Genel 18 ŞUBAT 2011 / 10:08

Zenginleştikçe çevreye değer veriyoruz

Bahçeşehir Üniversitesi’nin yaptığı araştırma ekonomik kalkınma ve çevreyi koruma arasında ilginç bir sonucu ortaya çıkardı.



Bahçeşehir Üniversitesi Ekonomik ve Toplumsal Araştırmalar Merkezi (BETAM) yeni bir araştırma yayınladı. Türkiye’nin de yer aldığı 55 ülkeyi kapsayan Dünya Değerler Araştırması ekonomik kalkınma ile çevreyi koruma arasındaki ödünleşmeye ilişkin çarpıcı sonuçlar içeriyor.



“Toplumlar zenginleştikçe çevrenin önemi artıyor” sonucunu çıkaran araştırma Türkiye de olmak üzere diğer ülkelerden de pek çok kişinin çevre kirliliğini önlemek adına için ek harcamalar yaptığını vurguluyor. Yanı sıra çevre örgütlerine siyasi partilerden çok daha fazla güvendiğini söyleyen kişilerin oranı da bir hayli fazla.



Araştırmaya Türkiye’den katılanların yüzde 57,1’i “Ekonomik gelişmeyi yavaşlatsa ve bir miktar işsizliğe yol açsa bile, çevrenin korunmasına öncelik verilmelidir” görüşünde. Bu oran dünya ortalaması olan yüzde 57,4 ile hemen hemen aynı seviyede.



Araştırmaya konu olan ülkeler için yapılan analizde ilginç bir sonuç daha var. Kişi başına düşen gayri safi yurt içi hasıla arttıkça çevre korunmasına verilen önem artıyor.



Ayrıca çevre için kişilerin yapabileceği maddi fedakarlıklar da raporun çarpıcı sonuçları arasında. “Çevre kirliliğini önlemek için gelirimin bir kısmını verebilirim” diyenlerin oranı yüzde 83,4 iken “çevre için ek vergi öderim” diyenlerin oranı yüzde 78,3 olarak kaydediliyor. Türkiye’de ki sonuçlar bu yönde olurken, Türkiye ile benzer gelir seviyesindeki ülkelerde bu oran çok daha düşük.



Ancak çevreye bilincin giderek arttığı ülkemizde, sivil toplum kuruluşlarına üyelik oranı hayli düşük. Herhangi bir çevre kuruluşuna üye olduğunu söyleyenlerin oranı yüzde 1,2 ile kalırken, bu oranla Türkiye 55 ülke arasında sondan dördüncü sırada. Toplumun çevre örgütlerine duyduğu güven ise yüzde 56'lık oranla siyasi partilerden (yüzde 35) ve sendikalardan (yüzde 35) daha yüksek olduğu görülüyor.