Genel 18 MART 2009 / 13:37

Telkoder, telekomünikasyondaki yaralara parmak bastı

Telkoder Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Ata Arıak: "Yasalar yapılıyor, doğru uygulamalar gerçekleşmiyor, yavaş yol alıyoruz.”

Telkoder Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Ata Arıak: "Yasalar yapılıyor, doğru uygulamalar gerçekleşmiyor, yavaş yol alıyoruz.”


Serbest Telekomünikasyon İşletmecileri Derneği(Telkoder) bugün İstanbul Dedeman Oteli’nde düzenlediği basın toplantısında telekomünikasyon sektörünün son durumunu ve gelişmeleri değerlendirdi. Sektörde serbestleşme için adımlar atılsa da rekabet konusunda handikaplar olduğuna dikkat çeken Telkoder Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Ata Arıak, yasalar yapılsa da uygulamaların olması gerektiği gibi gerçekleşmediğini belirtti. BTK’ya bu noktada uygulamada sonuç verecek görevler düştüğünü dile getiren Arıak, “Telekomünikasyon sektöründe çokça görülen ve Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu ile Rekabet Kurumu’na şikayette bulunulmasına neden olan “fiyat sıkıştırması, “tesis paylaşımı”, “ maliyete dayalı toptan ücretler” ve değişik pazarlarda etkin piyasa gücüne sahip işletmecilerin takip edilip pazarlar arası sübvansiyon yapılmasının önlenmesi” gibi konuların artık çözülmesi gerektiğini belirtti. Sektör üzerindeki bir başka yükün de vergiler olduğunu dile getiren Arıak, “İnternet hizmetlerinden alınan özel iletişim vergisi ÖİV, on sene önce deprem giderleri için konuldu. Yapılan indirimlerin önemli ama yeterli değil.Yaşadığımız ekonomik ortamda bu verginin tümüyle kaldırılmasını gerekiyor. Oluşacak kayıp ise artan kullanım yoluyla giderilebilir” diye konuştu. Her yıl yapılan kesintilerden oluşan evrensel hizmet fonunun da yanlış kullanıldığını belirten Arıak, “ 4 yıldır kesilen fonda her yıl 180 milyon dolar birikiyor. Bu para sektörün tümünden toplanıyor ancak uygulamalar nedeniyle bunu sadece Türksat, Türk Telekom ve nüfusu düşük yerlerde GSM operatörleri kullanıyor” eleştirisinde bulundu.


Elekronik haberleşme kanunu ile lisans alınmasına gerek kalmayacak


Şehir içi telefon hizmetlerinde de tam rekabetin başlaması gerektiğini belirten Arıak, “10 Mayıs’ta hayata geçecek yeni elektronik haberleşme kanunu ile alternatif operatörlerin lisans alımına da gerek kalmayacağını belirttti. Bu tarihten itibaren dileyen tüm işletmecilerin Kurum’a bildirimde bulunarak hemen hizmet vermeye başlayacağını dile getiren Arıak, “Kıt kaynak kullanılmadığı takdirde de ek bir izin veya ruhsat gibi geçmiş dönem yetkilerine ihtiyaç olmayacak” diye konuştu. Yasa ile henüz rekabete açılmamış olan yüzde 73’lük şehir içi telefon hizmetlerinde de rakebetin sözkonusu olacağını söyleyen Arıak mobil numara taşınabilirliğinde yaşanan olumlu rekabet şartlarının sabit numara taşınabilirliğine de gerçekleşmesi için işletmecilere bir an önce abone numarası tahsis edilmesi gerektiğinin de altını çizdi.


Genişbant rekabete açık değil


Bir başka önemli noktanın da genişbanttaki rekabet olduğunu belirten Arıak, dünyada genişbant almak isteyenlerle sabit telefon hizmetinin ayrı olduğunu hatırlattı. Rekabet Kurulu’nun bu konudaki kararını memnuniyetle karşıladıklarını ifade eden Arıak, “Bu doğrultuda Türk Telekom’un sadece internet için tarifesi hazırlaması ve BTK’ya onaylatılması gerekiyor. İnternet Servis Sağlayıcılar arasındaki abonelik geçisinin iyileştirlmesi, transmisyon milayetlerinin düşürülmesi ve yerel alan ağının konusundaki kısıtların giderilmesi de genişbant aerişimi alanındaki diğer öncelikler” diye konuştu.


Yasa uydu hizmetlerini gözardı ediyor


Arıak’a göre yeni yasada eksik kalan konulardan biri de uydu hizmetleri. Türkiye’de tek yönlü olsa da ciddi bir uydu yer istasyonu üretimi olduğunu belirten Arıak, yeni kanun ile bir yandan Ar-Ge’nin desteklenmesi öngörülürken  diğer yandan Türksat gibi tekelci yapıların oluşturulduğuna dikkat çekti. Arıak, Milli Eğitim Bakanlığı ve Türksat’ın ithal cihazlar almak yerine yerli Ar-Ge faaliyetleri ve üretim için bir proje başlatmasının daha yerinde olacağını belirtti.


Kablo şebekesi atıl, özelleşmeli


Türkiye’deki kablo şebekesi altyapısının internet ve ses hizmetlerini vermeye uygun olarak kurulduğunu da hatırlatan Arıak, 20’den fazla şehirde yaklaşık 2,5 milyon haneye ulaşan kablo şebekesinden 1,2 milyon kişi TV hizmeti alırken kablo internet hizmetinden 60 bin kişinin kablo internet hizmeti alabildiğini belirtti. Kablo şekesinin yaygın internet ve ses hizmeti de verebilecek olanağa  sahip bulunduğunu vurgulayan ve kullanılmayıp Türk Telekom’a bağımlık yaratıldığını belirten Arıak, “Kablo şebekesindeki hukuki sorunların giderilmesiyle 2 yıl içinde ulaşılan hane sayısı 6 milyona çıkarılabilir ve internet kullanıcı sayısı da 3 milyonun bulabilir” dedi.


WiMAX’de altyapı- hizmet ayrımı yapılmalı


Genişbant telsiz haberleşme ile ilgili lisanslara kırsal ve seyrek yerleşim yerlerinde ihtiyaç bulunduğunu ifade eden Arıak, WiMAX şebekesinin de Kablo TV şebekesinde olduğu gibi kullanılamaz hale getirilmemesi için kurulum ve işletme işlemlerinin söz konusu şebeke üzerinden hizmet verme işlemlerinden ayrı tutularak Altyapı/ Hizmet ayrımının sağlanması gerekiyor” diye konuştu.