Genel 05 EKİM 2011 / 19:12

Sürdürülebilir kalkınma için adımlar tartışıldı

Zirve son gününde TESİD ev sahipliğinde gerçekleşen “Sürdürülebilir Kalkınmada Elektronik ve Bilgi Teknolojileri Sektörünün Rolü Oturumu”nda önemli isimleri ağırladı.



TESİD Yönetim Kurulu Başkanı Müjdat Altay’ın panel başkanlığını yaptığı oturumun konuşmacıları arasında Arçelik Elektronik İşletmesi Direktörü TESİD Yönetim Kurulu Üyesi Erkan Duysal, Vestel İcra Kurulu Başkan Vekilli Turan Erdoğan, Telenity İşletim Sistemleri Genel Müdürü YASAD Yönetim Kurulu Başkanı Şerif Beykoz yer aldı.

Türkiye’nin üretim üssü olması için fırsatlar var

Oturum konuşmacılarından Vestel İcra Kurulu Başkan Vekilli Turan Erdoğan, Türkiye’nin 2023’te üretim üssü olabileceğini böyle bir potansiyel taşıdığını belirterek şöyle konuştu: “Marka yönetimi satış tarafına doğru gidiyor. Endüstriyel tasarım ve teknik tasarım dahil hepsi artık dışkaynak kullanılarak yaptırılıyor. Bu önemli bir fırsat. Sorulan soruya karşılık Avrupa’daki krizin Vestel’i vurmadığını da belirten Erdoğan, “Çünkü bizim esnek bir üretim yapımız var. Türkiye’nin tekstilde ilave sipariş ülkesi olmuştu. Elektroniktede de durum böyle oldu. Kriz dönemlerinde kimse stoklu çalışmak istemediği için siparişine göre hemen alım satım yapmak istiyor bu durumda biz konum avantajımızla da ilave siparişleri almış olduk ve krizden etkilenmedik” diye konuştu. Erdoğan sürdürülebilir kalkınma için yapılması gerekenleri Kore örneğinden hareketle açıkladı. Koreli LG, Samsung, Hyundai gibi şirketlerin devlet destekleri ve teşvikleri ile sürekli yatırım yaparak büyüdüklerini belirten Erdoğan, Ar-Ge teşviklerini elektronik sektörü olarak uzun uğraşlardan sonra aldıklarını belirtti.

Televizyonda iş modelleri değişiyor, veri tabanlarına ve veri madenciliğine ihtiyacımız olacak

Arçelik olarak en büyük işlerinin televizyon olduğunu belirten Arçelik Elektronik İşletmesi Direktörü TESİD Yönetim Kurulu Üyesi Erkan Duysal, televizyonun hızlı bir gelişim süreciyle LCD’den üç boyutluya doğru değiştiğini, önümüzdeki yıllarda televizyonların yüzde 65’inin internete bağlanacağını belirtti. Dünyada 2011’de 206 milyon, 2012’de 217 milyon yeni televizyon üretileceğini ve bunların da 38 milyon kadarının da üç boyutlu olacağını dile getiren Duysal, tüm bu gelişimle televizyonda değişen iş modeline dikkat çekti. Değişen bu yeni iş modeli için atılacak ilk adımın ürünlerin satıldığı müşterilerin bilgilerini toplamak olacağını belirten Duysal, “ Bunun için de büyük veri tabanı sunucuları kurmamız gerekecek. Bu yapıları kurduktan sonra veri tabanı madenciliği yapan şirketlere ihtiyacımız olacak. İnternete bağlanabilen, ağ altyapısına yakın bu veri merkezlerini kullanarak Türkiye’yi bu alanda daha ileriye götürebiliriz. Servis ve bayii ağımızı da müşterilerin ürünlerimizi nasıl kullanabileceğini adresleyen bilgileri taşıyabilir noktaya getirebilirsek bu çok önemli olur” diye konuştu.

Devlet üniversitelerde özel sektörün ihtiyacı olan alanlara uygun kümelenme yapılanması oluşturmalı

Gelinen noktada sürdürülebilir kalkınma için yapılması gerekenlere de değinen Duysal, “Eğitim, teknoparklar gelecek açısından çok önemli noktalar. İyi yetişmiş eleman ihtiyacımız var. Ara teknik eleman ise çok önemli. Ara eleman sağlayan meslek liselerinin özendirilmesi gerekli. Üniversitelerde kadro problemleri var. Türkiye’deki üniversitelerde kümeleme çok büyük önem taşımasına rağmen bu tarz bir yapılanma yok. Şimdi yeni yeni Vakıf Üniversiteleri ve birkaç önemli üniversitemizde var. Devletin özel sektörün seçtiği alanlarda üniversitelerde kümelenme yapısını oluşturması gerekiyor. Teknoparkların ise telekomünikasyon ve Ar-Ge’yi içine alan bir yapıya geçmesi önem taşıyor” şeklinde konuştu.

Yazılım sektörünün gelişimi için diğer sektörlerin talepleri artırılmalı

Oturumda yazılımın üretimi farklılaştıran en önemli unsur olduğunu hatırlatarak sözlerine başlayan Telenity İşletim Sistemleri Genel Müdürü YASAD Yönetim Kurulu Başkanı Şerif Beykoz ise 1100 tanesi teknoparklarda olmak üzere 1600 yazılım şirketi olduğunu belirtti. Yazılım ihracatının 1,6 milyar dolarlık rakamıyla oldukça düşük seviyelerde kaldığını ifade eden Beykoz, “Yazılım şirketi rakamı az olmamasına rağmen yüzde 92’si KOBİ niteliğinde. Yazılım sermayesi çok küçük bir alan bu nedenle katma değeri çok yüksek. Gelişimi için diğer sektörlerin bilişime olan talepleri artırılmalıdır. 2023 vizyonuna göre bilişim sektörünün ciro hedefi 160 milyar dolar. Bunun için ne yapılmalı bunu konuşmalıyız. Devlet bilişim sektörünü kalkınmada öncelikli sektör olarak belirlemesi gerekiyor. Bilişimim stratejik sektör olduğunu kabul etmezsek başarılı olmamız mümkün değil” şeklinde konuştu.

Yerinde Ar-Ge kanunu yazılım sektörü için doğru bir destek modeli sağlamıyor

Yazılım sektörünü oluşturan şirketlerin çoğunluğunun küçük çaplı şirketler olmasından ötürü 50 kişi tam zamanlı mühendis çalıştırılmasını zorunlu tutan yerinde Ar-Ge Kanunu’nundan gereği gibi yararlanamadığını belirten Beykoz, “Bu mühendis sayısının mutlaka düşürülmesi gerekiyor yazılım sektörünün verimli bir biçimde yararlanabilmesi için. Bir diğer sorun da ara teknik eleman sorunu. Bu sorun halledilirse proje maliyetleri de biraz azaltılabilir” diye konuştu.