Genel 01 EYLÜL 2014 / 14:39

Türkiye hem ortak hem hedef mi?

Edward Snowden arşivinden belgeler NSA’nın Türkiye’ye karşı geniş çaplı casusluk yaptığını ortaya koydu.



2011 yılının Aralık ayında Türk-Irak sınırındaki Cudi Dağı'nda korkunç bir olay meydana gelmişti. Birçok Türk F-16 savaş jeti, PKK’lı olduğunu düşündükleri bir köylü karavanını bombalamışlardı. Saldırıda 34 kişi ölmüş ancak ölenlerin PKKlı olmadığı anlaşılmıştı. Amerika’ya ait bir insansız hava aracı kişileri tespit etmiş ve Türkiye’yi uyarmıştı.

Bu keşif uçuşu ilk kez Wall Street Journal tarafından 2012 yılında rapor edilmişti ve bunun trajik sonuçları Kürt bölücülere karşı mücadelede Amerikan ve Türk istihbarat servisleri arasındaki sıkı çalışma hakkında önemli bir bakış açısı da sağladı.

ABD ihbarcısı Edward Snowden’in arşivindeki belgeler, Türkiye’nin Kürtlere karşı mücadelesinde Amerika’nın ne kadar işin içinde olduğunu göstermişti. ABD hükümeti de PKK'nın para akışları ve yurt dışında sürgünde yaşayan liderlerinden bazılarının nerede olduğu hakkında Türklere bilgi sağlamıştı.

Türkiye ile eski ortaklık

Snowden’in belgeleri Türkiye’nin aynı zamanda casusluk için ABD'nin önde gelen hedeflerinden biri olduğunu gösteriyor. Belgelerde, Amerikan hükümeti NSA’yı Türkiye’nin 18 kilit bölgede yaptığı faaliyetleri takip etmekle görevlendiriyor. Yani, son zamanlarda çıkan Almanya’nın dış istihbarat servisinin Türkiye’yi dinlediği haberlerinin yanı sıra Amerika’nın da gözünün Ankara üzerinde olduğu anlaşılıyor.

Snowden’in belgeleri Türkiye’nin Asya'da NSA'nın eski ortağı olduğunu gösteriyor. Hatta 1952 yılında NSA'nın kuruluşundan önce CIA’in Türkiye ile 1940lı yıllara uzanan bir ortaklığı da bulunuyor.

Soğuk savaş sırasında ABD, Sovyetlere karşı gözetleme yapmak için öncelikli olarak Türkiye’deki üslerini kullandığı NSA belgelerinde yer alıyor. Günümüzde, Türk topraklarında bilgi toplamak için Rusya ve Gürcistan’ı hedef alıyor. Suriye ise NSA gözetim merkezinin odak noktası haline geldi.

ABDli gizli ajanlar PKK’ya karşı savaşta Türkiye’ye yıllardır destek sağladı. 2007 yılındaki çok gizli bir NSA belgesinde PKK üyelerinin telefon konuşması kayıtlarını ve coğrafi verileri Türkiye’ye sağladığı belirtiliyor.

Obama başkanlığında destek devam ediyor

Mayıs 2007'de, o zamanın ulusal istihbarat direktörü Türkiye için derin istihbarat desteği sözü veren bir "mutabakat" imzaladı. Bu ortaklıkla PKK’yı yok etme üzerine odaklanıldı. Böylece, PKK üyelerine karşı çalışan Amerikalı ve Türk uzmanlardan oluşan bir ekip oluşturuldu. Bu derin çalışma Barack Obama başkanlığında da devam etti.

NSA, Türkiye'nin istihbarat servisi için iki tür sistem kurmayı teklif etti. Karşılığında da Türkler Kürt aktivistlerin ses örneklerini sağlayacaktı. NSA ile bu yakın ilişki göz önüne alındığında teknolojiyi sağlama riskinin az olduğu görüldü. NSA uzmanlarının tek rahatsız olduğu konu, otomatik anahtar kelime arama fonksiyonunda Türkiye’ye güvenip güvenmemekti.

Bu ortaklık Ankara’da bulunan ofisten yönetiliyor. Verilere ek olarak, Amerikalılar Türkiye’ye tam durdurma sistemleri, şifre çözme yardım ve eğitimi de sağlıyor. NSA ayrıca PKK’nın Avrupa’daki para akışını da takip ediyor. Türkler de PKK liderlerinin yaptığı telefon konuşmalarının yazılı transkriptini ABD ajanlarına veriyor.

2006 yılından başlayarak NSA birimleri Türkiye'nin en üst düzey siyasi liderlerin bilgisayarlarına sızmayı amaçlayan bir gözetleme operasyonu başlattı. Amaçlarına ulaşmaları 6 ay sürdü. ABD istihbarat hizmetleri Amerika’da yaşayan Türk diplomatlarını da gözetim altında tutuyor. 2010 yılındaki bir belgede Washington’daki Türk Büyükelçiliği’nin NSA tarafından gözetlendiği belirtiliyor. Analizcilerin Türk Büyükelçiliği telefon sistemine erişimi vardı ve bilgisayarların içeriğine doğrudan erişebiliyorlardı. NSA ayrıca New York'ta Türkiye'nin BM temsilciliğine Truva yazılımı yükledi. NSA belgesine göre tüm sabit diskleri de kopyalayabiliyorlardı.

 
ETİKETLER : NSA