gelirler, yüzde 40’ı sabit ücretler, yüzde 20’ si ise  uzak mesafe. Şu anda yüzde 40’ı şehiriçi olduğu için bize kapalı, yüzde 40’ı sabit ücret biz faturalayamıyoruz.Bu durumda yüzde 20 kalıyor bununda bir kısmı tarife paketlerinden dolayı bize kapalı. Geriye kalıyor bizim adresleyebildiğimiz sabit telefon üzerinden verilen hizmetlerden rekabete açıklık oranı yüzde 10. Bu esasta bu kadar serbestleşme çabasına rağmen hala çok az yol katettiğimizi gösteriyor. Şehiriçinin ve kapalı tarife paketlerinin açılmasını bekliyoruz. Aboneleri tam sahiplenebileceğimiz aylık sabit ücretlerin de tarafımızdan faturalanabilir olmasını istiyoruz.


Tam rekabet için Türk Telekom’un Toptan Hat Kiralama (THK) yükümlüsü haline getirilmesi şart. Böylece alternatif operatörlerin ana operatöre ait erişim hatlarını toptan fiyat ve koşullarla kiralayarak kendi abonelerine perakende olarak yeniden kiralaması mümkün olacak.Yani bugün biz A tipi hizmetlerimizle neden kurumlara gidiyoruz neden bireylere gidemiyoruz. Çünkü bireysel abonenin ortalama faturası 30 liradır. Bunun da 12-13 lirası sabit ücrettir. Bunun da yarısı şehiriçidir. Dolayısı ile 7-8 liralık birşey için müşteri ile sözleşme imzala ondan sonra ona fatura gönder. Maalesef düzenlemeler eksik. Elimizi kolumuzu bağlıyor.


Türkiye’deki şu andaki durumu nasıl görüyorsunuz?


Şu anda alternatif operatörlerin payı yüzde 3-4. Avrupa’da gelişmiş ülkelerinde ise yüzde 50-60 seviyelerinde. Bugüne kadar 50’ye yakın şirket uzak mesafe telefon lisansı aldı. Bugün itibarı ile faaliyet gösteren şirket sayısı 10 civarı. Gerçek anlamda birşeyler yapanları sorarsanız 5 tane civarı diyebilirim. Bu da pazarda işlerin çok iyi gitmediğinin göstergesi.


Şehiriçinin rekabete açılmasıyla ilgili olarak nasıl bir strateji belirlediniz? Neler yapmayı planlıyorsunuz?


Biz geçen senenin sonuna çıkacak diye şehiriçi için altyapımızı hazırlamış yatırımımızı yapmıştık. Uzak mesefa araması yapan ortalama bir abone, iki tane de şehir içi arama yapıyor yani şehir içinin açılması ile beraber bütün kullancılarımız daha fazla arayacak.Kapasite ile ilgili ihtiyaç artacaktı.Biz hazırız. Lisansı aldığımızda hemen hizmet vermeye başlayacak durumdayız. Bu bizim perakende telefon gelirlerimizi 2-3 ile çarpacak bir gelişme olacak. 1045 devam edecek. Fiyatın çıkması için ise bu bedellerin belirlenmesi gerekiyor. Alternatif operatör olarak da tabii ki Türk telekom tarifesinden daha uygun bir ücret ile yola çıkmamız gerekiyor.


Düşündüğünüz yeni hizmetler var mı?


Biz kuruluştan bu yana  telefon hzimetine odaklandık. Fakar paralelde 2006 yılında  internet servis sağlayıcılığı lisansı da almıştık. Bugün itibarı ile internet servis sağlayıcılı konusuna da eğiliyoruz. büyük önem verdiğimiz ADSL pazarına yönelik hazırlıklarımızı yapıyoruz. Millenicom Türkiye olarak şehiriçi hizmet vermeye hazırız. ADSL’de de var olacağız. Bugün TTNet ADSL hizmeti veriyor. Bugün 6 milyon civarında olan abonenin yüzde 95 civarı TTNet geri kalan yüzde 5’i de diğer dört operatöre ait biz burda güçlü bir şekilde giriş yapacağız. Bunun için çalışmalarımız devam ediyor. Şimdilik haykıracak noktada değiliz ama bu pazarda gidilecek çok yol var. Kısa vadede 10 milyonu aşacağını düşünüyoruz. Diğer taraftan telefon ve internette ister istemez birleşiyor ben sadece telefon işinde olacağim ya da tersi diyemiyorsunuz gelinen noktada.Teknoloji de o yöne doğru ittiriyor. Biz inanıyoruz ki telefon işinde gösterdiğimiz başarıyı internet geniş bant işinde de elde edeceğiz. Bununla ilgili olarak da hazırlıklarımız da sürüyor.