Genel 28 NİSAN 2009 / 10:19

Türk kaşığıyla…

Çağdaş yaşam anlayışının hızla birer beton yığınına dönüştürdüğü şehirlerde çözüm, pıtrak gibi çoğalan alışveriş merkezleriyle karşımıza çıktı.

Çağdaş yaşam anlayışının hızla birer beton yığınına dönüştürdüğü şehirlerde çözüm, pıtrak gibi çoğalan alışveriş merkezleriyle karşımıza çıktı.

Son zamanlarda ailemle birlikte ne zaman biraz nefes almak için dışarı çıksam, engellenemez bir biçimde kendimi bunlardan birinin içine çekilmiş olarak buluyorum. Bir nevi betondan kaçmak için betona sığınmak gibi, ilginç...


Geçtiğimiz hafta, yine böyle günlerden birinde biraz dolaşıp birkaç küçük ihtiyacı karşılamak için yine alışveriş merkezleri arasında turlayıp zaman geçiriyordum. Fakat aynı gün içinde karşılaştığım birkaç olay sonucunda, kendimi bu alışveriş merkezlerinde yer alan büyük mağazaların o dillerinden hiç düşürmediği "kalite" olgusunu sorgularken buldum...


- MediaMarkt'ta sırasında beklediğim kasiyer biraz sıkılmış olacak ki, komşu kasadaki arkadaşına "Bunlar bugün üst üste ne kadar çok geldiler ya" gibisinden yüksek sesli bir serzenişte bulunduğuna tanık oldum. İnanmayacaksınız ama "bunlardan" biri de bendim!


- Teknosa'da LCD ekran temizleyicilerin nerede olduğunu öğrenmek için, mağazanın bir köşesine daire halinde gruplanmış 5 çalışanın hararetli muhabbetini bölmek zorunda kaldım. Çünkü hiçbiri, yanlarına gelen "yabancının" bir şeyler sormak için orada olduğunu "düşünüyor" gibi değildi.


- Bauhaus'ta sepete koyduğu uzun ince malzemeyi bir türlü yerine oturtamayan görevlinin, dükkânın ortasında malzemeye yapıştırdığı okkalı bir tekmeyle amacına ulaşmasına şahit oldum.


"Kalite"... Çağdaş yaşamda kimsenin dilinden düşüremediği, kapitalizm tarafından kutsanmış bir kavram.


"Öne çıkmanın" temel şartı, "müşteri memnuniyetinin" olmazsa olmazı.


Ürünleriniz güzel, fiyatlarınız hesaplı, sunduğunuz fırsatlar göz alıcı.


Peki ya "insana bakan yüzünüz" ne olacak?


İşin biraz da bu tarafına dikkat etmenin zamanı gelmedi mi? O zaman buyurun başlığın devamını da siz getirin.


İyi haftalar...