Genel 13 ARALIK 2010 / 09:56

Suriye'de işlem tamam

BİT sektöründe faaliyet gösteren Türk iş adamları Suriye ziyaretinden memnun ayrıldı.

BİT sektöründe faaliyet gösteren Türk iş adamları Suriye ziyaretinden memnun ayrıldı.


İstanbul Ticaret Odası'nın (İTO) organizasyonu, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu'nun (BTK) desteği Tüm Telekomünikasyon İş Adamları Derneği'nin (TÜTED) davetiyle gerçekleştirilen Suriye ziyareti sona erdi. Heyete katılan şirket temsilcileri, bundan böyle başlatılan görüşmeleri devam ettirerek kısa veya orta vadede sonuç almak için çaba gösterecekler.

Etkinlik sonrasında detaylı olarak görüşlerini aldığımız BTK Başkanı Dr. Tayfun Acarer, şirketlerin gerçekleştirdiği ikili görüşmelerle ilgili olarak şunları söyledi: "Bölge ülkeleriyle sağlıklı diyalogların geliştirilmesi bizim kurum olarak çok önem verdiğimiz bir konu. Kurumumuzun Uluslararası İlişkiler Daire Başkanı Ahmet Çavuşoğlu zamanının önemli bir bölümünü bu diyaloglar için harcıyor. Bu İstanbul Ticaret Odası ile yaptığımız ilk organizasyondu. Türkiye'nin tanıtımı ve yerli şirketlerin yeni fırsatlar yakalamaları için bizce iyi de bir organizasyon oldu. Katılımcılardan konuştuğum herkes gösterilen ilgi ve bu konudaki iş birliğinden ötürü oldukça memnun olduğunu dile getirdi. Ben de bu ziyaretten iyi sonuçlar çıkacağını düşünüyorum."

Uluslararası diyalogun sağlanması çok önemli

Suriye ziyareti sırasındaki görüşmelerin iki ayrı yönü olduğunu vurgulayan Acarer, bunun ilk bölümünün bölge ülkelerdeki regülasyonlara dair bilgi paylaşımı olduğunu belirtti. Acarer, Suriye'deki mevcut durumu şöyle özetledi: "Burada bir regülasyon kurumu yok. Ama oluşturmak için bir niyet var, istek var, belirlenmiş bir yol haritası var. Biz Suriye'deki yetkililerle karşılıklı işbirliği, bilgi alışverişi, edindiğimiz tecrübeleri aktarma ve bölgesel ve uluslararası ortak sorunların çözümü konusunda fikir birliğine vardık. Umuyorum ki yakında bir işbirliği protokolü imzalayacağız. Kurumumuzda Uluslararası İlişkiler Dairesi bunun takipçisi. Şu an 11 ülkeyle böyle işbirliklerimiz var. Ayrıca Kırgızistan, Azerbaycan, Türkmenistan gibi Orta Asya ülkeleriyle çok taraflı bir mutabakat kurduk. Bunlar bizim kurum olarak resmi görüşmelerimizi oluşturdu."

Türkiye'deki BİT sektörünü temsilen katılan şirketlerin görüşmelerini de değerlendiren Acarer, "Suriye'deki organizasyona 20 civarında kuruluşu temsilen 40 kişiye yakın bir katılım gerçekleşti. Suriye'den de Türkiye'deki şirketlerle görüşmek üzere yaklaşık 60 şirketi temsilen 100 kişilik bir heyet geldi. Çapraz görüşmeler de dahil toplam 100'ün üzerinde görüşme yapıldı. Buradaki herkes görüşmelere katılmaktan son derece memnun. Tabii bu görüşmelerin sonunda hemen önümüzdeki hafta ilk anlaşmaların imzalanmasını beklemek doğru değil. Bir dizi daha görüşme trafiği olacaktır. Ben buradan güzel sonuçlar çıkacağını düşünüyorum" dedi.

Doymamış pazarlara öncelik vereceğiz

Acarer, Türkiye'deki şirketlerin bundan sonraki hedeflerinin Cezayir, Sudan, Pakistan ve Balkan ülkeleri gibi doymamış pazarlar olacağına işaret etti. Daha önce Azerbaycan, Kosova, İran, Bosna Hersek gibi ülkelere ziyaretleri olduğunu, ama ilk kez böyle geniş bir katılıma şahit olduklarını belirten Acarer, "Eminim bundan sonra katılım daha da artacaktır ve Türk şirketleri bu bölgelerde büyük fırsatlar yakalayacaktır. Hep söylediğimiz gibi Türkiye pazarı ancak belli bir oranda büyüyebiliyor. Bu pazarı daha hızlı büyütmek istiyorsak mutlaka dışarı açılmamız lazım. Sektörümüzdeki şirketler son derece dinamik ve kalifiye elemanlar çalıştırıyor. Bu nedenle aralarındaki rekabet kuvvetli, hatta bazen acımasız olabiliyor. Biz dış pazarlara açılarak sektörü büyütebilirsek sektördeki kavgalar azalır. Sektörü büyüttüğümüz zaman gelir artar, paylaşım kolaylaşır. Bu tarz etkinliklerde Türkiye'den katılan şirketlerin kendi aralarındaki görüşmeleri de önemli. Konuşurken farklı fikirler ve işbirlikleri ortaya çıkıyor. Bu şekilde dış pazarlarda iş alabilmek için Türkiye'deki şirketler kendi aralarındaki işbirliklerini güçlendirme yoluna da gidebilirler" dedi.

Resmi temsil güven aşılıyor, diyalog yolu açılıyor

BTK Kurul Üyesi Galip Zerey, bazı ülkelerle diyalogun zor kurulduğu gerçeğini hatırlatarak, BTK'nın böyle organizasyonlara destek vermesinin güven aşıladığına ve görüşme sürecini hızlandırdığına dikkat çekti. Zerey, oluşturdukları etkiyi şu sözlerle açıkladı: "Biz Türkiye'deki BİT sektörünün dışarı açılması, ihracat olanaklarının ve çevre ülkelerdeki etkinliğinin artması için uğraşıyoruz. Kurum olarak regülasyonlarla ilgili girişimlerimizi ve resmi kurumlarla bilgi alışverişini sağlarken, aynı zamanda diğer şirketlerin kendilerine fırsat yaratacak görüşmeler gerçekleştirmesi için de bir platform oluşturuyoruz. Bunun şöyle bir avantajı var: Normalde Türk şirketleri buradaki şirket ve kurumlardan randevu almakta zorlanıyorlar, görüşemiyorlar. Buradaki kurum ve şirketler de Türkiye'deki şirketleri tanımadığı için daha temkinli yaklaşıyor veya hiç görüşmüyorlar. Ama buraya bizle geldiklerinde hem resmi kurumlara, hem şirketlere güven veriyorlar ve görüşmeleri daha kolay, daha sağlıklı oluyor. Bundan önce diğer ülkelerde de böyle oldu. İlk tanışmayı biz yaptırıyoruz, daha sonra kendileri iş birliklerine imza atıyor ve geliştiriyorlar. Arada bir sıkıntı olursa da yine bizimle görüşüp destek alıyorlar. Şu anda yaptığımız buradaki ilk temastı. Bunun arkasının geleceğini düşünüyorum."

İTO'nun organizasyonunu da değerlendiren Zerey, "İstanbul Ticaret Odası'nın buradaki organizasyon yeteneği bize çok yardımcı oldu. Organizasyon konusunda gayet başarılı ve tecrübeliler, bu da bizim için çok büyük bir avantaj. İlk defa kendileriyle böyle bir işe girdik ama sonuçları gördükten sonra kendileriyle devam etmekte fayda olduğunu düşünüyorum. Daha önce işin organizasyon kısmını da biz üstleniyorduk ama bu iş bizi fazla yoruyordu. Ticaret odasının tecrübesiyle biz de çok rahatladık" dedi.

Şirketlere kefil oluyoruz, seçici davranıyoruz

Dr. Tayfun Acarer, kurum olarak böyle bir kefaleti üzerlerine aldıklarında sonuçlarından da sorumlu olacaklarına, dolayısıyla yanlarına aldıkları şirketler konusunda seçici davrandıklarına işaret etti. Acarer, "Sektör buralara tek başına geldiğinde güven ortamı oluşturmakta zorlanıyor. Biz bir anlamda onlara kefil oluyoruz. Bu nedenle biz yanımızda gelecek şirketler konusunda da seçici davranıyoruz, onları bir akreditasyon sürecinden geçiriyoruz" sözleriyle bu gibi ziyaretlere katılmak isteyen şirketlerde öncelikle süreklilik ve güven aradıklarının altını çizdi.

Peki bundan sonraki hedefler neler? Acarer, bu sorumuzu da şöyle yanıtladı: "Önümüzde bir CeBIT süreci, arkasından Cezayir ziyareti var. CeBIT'e çok önem veriyoruz, şirketleri katılmaları için sürekli teşvik ediyoruz. Bu yıl CeBIT'e azami katılımı sağlamamız lazım, çünkü Başbakan'ın katılımıyla Türkiye'nin sahiplendiği bir konu haline dönüştü. Bizim orada Türkiye olarak Almanya'da ciddi bir gövde gösterisinde bulunması lazım. Almanya'yı önemsiyoruz, çünkü AB deyince benim fikrime göre en baskın güç Almanya."

İTO'nun çabaları ve organizasyon becerisi fark yarattı

Organizasyon sırasında katılımcılarla da konuşma fırsatımız oldu. Katılımcıların olumlu ve verimli bir etkinlik olarak tanımladığı organizasyona katılanlardan Koç.net Genel Müdürü Mehmet Ali Akarca, düşüncelerini şu sözlerle aktardı: "Organizasyon tahminimden çok daha planlanmış ve başarılı bir organizasyondu. İTO'dan tanıştığımız bir Orta Doğu uzmanı bize Suudi Arabistan'la ilgili bilgiler verdi, İran ve Irak ile ilgili bilgilerini paylaştı. O pazarlarla da ilgilenmemizi önerdi. Bu benim çok hoşuma gitti. Toplantı sırasında herkesin masası, isimleri ve kartları hazırdı. Kapıdaki arkadaşlar herkesi yönlendirdi, doğru bağlantıları ve görüşmeleri yapmamız için çabaladı. Normalde biz böyle organizasyonlarda birilerinden randevu alarak görüşmek için kendimiz çabalarız. Örneğin biz 8 yıldır Suriye Telekom ile mesajlaşıyorduk, kendimiz gelsek görüşemezdik. BTK'nın burada bizimle olması olaya ciddiyet ve ağırlık kazandırıyor."