Genel 19 EKİM 2010 / 08:47

Yukarıdaki Tehlike: Tehlikenin farkında mısınız?

Stephen Hawking bizi uyarmıştı. Şimdi hepimiz yaptıklarımızın sonuçlarına katlanmak zorundayız.

Stephen Hawking bizi uyarmıştı. Şimdi hepimiz yaptıklarımızın sonuçlarına katlanmak zorundayız.


Bilim Kurgu sineması sevenler, 12 Kasım'da yepyeni bir görsel şölene hazır olsunlar. Çünkü o tarihte Skyline, yani Türkçe adıyla "Yukarıdaki Tehlike" Türkiye'de vizyona giriyor. Dünyanın yaşayan en akıllı insanlarından biri olarak bilinen astrofizikçi Stephen Hawking'in "Uzayda yaşam aramak için o kadar da hevesli olmayın, karşınıza çıkacak olanlar muhtemelen dost olmayacaklar" sözleriyle başlayan film, NASA'nın uzayda yaşam olup olmadığına dair gönderdiği çağrıların yanıtını bulmasını konu alıyor. Devamında Los Angeles kentinin üstünde garip ışık hüzmeleri beliriyor ve bu ışıklar insanları kendisine çekerek dünya üstünden silmeye çalışıyor.

Bir bilim kurgu gerilim filmi olan Yukarıdaki Tehlike'nin yönetmenliğini, şirketleri Hydraulx ile Avatar, Iron Man 2, The Curious Case of Benjamin Button ve 300 filmlerinin de görsel efektlerini yapan Strause Kardeşler (Alien vs. Predator: Requiem) yapıyor.

İşte ilginç filmin fragmanları:

Skyline Trailer

Skyline - Trailer #2 [VO-HD]

Yönetmen Greg Strause ve senarist Liam O'Donnell ile yapılan söyleşiyi aşağıda bulabilirsiniz.

Yukarıdaki Tehlike filminde stüdyo sisteminin dışına çıktınız. Neden?

Greg Strause: "Stüdyo filmlerinin mutfağı bazen çok kalabalık oluyor. Biraz da anlıyorum tabii, çünkü işin içinde çok para oluyor ve bu da bir sürü insanın olayla ilgilenmesini gerektiriyor. Bu konu bizim için de önemli tabii. Biz, sadece, film çekerken, kontrol daha çok bizim elimizde olsun istedik. Geçen yaz, artık yeni bir adım atmamız gerektiğini fark ettik. WMA ile çalışmak müthişti ama o sırada, bir şirket birleşmesi işiyle uğraşıyorlardı ve biz de artık bazı taşları yerinden oynatmak gerektiğini hissedince CAA ile çalışmaya başladık. CAA bizi bu konuda daha da cesaretlendirdi. Kendi filmlerimizi kırklı yaşlara geldiğimizde çekeriz diye düşünmüştük ama CAA bunun şimdi de mümkün olduğunu söyledi. Bütün kontrolün bizim elimizde olmasının zamanı gelmiş, anlaşılan. Onlar filmi yaptı, biz de hem arkadaşımız, hem de yapımcımız olan Kristian James Andresen'dan bir tomar para aldık, kendimiz de biraz katkıda bulunduk, sonra da aramıza IM Global katılarak filmin uluslararası önsatışını üstlendi. EFM için 10 saat içinde bir fragman çektik. O fragman filmle ilgili bir hayli fikir veriyor."

Senaryoyu nasıl yazdınız?

Liam O'Donnell: "Herkesin aynı sayfa üstünde çalıştığı ve son derece verimli geçen proje toplantıları yaptık. Daha ilk gün, senaryonun bazı bölümleri hazırlanmıştı bile. Josh [Cordes, senarist] ile ben bu bölümleri bir araya getirdik, böylece filmin senaryosu bir buçuk ay içinde hazır hale geldi. İkimiz de ilk kez başka biriyle çalışıyorduk. Ben gece çalıştım, o da gündüz. Vardiyanın sonunda birbirimize notlar bırakıyorduk ve elimizde ayrıntıları önceden bir hayli belirlenmiş bir taslak bulunması sayesinde bu çalışmayı başarıyla tamamlayabildik."

Yukarıdaki Tehlike filminin konusu nedir?

O'Donnell: "Otuzlu yaşlarının başındaki insanlarla ilgili bir film çekmek istiyorduk. Bu alana uygun bir pazar yok: Gerilim ve korku filmleri daha genç bir seyirci kitlesini hedef alıyor. Yaşı otuzu bayağı geçkin seyirci kitlesi için de filmler var ama bu orta yaş gurubuyla ilgili hiçbirşey yok. Bu filmde [Eric Balfour'un oynadığı] bir adam var. Bu adam çok çalışmasına rağmen, bir türlü hayatta istediği yere gelememiş. Üstelik, kız arkadaşı hamile ama ellerinde onları mutlu edecek kadar para yok. Bir arkadaşının Hollywood'daki evine ziyarete gittiğinde, kıyamet günü gelir çatar ve adam bir karar vermek zorunda kalır."

Kim bu Strause kardeşler?

1990'lı yılların ortalarında gençlik yıllarında Hollywood'a taşınan Greg ve Colin Strause film dünyasında ok gibi yükseldiler: Kendi kendilerine öğrendikleri görsel efekt uzmanlığından yola çıkıp ünlü birer yönetmen oldular. Son filmleri olan YUKARIDAKİ TEHLİKE 8 Şubat'ta prodüksiyona giriyor. Bu başarılarından Forbes'ten tutun da, Wall Street Journal'in ilk sayfasına kadar her yerde söz ediliyor. Strause Kardeşler, kendilerine ait butik bir efekt şirketi olan Hydraulx'da görsel ve özel efektlerin sınırlarını zorlayan ve çok büyük gişe başarıları elde eden birçok filmin görsel efektlerini yaptılar. Örneğin, Avatar, 2012, X-Men Origins: Wolverine, 300, X-Men: The Last Stand, The Incredible Hulk, ve The Day After Tomorrow. Greg Strause, The Day After Tomorrow filmi ile "En İyi Görsel Efekt" dalında BAFTA ödülünü kazandı ve bu ödül, iki kardeşin görsel efekt alanında daha üstün bir konuma gelmelerini sağladı.

Greg ve Colin film endüstrisinin en saygın yönetmen ve yapımcılarıyla da çalıştı. Örnek vermek gerekise, James Cameron, Roland Emmerich, ve David Fincher gibi tanınmış sanatçılardan övgü aldılar. Geçen yıl, Oscar ödüllü The Curious Case of Benjamin Button filminde gördüğümüz devrim niteliğindeki yaş değiştirme efektlerinin üçte birini onlar yaptılar.

Ama Strause Kardeşler'in asıl başarısı, filmciliklerinde yatıyor. 2007 yılında, Twentieth Century Fox için ilk uzun metrajlı filmlerinin yönetmenliğini yaptılar: Aliens vs. Predator: Requiem. Variety dergisi tarafından "dahice korkutucu" olarak betimlenen bu filmle, Greg ve Colin , şirketi tekrar korku filmi geleneğine döndürecekleri yönündeki sözlerini tutmuş oldu. Asla ödün vermedikleri öykücülükleri ve müthiş dikkat çekici estetik anlayışları ile, Strause Kardeşler, son on yılda gördüğümüz en yaratıcı video klipleri de çektiler. İlk yapımları, 2000 yılında Colin'in Red Hot Chili Peppers için çektiği ve MVA'da "En İyi Sanat Yönetmeni" dalında aday olan "Californication" video klibi idi. Bir sonraki yıl ise, Strause Kardeşler, Linkin Park'ın çok başarılı "Crawling" parçası için çektikleri video klip ile VMA'da iki dalda ("En İyi Rock Videosu" ve "En İyi Yönetmen") aday gösterildi.

Bu alanda son yaptıkları çalışmalar arasında, 50 Cents'in müzik listelerinin en üst basamaklarına çıkan ve kıyamet sonrasını andıran "Get Up" ve 2008 yılında VMA'ya aday gösterilen ("En İyi Erkek Videosu") Usher'in "Love in this Club" videosu sayılabilir. Esrarengiz vizyonları ve öykücülükleriyle Strause Kardeşler'in reklam dünyasında da fark edilmeleri çok sürmedi ve bu alanda da çok çarpıcı başarılara imza attılar. Örnek vermek gerekirse, Mercury, Toyota, Universal Studios, Playstation'ın God of War oyunu, Gatorade, Coca-Cola, Ford, Pennzoil ve Shell reklamları sayılabilir. Greg ve Colin kısa süre önce David Fincher ile beraber Adrian Paterson'un rol aldığı Nike kampanyasının ikinci bölümünü çektiler.