Genel 01 AĞUSTOS 2008 / 11:45

Tunçmatik, güneş enerjisine yöneliyor

Tunçmatik, yeni grup şirketi Powergie’yi ve Kyocera ile güneş enerjisi alanında gerçekleştirdiği işbirliğini duyurdu.

Tunçmatik, yeni grup şirketi Powergie’yi ve Kyocera ile güneş enerjisi alanında gerçekleştirdiği işbirliğini duyurdu.


Tunçmatik, bugün düzenlediği basın toplantısıyla yeni grup şirketi Powergie’yi ve Kyocera ile güneş enerjisi alanında gerçekleştirdiği işbirliğini duyurdu. Tunçmatik Grubu altında faaliyete geçen Powergie, güneş panellerine yönelik Ar-Ge çalışmalarını yürüten Kyocera’nın Türkiye iş ortağı olacak.Tunçmatik Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Özer ve Kyocera Güneş Enerjisi Bölümü Müdürü Dr. Stefan Wiebach’ın katılımıyla gerçekleştirilen toplantıda, güneş enerjisiyle sağlanan avantajlar aktarıldı. Dünyadan örnekler paylaşılırken, bu enerji çeşidinin Tükiye için önemi vurgulandı. Toplantının ilk sunumunu yapan Dr. Stefan Wiebach, dünyada artan enerji ihtiyacına dikkat çekti. 1999 yılıyla karşılaştırıldığı zaman enerji ihtiyacının 2020’de yüzde 60 artacağını kaydeden Wiebach, 2050’deyse bu oranının yüzde 120 olacağını ifade etti.Günümüzde temiz enerji sağlayan doğal enerji kaynaklarının ihtiyacımız olanın 3 bin katı enerji sağladığını belirten Wiebach, bunun büyük kısmının güneş enerjisi olduğuna dikkat çekti. Güneş enerjisinin dünyada büyük bir pazar haline geldiğini kaydeden Wiebach, Türkiye’de bu uygulamanın eksikliğine işaret etti. Güneş enerjisinin Türkiye için önemli bir fırsat olduğunu vurguladı.


Sınırsız ve bedava enerji kaynağı: Güneş


Konuşmasına Powergie hakkında bilgi vererek başlayan Mehmet Özer, “Powergie olarak güneş enerjisini, bu konuda dünya uygulamalarını ve dolayısıyla Türkiye’nin neler kaçırdığını göstermek istiyoruz” dedi. Şirket bu kapsamda güneş enerjisi yatırımı yapacak kuruluşlara anahtar teslimi çözümler sunacak. Öte yandan altyapısı olan girişimcilere bayilik ve eğitim programları sunacak.Türkiye’de elektrik enerjisi kurulu günün 41GW olduğunu kaydeden Özer, bunun yüzde 32,7’sinin hidroelektrik santraller, yüzde 66,9’unun termik santraller ve binde 4’ünün rüzgar santralleriyle üretildiğini ifade etti. Türkiye’nin enerji üretiminde dışa bağımlı olduğunu belirten Özer, kapasite sorunları olduğunu, küresel ısınmaya bağlı olarak kapasite kaybı olduğunu ve  çevreci olmayan üretim yöntemlerinin uygulandığını söyledi. ABD ve Avrupa’da pek çok ülkede çevreye duyarlı enerji üretim metodlarının ele alındığını belirten Özer, bu sayede kapasite artışı sağlandığına dikkat çekti. Güneş enerjisinin dünyada en hızla büyüyen enerji sistemi olduğunu söyleyen Özer, “Kolayca ve hızla kurulan güneş enerjisi sisteminin, bakım ihtiyacı ise yok denecek kadar az. Kömür, uranyum, ham petrol ve doğal gaz gibi kaynakların ömrü sınırlı. Güneş enerjisi ise sınırsız” şeklinde konuştu. Güneş haritası anlamında Türkiye’nin avantajlı konumda olduğuna işaret eden Özer, ülkemizde bu enerji şeklinin yaygınlaşmamasının sebebini güneş enerjisinin yeterince bilinmemesine ve devlet politikalarının eksikliğine bağladı.