Genel 19 KASIM 2015 / 10:36

VİZYONER’15 Sektörler Zirvesi geleceğin ekonomisine ışık tuttu

MÜSİAD’ın bu yıl ilk kez hayata geçirdiği VİZYONER’15 Sektörler Zirvesi’nin ilk gününe geleceğin yeni pazarları ve sektörleri damga vurdu.

Gelecekte yeni pazarlar
Zirvenin öğleden sonraki oturumlarının ilkinde masaya yatırılan Geleceğin Pazarları konulu oturum, sektörün önde gelen isimlerinden TAV Hava Limanları Holding CEO’su Dr. M. Sani Şener, THY Genel Müdürü Doç. Dr. Temel Kotil, CarrefourSA Genel Müdürü Mehmet Tevfik Nane ve Renault Mais Genel Müdürü İbrahim Aybar tarafından ele alındı.
 
Havayolları alt kollarıyla birlikte en değerli iş sahalarından biri
Ekonomi, Yönetim ve Finans Danışmanı Hikmet Baydar tarafından yönetilen oturumda ilk söz alan THY Genel Müdürü Temel Kotil, Türkiye’nin seyahat haritasını çıkararak, artan havayolu taşımacılığına dikkat çekti. Türkiye’nin gelişen jeopolitik konumu ile geleceğin en önemli hava trafiği duraklarından biri olacağını söyleyen Kotil, “Türkiye’deki yolcu sayısı Amerika’nın yarısı kadar. Trafiğin ağırlık merkezinin gelişimi Amerika’dan bu bölgeye doğru kaydı. Şu anda Türkiye’de seyahat eden insan sayısı 400 milyon. Yolcu sayısı Amerika’nın yarısı kadar. İstanbul en çok turist alan 5. Şehir. New York’u geçmiş durumda. Şu anda havacılığın ekonomiye katkısı yüzde 6 civarında. Gelecekte buranın bağlantı noktası olacağı göz önünde bulundurulursa ve 3. Havalimanının yapımı ile ne denli bereketli bir pazar olduğunu görebiliriz. Havayolları pek çok alt koluyla birlikte önemli bir pazar ve iş kolu yaratacaktır. İstanbul dünyanın merkezi. Yeni havaalanı ile 2030’da 260 milyon kişi burayı kullanacak. Gelecekte İstanbul bölgesel ekonomik üs konumuna ulaşacak. Altyapı yatırımlarını oluşturarak, kendimizi ve ekibimizi çok iyi yöneterek, potansiyeli kalıcı bir ekonomik değere dönüştürebiliriz” dedi.
 
Türk insanı başka kültürlere kolayla entegre olabilir
TAV Havalimanları Holding CEO’su Dr. M. Sani Şener ise, Türkiye’nin genç nüfusunun değerlendirilmesi gerektiğine vurgu yaparak araştırmaya yönelik eğitim sisteminin mutlaka oturtulması gerektiğini söyledi. Şener, “Küreselleşme sürecinde teknoloji ve sermaye transferi yapıyoruz ancak kültür transferi yapamıyoruz. Bu noktada Türkiye önemli bir avantajı elinde bulunduruyor. Yurtdışında okuyan gençlerimiz ile, uzak ülkelerle kurduğumuz dostluklarla ve dini birlikteliklerimizle dünyanın her yanına uzanabilen bir yapımız var. Her kültüre yakınız. Yani bizim başka kültürlere entegre olma kabiliyetimiz bulunuyor. Türk insanını iyi yönet, hakkını ver yapamayacağı iş yok” açıklamasında bulundu.
 
Otomobil paylaşımı geleceğin yeni pazarı
Renault Mais Genel Müdürü İbrahim Aybar ise değişen davranışlara ve buna yönelik değişen üretime dikkat çekti. Geleceğe Dönüş filmindeki akıl almaz ögelerin bugün sıradan olduğuna dikkat çeken Aybar, yeni pazarlara ilişkin görüşlerini şöyle aktardı: “Artık otomobiller birbiriyle konuşuyor. Akıllı üretimler, yapay zekalar otomotive kadar girmiş durumda. Elektrikli araçlar hayalken şimdi sürücüsüz araçlar test aşamasında bulunuyor. Diğer taraftan insan davranışları değişiyor. Yeni kuşak araç sahibi olmak değil, gerektiğinde kullanmak istiyor. Talepler değişiyor. Bunlara baktığımızda kazaları önlemek, insan yaşamını daha kolay hale getirmek ve daha çevreci yaklaşımlar geliştirmek geleceğin en önemli yaklaşımları arasında. Bu nedenle kartlı sistemle yürütülen araç paylaşım sistemleri, yeni enerji kaynakları, elektrikli araçlar için gereken alt yapı ihtiyaçlarını kolaylıkla geleceğin pazarları arasında sayabiliriz.”
 
Mega trendlerin geleceği şekillendirmede önemine değinen CarrefourSA Genel Müdürü Mehmet Tevfik Nane, küreselleşme, kadınların iş yaşamına daha fazla katılması, enerji kaynaklarının değişimi ile çevresel faktörlerin büyük önem kazanmasının gelecek vizyonunda dikkate alınması gereken en önemli trendler olarak değerlendirdi. Trendlerin yanı sıra geleceğe uzanan nesillerin de değişen davranışlarını değerlendiren Nane, şunları söyledi: “İstihdam değerlendirmelerinde yeni neslin farklılığı da göz önünde bulundurulmalı. Onlar için çalışmak daha iyi bir yaşam için sadece bir ara. Adalet duyguları, fikirlerine önem verilmesi, iş ve eğlencenin bir arada olması ve hareket alanına ihtiyaç duymaları, geleceğin çalışma biçimini de değiştirecek.”
 
Gelecekte yeni sektörler
Zirvenin ikinci oturumu olan Gelecekte Yeni Sektörler değerlendirmesinin konukları ise Twitter Küresel Kamu Politikalar Başkan Yardımcısı Colin Crowell, Tosyalı holding Yönetim Kurulu Başkanı Fuat Tosyalı, İstanbul Ticaret Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Ali Yülek ve Ziraat Katılım Bankası Genel Müdürü Osman Arslan oldu.
 
Sektör seçimi zor değil
Geleceğe yönelik sektör seçiminde nasıl yol izleneceğine değinen İstanbul Ticaret Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Ali Yülek, “1950’li yıllarda Japonlar gelir esnekliği yüksek yani geliri yüksek insanın talebine göre şekillendirdiği bir üretim üzerine yoğunlaştı ve bunun sonuçlarını aldı. Gelir esnekliğine göre yapılan sektör seçiminin yanı sıra yaygınlık, taşma etkisi gibi etkenler de sektör belirlemede göz önünde bulundurulabilir” dedi. Yülek, geleceğin kazançlı sektörleri için ise şu yorumda bulundu: “Dünya nüfusu, sağlık ihtiyacı, bilinci ve de gelir düzeyi artıyor. Bu nedenle sağlık ekipmanları değerli bir yatırım kanalı. İkincisi raylı sistemler. Türkiye’nin tamamında bu sistem yayılacak. Raylı sistem ekipmanları da bu nedenle gelecek vaat ediyor. Bunun yanı sıra enerji üretimi, daha çevreci yaklaşımlı yeşil ekipmanlar, çevresel ekipmanlar, atık tesisleri ve Kore’nin çok iyi olduğu  kişisel bakım ürünleri geleceğin en değerli yatırım kanalları arasında yer alıyor.”
 
Geçmişte yapamadığımızı şimdi yapabiliriz
Türkiye’de demir çelik endüstrisinin inşaat ihtiyacı için kurulduğunu, ardından yassı çelik yatırımlarına başlandığını fakat bu yatırımların dünyadaki trendleri takip edemediğinden gelişmiş ülkelere göre ters yapı oluştuğuna değinen Tosyalı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Fuat Tosyalı, “Şu andan itibaren inovasyonları ve trendleri takip ederek, çok farklı sektörlerde kullanılabilecek demir çelik yatırımlarına girmek mümkün. Bunlardan biri sağlık alanında geçerli olması öngörülen genetik çipler. Dünyanın dört bir yanındaki iş ortaklarımız sayesinde bu tür özel ve nitelikli alanlar konusunda know how imkanımız bulunuyor. Elektrikli otoların akülerinin nikel plakalarını da yine başka bir iş ortağımız üretiyor. Yine ambalaj endüstrisinin ihtiyacı olan film kaplı çeliklerin üretimine geçmeyi planlıyoruz. Türkiye’de metal ambalaj sektörü henüz gelişmedi. Bu alanda inanılmaz fırsatlar var. Hammadde üretimine başlıyoruz. Mamule dönüşmesi için (pastacılıktan, zeytinyağına, güneş geçirmeyen metal ambalaj) öncülük yapacağız. Diğer yandan Türkiye kendi otomobilini üretmeye çalışıyor. Türkiye’de bu üretimlerin yapılmasını sağlayacak güç var. Geçmişte harekete geçemedik ancak şimdi hızla harekete geçebiliriz” açıklamasında bulundu.  .
 
İnsanlığa faydalı projeler etik bankacılığın desteğinde olacak
Finansman kaynağının proje geliştirmede öncelikli ihtiyaç olduğuna değinen Ziraat Katılım Bankası Genel Müdürü Osman Arslan ise, iş yatırımında bulunmak isteyenlere şu tavsiyelerde bulundu: “Finans ve bankacılık çok gerekli bir unsur, olmadan yatırım yapmak vebüyütmek mümkün değil. Ancak bu finansmanın hangi felsefeye dayanarak ilerlediği çok önemli. Finans bazlı ekonomik anlayış yerine, üretim odaklı, yenilikçi ve reel sektör bazlı bir anlayış gerekiyor. Katılım Bankacılığının özünde de bu var. Bu nedenle Katılım bankacılığı şu anda yükselen bir trend. Bununla birlikte katılım bankacılığı da kendi etik değerleri çerçevesinde projelere odaklanıyor. İyi tanımlanmış, iş planı güçlü olan projeler öne çıkıyor. Şu andan itibaren ve yakın gelecekte eğitim projeleri bizim ilgi alanlarımızdan olacak. Eğitim kurumlarına yatırım artacak. Sağlık ekipmanları, şehir hastaneleri gibi kamu özel sektör işbirliğine dayalı projeler bizim ortak olmak istediğimiz alanlardan biri. Tarım da gelecekte önemli olacak. Çocuk ve bebek bakımı ile okul öncesi eğitim ve dadılık müessesi ile özellikle güneş enerjisi gibi yeşil ve çevre dostu enerji yatırımları katılım bankacılığı ve finansman açısından cazip gelen alanlar.”
 
Twitter, yalnızca sosyal medya platformu değil, aynı zamanda bir ver bankası
Zirvenin bir diğer konuğu olan Twitter Küresel Kamu Politikalar Başkan Yardımcısı Colin Crowell ise yeni nesil ortamların iş geliştiricilere, yatırımcılara ve pazarlamacılara çok önemli bir kaynak olabileceğini belirttiği konuşmasında Twitter dünyasından örnekler verdi. Twitter’ın bir olanaklar platformu olduğuna dikkat çeken Crowell, “Mobilite şu anda en çok değerlendirilen ve değerlendirilmesi gereken konu. Mobil reklamcılık hızla büyüyor. Tüketiciye ulaşmanın en hızlı yolu. Kullanıcıların yüzde 88’ mobil reklamcılığa maruz kalıyor. İnsanlar telefonunu ortalama günde 110 defa kontrol ediyor. Bunlar çok önemli veriler. Diğer yandan Twitter olarak şu anda 320 milyon kullanıcımız bulunuyor. Bu rakamın yüzde 77’si Amerika dışında yaşıyor. Her gün çeşitli konular hakkında milyonlarca twit atılıyor ve olaylar hakkında anında yorum yapılıyor. Bu şu anlama geliyor, insanların eğilimlerini, düşüncelerini, beklentilerini, nerede olduklarını, nasıl olduklarını ve daha birçok şeyi kolaylıkla öğrenebilir, bir harita çıkarabilir ve çeşitli analizler gerçekleştirebilirsiniz. Twitter bu fırsatları kolaylıkla sağlayan bir altyapıya ve entegrasyon mekanizmasına sahip. Örneğin devasa boyutlara ulaşılabilecek bir Ebola salgını Twitter sayesinde önlendi. Sağlık Örgütü Twitter’dan aldığı bilgilerle salgının haritasını çıkardı ve hastalığın kaynaklarının yerini belirledi. Bundan sonra diğer araştırmalarda kullanıldı. Ölümcül bir kriz zamanında ve hızla kontrol altına alındı” dedi.