Genel 04 ŞUBAT 2009 / 08:37

Yazı Dizisi: Kriz döneminde KOBİ'lere öneriler Bölüm 2

Yazı dizimizin ikinci bölümünde İş Bankası ve Halkbank yöneticilerinin kriz döneminde KOBİ'lere önerilerine kulak veriyoruz.

Yazı dizimizin ikinci bölümünde İş Bankası ve Halkbank yöneticilerinin kriz döneminde KOBİ'lere önerilerine kulak veriyoruz.


 “KOBİ’ler için özel portal hazırlıklarımıza devam ediyoruz”


 


Önümüzdeki dönemde KOBİ’lere yönelik ürün ve hizmetlerini çeşitlendirmeyi hedefleyen Halkbank’ın Esnaf ve KOBİ Bankacılığı Genel Müdür Yardımcısı Şahap Kavcıoğlu ile KOBİ Bankacılığı ve projeleri üstüne konuştuk.  


 


Bankanızın KOBİ Bankacılığı alanındaki faaliyetleri hakkında kısaca bilgi verir misiniz?


Farklı sektörlere yönelik KOBİ’ler için hazırlanan 50’ye yakın kredili ürün çeşidimiz bulunuyor. Bu ürünlerimizi uygun kredi faiz oranları ve esnek ödeme planlarıyla uzun vadeli işletme ve yatırım kredileri, 2 yıla varan ödemesiz dönem 7 yıl vadeli uygun faiz oranlı yurtdışı kaynaklı yatırım ve işletme kredileri olarak veriyoruz. KOBİ tanımına giren firmalara %5 BSMV muafiyeti sadece Bankamızda uygulanıyor. Ayrıca kredi skorlama modülü ile KOBİ’lere 1 gün içinde kredi imkânı sunuyoruz. KOBİ’lerin teminat sorunlarının çözümü için Kredi Garanti Fonu ile işbirliği yapıyoruz. Danışmanlık hizmetlerimiz bünyesinde ise sadece KOBİ’lere hizmet veren KOBİ Müşteri İlişkileri Yöneticileri ve KOBİ Dialog hattımız (444 04 01) bulunuyor.



Türkiye’nin birçok şehrinde gerçekleştirdiğimiz “Üreten Türkiye” buluşmaları ile KOBİ’lerin ekonomik ve teknik bilgi donanımını artırmayı amaçlıyoruz. Önümüzdeki dönemde KOBİ’lerin ihtiyaçları doğrultusunda ticari kart pazarına yönelik yeni ürünler,  KOBİ’ler için özel portal ve dergi hazırlıklarımız devam ediyor. Ticaret ve Sanayi odalarıyla imzaladığımız protokollere hız verdik. 2008 yılsonuna kadar 244 oda ile protokol imzalamayı hedefliyoruz. Ticaret ve sanayi odalarının organize yapısı sayesinde sadece işletmelere maddi kaynak oluşturmuyor, bölgesel kalkınmaya da fayda sağlıyoruz.



Halkbank olarak, en önemli iş ortaklarımız arasındaki KOBİ’lerin finansal ihtiyaçlarına çözüm oluşturmakla kalmıyor, KOBİ’lerimizin iş süreçlerine katkı sağlayamaya ve vizyonlarını genişletmeye yönelik iki farklı kurumsal sosyal sorumluluk projesine de bu sene içinde imza atmaya hazırlanıyoruz.


Fransız Kalkınma Ajansı’yla Şubat ayında imzaladığımız protokol kapsamında Bankamıza sağlanan 80 milyon Euro’luk kaynağın bir kısmını KOBİ’lerimizi sürdürülebilirlik, çevre sağlığı ve iş güvenliği konusunda bilgilendirmeye yönelik 3 yıllık bir projeye tahsis ettik. 2011’e kadar sürecek proje kapsamında amacımız, KOBİ’lerimizin kurumsal sosyal sorumluluk alanındaki farkındalık ve duyarlılıklarını artırmak olacak.


 


KOBİ’lere yönelik çalışmaları devam eden diğer projelerinizden bahseder misiniz?


Nakit, çek, senet derdini sona erdiren, KOBİ Kart ile tedarikçi firmalara tahsilat garantisi verilirken, kredi limiti sayesinde de kart sahiplerinin alışverişlerini nakit sıkıntısı yaşamadan yapmaları sağlanıyor. Bankamızın KOBİ’lere yönelik ürünlerini daha etkili olarak pazarlamak amacıyla, KOBİ’lere internet üzerinden danışmanlık ve çeşitli hizmetlerin verildiği bir site oluşturulacak.



Halkbank KOBİ dergisi ile KOBİ’leri bilgilendirmeyi, eğitmeyi, yönlendirmeyi hedefliyoruz. Bu kapsamda çeşitli medya kuruluşlarından (Doğuş, Doğan Medya grubu, Sabah Grubu) teklif alınmakta olup değerlendirmeler devam etmekte. Bankamız ile Shell Petrol arasında yapılan protokol uyarınca Shell Club Smart Card’larına Nakit KGS özelliği kazandırılması hedefleniyor.



Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde ticari hayatın döviz üzerinden genellikle de Sterlin üzerinden olması sebebiyle, burada ki kredi hacmimizi artırmak amacıyla sadece Kıbrıs şubelerinde kullanılacak olan Döviz Kredisi ürününü hazırlama kampanyalarımız devam ediyor.


 


Bir krizin yaşandığı ve dünya ekonomisinin yeniden yapılandığı şu dönemde KOBİ'lere gelecek dönem için neler önerirsiniz?


Küresel krizin devam etmesi nedeniyle, bankaların bilançolarındaki pasiflerin maliyeti artmakta ve dolayısıyla bu da aktife yansıtılmak durumunda. Bizim aktifimizde iki önemli kalem olan menkul değerler cüzdanı ile kredileri mümkün olduğunca değişken faizli kalemlerden oluşturmaya çalışıyoruz. Kredilerimizin büyük bir çoğunluğu da zaten değişken faizli. Böylece, risklere karşı daha güçlü bir yapı oluşturmuş oluyoruz. İyi bir aktif ve pasif yönetimi sayesinde hedeflediğimiz karlılığı da yakalamış olduk. Dolayısıyla, risk iştahımızda bir azalma olmadı. Operasyonel giderlerimizi de iyi bir şekilde yönetiyoruz.



KOBİ’lerin, daha verimli çalışma arayışlarında bulunması, mali bünyelerini güçlendirmelerini, bankalarla ilişkilerinde ve kredi kullanmada finansal danışmanlık alarak daha profesyonelce davranmaları, zaman ve para kaybına uğramamak için de temkinli olmaları gerekmekte. ABD'de konut krizi ile başlayan süreç, zaman içinde kredi piyasasına oradan da ABD ve dışındaki finans piyasalarını etkisi altına aldı. Krizden şu anda global olarak tüm dünya etkileniyor. Türkiye'nin, finans sektöründeki enstrüman çeşitliliğinin az olması ve 2000-2001 yılı krizlerinden bankacılık sektörünün güçlenerek çıkması nedeniyle bu krizden en az etkilenen ülkelerden biri olduğunu görüyoruz.


 


Kriz için öngörünüz nedir, etkileri nereye kadar devam edecek sizce?


Türkiye 2001 yılından sonra bankacılık sektöründe gerçekleştirilen yeniden yapılandırma sonucunda sermaye ve aktif yapısı güçlü bir bankacılık sektörüne kavuşurken bu dönemdeki hataların tekrar oluşumunu engellemek açısından denetleme ve düzenleme fonksiyonlarının oluşumu ve işleyişi etkin bir şekilde sağlandı, kamu maliyesi daha iyi durumda. Dolayısıyla 2001 krizinden alınan dersler bizim sektörümüzün bu krizdeki sağlam duruşunu destekledi. Global piyasalar içinde etkinliğimizin geçmişe göre daha yüksek olduğu günümüzde Türkiye'nin bu dalgalanmadan asgari düzeyde de olsa etkileneceğini söylememiz gerekir.


 


Reel sektörün dış borcu bir diğer önemli konu. Bu da firmaların yabancı para cinsinden borcunu çeşitli piyasa enstrümanları ile hedge etmesi ile çözülebilir. Reel sektörün ödeme sıkıntısına düşmesi tabii ki bir miktar sıkıntı yaşatabilir. Ancak krizin kısa vadede çözülmesi ihtimali yok. 2009 hatta 2010 yılına kadar etkileri devam edebilir. Bu sebeple reel sektörün uzun vadeli planlama sürecine hazırlanması ve alacağı riskler konusunda buna göre davranması rasyonel olacaktır. Zaman tedbirli olma zamanıdır. Firmalar için “küçük olsun benim olsun” veya “ne iş olsa yaparız, biz her işte varız” devri bitti.


 


 


 



“KOBİ’ler bu dönemde döviz cinsinden borçlanmamalı”


 


İş Bankası, KOBİ’lere Kredi ve Nakit Yönetimi konularında geniş bir ürün yelpazesiyle hizmet veriyor. Sektöre özel ürünler, sektörel ihtiyaçlar da göz önüne alınarak müşterilerin kullanımına sunuluyor. Turizm Sektörü Destek Paketi, Otomotiv Yan Sanayi Destek Paketi, Makine İmalat Sektörü Destek Paketi, Mobilya Sektörü Destek Paketi, İnovasyon Destek Paketi, Lojistik Sektörü Destek Paketi, Plastik Sektörü Destek Paketi sektörel çözümlerin bir bölümü olup, Esnek Faizli Ticari Kredi, Ticari Arsa Kredisi, Tarımsal İşletmeler Kredisi, Traktör Kredisi, Seracılık Kredisi, Et ve Süt Besiciliği Kredileri banka tarafından sunulan ürünlerden bazıları.



Diğer taraftan, Ticari Taşıt Kredileri, İşyeri Kredileri, Şirket Kredi Kartları ve Ticari Kredili Mevduat Hesapları da KOBİ kredileri içerisinde yer alıyor. KOBİ’lerin ve faaliyet gösterdikleri sektörlerin mevcut ihtiyaçları doğrultusunda yeni ürün, hizmet ve paketler oluşturulmasına devam edileceğini belirten İş Bankası yetkilileri, 2008 senesinde öngörülen hedefleri gerçekleştirdiklerini, küresel mali krizin, 2009 yılında Türk bankacılık sektörü nezdinde KOBİ Bankacılığı’nı, diğer ülkeler kadar derinden etkilemeyeceğini tahmin ettiklerini ifade etti. Bu kapsamda 2009 senesinde İş Bankas piyasa payını artırmayı hedefliyor.



İş Bankası yetkilileri, “Bu dönemde KOBİ’ler yapacakları yatırımlarda, dış ticaret işlemlerinde daha ihtiyatlı davranıp, döviz cinsinden borçlanmamaya ve tasarruflarını YTL olarak muhafaza etmeye gayret göstermeliler. Krizin yaratabileceği yeni pazar alternatiflerini de takip ederek ileriye dönük kalıcı ve güçlü bir sermaye yapısı oluşturmaları ve finansman ihtiyaçlarında gelirlerine göre kredi kullanmaları gerekmekte. Bununla birlikte şeffaflık, bankalar ve KOBİ’ler arasında sıhhatli bir işbirliğinin gerçekleşmesi için ön koşul olarak ortaya çıkmakta. Sağlıklı bir derecelendirme ve dolayısı ile verimli bir kredi süreci yaşanabilmesi için finansal ve niteliksel tüm belge ve bilgilerin bankalara zamanında ve yeterli bir şekilde sunulması gerekiyor” şeklinde konuştular.


 


 


Yarın: Bankaların kriz döneminde KOBİ’lere önerileri ve sunduğu hizmetler (Fortis, Yapı Kredi)