Genel 12 EKİM 2008 / 09:17

Viva la Tecnología Informática* (Bölüm 1)

Son yıllarda sosyal demokrat ve sosyalist partilerin ve liderlerin ardı sıra iktidara geldiği Latin Amerika ülkelerinde bilişim teknolojileri yatırımları da artıyor.

Son yıllarda sosyal demokrat ve sosyalist partilerin ve liderlerin ardı sıra iktidara geldiği Latin Amerika ülkelerinde bilişim teknolojileri yatırımları da artıyor.


Güney Amerika’da son yıllarda rüzgâr soldan esiyor. Sosyal demokrat ve sosyalist partiler birbirinin peşi sıra iktidara gelirken Chavez, Lula, Morales, Kirchner gibi karizmatik liderler sol partileri iktidara taşıyor, söylemleriyle ve eylemleriyle dünya siyaset gündeminde sürekli yer alıyorlar. Bu liderler arasında daha radikal bir görüntü sergileyenler, birleşik sosyalist bir Güney Amerika amacıyla özellikle ABD’ye karşı sert bir mücadele yürüten Chavez de var, Brezilya'daki Lula de Silva gibi sosyal demokrasiye daha yakın duran, ABD ile tatlı sert ilişkileri olan, ılımlı sol liderler de. Bu ülkelerde genel olarak anti kapitalist bir çizgiyle siyaset yapılsa da, diğer yandan yine ülkeler arasında ekonomide devletçilik alanında da farklılıklar bulunuyor. Chavez hükümeti ve Bolivya’da Morales devletçi politikaları daha radikal şekilde uyguluyor. Bölgede son dönemde sol hükümetler bazı sektörlerdeki tekellerle kamulaştırma gibi alanlarda sorunlar yaşadı, fakat bilişim sektörü açısından şimdiye dek büyük bir sorun ortaya çıkmadı. Yine de bölge genelinde ABD’li bilişim devlerine karşı ülkelerin kendi yerel şirketlerine büyük destek verdiği bir gerçek. Esasında hükümetler ve bilişim şirketleri arasında dengeli bir ilişkinin olduğunu ve iki tarafın da birbirini çok ürkütmemeye dikkat ettiğini de gözardı etmemek gerekiyor.


600 milyonluk devasa bir pazar


Latin Amerika, ABD, Avustralya, Japonya ve Avrupa ülkelerinin yatırım için yarıştığı, 33 ülkeden oluşan 600 milyon nüfusa sahip devasa bir pazar. Latin Amerika ülkeleri 90’lı yıllardan itibaren yeniden büyüme eğilimine girdi. Bölge genelinde 2006 yılında enflasyon yüzde 4,8 civarında gerçekleşti. Hızla gelişen ekonomilere sahip olan Latin Amerika ülkeleri arasında en çok gelişme gösterenler Brezilya, Arjantin, Kolombiya ve Şili oldu. Son yıllarda Venezüela ve Peru da büyük ekonomik gelişmeler gösterdi. Dünyada gelişmekte olan bölgelere giden yabancı yatırımın önemli bir miktarı son yıllarda Latin Amerika’da toplanıyor. 2006 yılında bölgedeki yabancı yatırımların değeri 72 milyar doları aştı. Latin Amerika ülkelerinde son yıllarda sol hükümetlerin iktidara gelmesiyle ülkelerarası işbirliği de arttı. Bu noktada Mercosur oluşumu öne çıktı. Latin Amerika ülkeleri arasında bir ortak pazar oluşturulmasını öngören Mercosur, dünyanın en önemli bölgesel bütünleşme hareketlerinden biri olarak kabul ediliyor. Latin Amerika’yı bütünleştirme çabalarının en başarılılarından biri olarak ortaya çıkan Mercosur, 1 trilyon doları aşan pazar derinliği ve 200 milyonluk nüfusuyla bütünleştirme girişimleri içinde tüm dünyada NAFTA ve AB’den sonra üçüncü sırada.


Kıtada internet kullanıcılarının sayısı hale yetersiz


Güney Amerika’da toplam nüfusün yüzde 25’i internet kullanıyor. İnternetin büyümesinin önündeki sorunlar arasında belli bölgelerdeki altyapının yetersizliği ve düşük PC penetrasyonu gösteriliyor. Diğer yandan kıtada genişbant pazarının birçok ülkede yetersiz olduğu, ama bunun önümüzdeki dönem için bir potansiyel barındırdığı ifade ediliyor. Bu durum ülkeden ülkeye değişiklik gösterse de, yine de kıtanın genelinde son yıllarda genişbant yatırımları ivme kazanıyor. Yine WiMAX ve Triple Play (internet üzerinden ses, video ve veri aktarımı) teknolojileri de popülerliğini artırıyor. 2007’nin sonunda genişbant aboneleri Latin Amerika’da 19,4 milyona ulaştı. 2003’te bu rakam 2,7 milyon idi. Çevrimiçi pazarı ise Orta ve Güney Amerika pazarında, ABD, Asya ve Avrupa’nın birçok ülkesine göre hızlı gelişiyor. Latin Amerika’nın en büyük çevrimiçi pazarları Brezilya ve Arjantin. Bu ikiliyi Şili ve Kolombiya izliyor. Tabii çevrimiçi kullanıcıların artmasıyla birlikte, bazı zorluklar da göze çarpıyor. Bunlardan biri ödeme yöntemleri. Bölgede kredi kartı penetrasyonu düşük, bankacılık sistemi halen bazı zorlukları göğüsleyecek kadar sağlam ve güçlü değil. Yine de Latin Amerika pazarının daha çok e-ticaret oyuncusuna sahip olması gerektiği ifade ediliyor. Bölgede internet kullanıcılarının artmasıyla sosyal ağların da önemi artıyor. İspanyolca konuşan ülkeler arasında Hi5, 13 milyon ziyaretçiyle en büyük sosyal ağ konumunda. Mobil tarafta ise 375 milyon Latin Amerikalı mobil telefona sahip.


İş zekasının önemi anlaşılıyor


Latin Amerika’da kıtanın genelinde iş zekası konusundaki yatırımlar da son yıllarda artıyor. IDC’nin araştırmasına göre, kıtada iş zekası pazarında 2008’de yüzde 20’nin üstünde büyüme yaşanması bekleniyor. Pazarın büyüklüğü geçen yıl 297 milyon dolara ulaştı ve 2006’ya göre yüzde 22’lik büyüme yaşandı. IDC istatistiklerine göre iş zekası pazarının 2007-2012 arası 5 yıllık dönemde ortalama yüzde 18’lik bir büyüme yaşaması bekleniyor. Bu alanda 2008 yılındaki en büyük talep artışı üretim sektöründen geldi. Latin Amerika ülkelerinde bu sektörde 2007’ye göre iş zekası yatırımlarının yaklaşık yüzde 30’luk bir oranla arttığı belirtiliyor. Üretim sektörünü yüzde 20’lik artışla finans ve yüzde 13 artışla telekom sektörü izliyor. Ülkeler bazında ise Brezilya bu konuda yatırımların en çok arttığı ülke. Brezilya’yı Şili izliyor. Latin Amerika ülkelerinde ERP yatırımlarıyla yönetilmeye başlanan bilginin daha etkili kullanılabilmesi için iş zekası yatırımlarının öneminin kavrandığı bir gerçek. Brezilya birçok konuda olduğu gibi ERP çözümleri satışında da Latin Amerika ülkelerinde başı çekiyor. Tüm kıtada 2008 sonunda ERP satışlarının yüzde 20’lik bir oranda büyümesi bekleniyor. Önümüzdeki 5 yıllık dönemde de benzer bir büyüme oranı öngörülüyor.


Güvenlik yazılımları pazarı yüzde 20 büyüdü


Latin Amerika güvenlik yazılımları pazarı, 2007 yılında bir önceki yıla göre yüzde 20,2 büyüdü. Pazarın 2007 yılındaki hacmi 319 milyon dolar olarak gerçekleşti. IDC bu pazarda Latin Amerika kıtasında önümüzdeki 5 yıllık süre zarfında ortalama yüzde 19’luk büyüme öngörüyor. Pazar boyutlarına baktığımızda, Brezilya bu alandaki satışlarda en önde gelen ülke konumunda. Bu alanda en çok gelişen ülke ise Kolombiya. Kolombiya’da 2007 yılında bu alanda yüzde 40’lık bir büyüme yaşanmış. Yine Arjantin, güvenlik yazılımları pazarında gelişmiş bir ülke. Birçok konuda olduğu gibi güvenlik yazılımları pazarında en önemli müşteriler finans ve telekom sektöründen. Bu ülkelerde finans sektöründeki endüstriyel düzenlemelerle birlikte BT yatırımları arttıkça güvenlik yatırımları da artacak. Diğer yandan telekom sektöründe de depolama ve güvenlik alanında yatırımların artacağı ve yeni 3. Nesil servislerinin güvenlik ihtiyacını daha da belirgin hale getireceği belirtiliyor. Latin Amerika ERP pazarı ise 2008’i yüzde 18 büyüme ile kapatacak.


Venezüela ve Küba’dan özgür yazılım atağı


Latin Amerika’nın iki başkaldıran ülkesi Venezüela ve Küba, ülkelerinin bağımsızlığı adına ABD’yi oldukça sinirlendirecek bir konuda geçtiğimiz yıl işbirliği yapmışlardı: Özgür yazılım. Komünist Küba yönetimi ve Venezüella, elbirliğiyle Küba’da kamu sektörünün bütün bilgisayarlarını Microsoft Windows’tan açık kaynaklı yazılımlara dönüştürme kararı aldılar. Kübalılar bu geçişi sadece teknolojik boyutuyla değil, ideolojik, ulusal güvenlik, bağımsızlık ve maliyet faktörlerini de göz önüne alarak ele aldıklarını ve tescilli kodların ülke güvenliği için tehdit ve risk taşıdığını belirtmişti. Ayrıca Küba, yavaş internet bağlantısıyla tescilli yazılımları güncel tutmanın da zor olduğunu belirterek bu kararı aldığını açıklamıştı. Hastanelerde, Küba gümrüklerinde, Küba Kültür Bakanlığı’nda, Yüksek Eğitim ve daha birçok kurumda tescilli yazılım terk edilerek Linux kullanımına geçildi. Hemen yanı başındaki okyanus tabanından geçen ve kıtaları birbirine bağlayan fiber kablolara ABD ambargosu yüzünden erişemeyen Küba, bu engeli Venezüella ile ortak gerçekleştirilen ve her iki ülke arasında bin 500 km’lik fiber kablo inşasını hedefleyen projeyle ortadan kaldırmak üzere faaliyete geçti.


Güney Amerika’nın ilk güneş enerjili iletişim çözümü


Ericsson’un güneş enerjisiyle çalışan yenilikçi saha çözümü, Surinam’a kurulmak üzere Karayipler’in en büyük mobil telekomünikasyon operatörü Digicel Group tarafından seçildi. Çözüm Güney Amerika’da bir ilk olma özelliğinin yanısıra, pazardaki en düşük enerji tüketimine sahip oluşuyla işletim maliyetlerinin düşürülmesine yardımcı oluyor. Çözüm, Ericsson’un enerji tasarrufu yapan yenilikçi baz istasyonları serisi üyelerinden GSM baz istasyonu RBS 2111’e dayanıyor. RBS 2111, çevresel kaynaklardan standart baz istasyonlarına göre çok daha az ölçüde yararlanıyor ve yüzde 50’ye varan oranlarda daha az enerji harcıyor. Digicel Group ile gerçekleştirilen bu anlaşma çerçevesinde Ericsson, MINI-LINK TN veri iletimi, güneş panelleri ve batarya yedekleme gibi çözümleri sunacak. Ericsson ayrıca ağ kurulumu ve sistem bütünleştirmesinden de sorumlu olacak. Ericsson’un güneş enerjisiyle çalışan saha çözümü, elektrik şebekesine erişimi kısıtlı olan yerlere iletişim tesislerin kurulabilmesini sağlıyor. Enerji tüketiminden doğan işletim ve bakım maliyetlerini azalttığı için toplam maliyeti de düşürüyor. Ayrıca mobil ağları çevresel koşullarla daha uyumlu hale getiriyor.


Yarın: Brezilya ve Arjantin'de bilişim pazarı


* İspanyolca 'Yaşasın Bilgi Teknolojileri'