Genel 01 EYLÜL 2010 / 06:07

Serpil Timuray: "Grubun yerel ekibin yarattığı stratejik programa inancı tam"

Vodafone Türkiye, 2009 yılında oluşturduğu stratejik iş modeli çerçevesinde çalışmalarını sürdürüyor.

Vodafone Türkiye, 2009 yılında oluşturduğu stratejik iş modeli çerçevesinde çalışmalarını sürdürüyor.


Vodafone Türkiye, 2009 yılında oluşturduğu stratejik iş modeli çerçevesinde çalışmalarını sürdürüyor. Özellikle kurumsal müşterilere yönelik çalışmaları ile son günlerde dikkat çeken Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkanı Serpil Timuray, sorularımızı yanıtladı.

- Vodafone'un Türkiye'ye bakışını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Türkiye, Vodafone için çok öncelikli bir pazar. Nitekim 2006 yılında oldukça iddialı bir yatırım programı ile Vodafone Türkiye'ye giriş yaptı. Vodafone Türkiye olarak yeni bir stratejik program oluşturduk ve bu çerçevede 2009 yılını bir milat olarak belirledik. Vodafone Grubu da bu programa olan inancını 1.5 milyar liralık bir yatırım bütçesini Türkiye'ye ayırarak gösterdi. Ayrıca, 2009 planlarımızda olmamasına rağmen inisiyatif kullanarak Borusan Telekom şirketinin satın almasını gerçekleştirdik. Dolayısıyla bütün bunlar, grubun bu pazarı ne kadar önceliklendirdiğinin ve aynı zamanda yerel ekibin yarattığı stratejik programa olan inancının göstergesidir. Grup, hem nüfus potansiyeli açısından gelecek vadeden hem de teknolojiye olan ilgisi açısından da potansiyel olarak gördüğü pazarlara öncelik veriyor. Bu ülkelerden biri de Türkiye.

- Yakınsama konusuna nasıl bakıyorsunuz, bu doğrultuda yeni şirket satın almaları olacak mı?

Vodafone yakınsama konusunda diğer pazarlarda birçok önemli projeye imza atmakta. Örneğin Almanya, tek numaradan sabit ve mobil hizmetlerin sağlanması açısından bir programı hayata geçirmiş durumda. Keza Portekiz, İspanya gibi pek çok Avrupa ülkesinde yakınsama ile ilgili birçok somut proje devreye alınmış durumda. Biz de bu tecrübeyi Türkiye pazarındaki planlarımız için değerlendireceğiz. Ama şu an için bir satın alma var ya da yok demek mümkün değil. Önemli olan bizim kendi iç programımızı doğru şekilde icra etmemiz. Teknolojik yatırım anlamında ne gerekiyorsa bunu hızla gerçekleştiriyoruz. 2010 yılı da ne kadar hızlı hareket ettiğimizi gösteren bir yıl oldu.

- Mobil uygulama üreten şirketlere yönelik stratejiniz nedir?

Bizim bünyemizde yer alan eski adıyla Oksijen, yeni adıyla Vodafone Teknoloji adlı şirketimizde gerçekten çok yetenekli arkadaşlarımız var. Bizim birinci önceliğimiz bu şirketimizi, Türkiye'nin yanı sıra diğer Vodafone ülkeleri içerisinde de bir Ar-Ge merkezi olarak değerlendirebilmek. Bu şirketimiz halihazırda Vodafone İngiltere yani grup için bazı mobil uygulamaları hayata geçirdi. Almanya için de mobil uygulamalar geliştiriyor. Şu an grup içerisinde oldukça popüler bir konuma gelmeye başladılar. Strateji ve vizyonumuza paralel olarak her girişimci Vodafone Grubu'nun mobil uygulamalar platformunda gelir paylaşımlı olarak yer alabilir. Vodafone Grubu'nun teşvik ettiği bu model sayesinde Türkiye'de bir fikri olan herkes Vodafone Grubu'nun ağında kendine iş hacmi yaratma fırsatına sahip.

- Farklı sektörlere sunulan hizmetler açısından ne tür bir yaklaşım sergiliyorsunuz?

Mobil hizmetlere baktığımız zaman özellikle finansal, sağlık ve nokta bazlı hizmetler öne çıkıyor. Nokta bazlı hizmetlerde gerçekten hayal gücümüzü zorlayabilecek çok farklı pazarlama ve iş geliştirme modelleri yaratılmakta. Nokta bazlı hizmetlerde; Etrafımızda Ne Var?, Taksi, Trafik Bilgi gibi pek çok yeni 3G servisini devreye aldık. Sağlık ve finans konusunda da iş ortaklarımız ile projeler geliştiriyoruz. Kamuya yönelik projelerimizi de hayata geçiriyoruz. Tarım Bakanlığı ile birlikte Cep Çiftçi uygulamasını gerçekleştirdik. Farklı kitlelere yönelik paketler oluşturarak onların iş ve sosyal hayatlarına katkı sağlamayı hedefliyoruz.

- Son dönemlerde kurumsal müşterilere verdiğiniz mesajlarla dikkat çekiyorsunuz. KOBİ'lere yönelik stratejiniz nedir?

Kurumsal bizim için çok önemli hedef kitle. Vodafone Türkiye bu kitleye yönelik duyuruyu daha yeni yaptı. Gerçekten tam teşekküllü bir tanıtım yaptığımıza inanıyoruz. Vodafone İş Ortağım dört dörtlük bir paket oldu. Bunun için de arkadaşlarımız dünyadaki diğer başarılı Vodafone şirketlerine de ziyaret ederek örnek uygulamaları da çalıştılar. Çünkü biliyorsunuz Vodafone Grubu kurumsal alanda çok öne çıkan bir şirket. 15 milyondan fazla kurumsal şirket abonemiz var. 130 milyona yakın kurumsal şirket çalışanı Vodafone abonesi. Geçen sene GSMA tarafından dünyanın en iyi kurumsal hizmeti veren mobil iletişim operatörü seçildik. Tarifelerde yurtdışı aramaları da diğer yöne tanımı içerisine aldık. Böylece yurtdışı ile sık sık görüşme yapılan şirketlere önemli avantajlar da sunmuş olduk.

- 2011'de Vodafone'u ekosistem olarak nerede görüyorsunuz?

Şu an itibariyle ekosistemimizde bizimle beraber çalışan 53 bin kişi yer alıyor. Vodafone Cep konsepti çerçevesinde mağaza zincirimiz hızla gelişiyor. 974 mağaza sayısına ulaştık. Bizim amacımız bu ailenin kazan - kazan ilkesi çerçevesinde birbirini geliştiren, beraber büyüyen, birbirleriyle dayanışma gösteren örnek bir aile olması.

Sektördeki 10 puanlık büyüme GSMH'yı 1.5 puan artırır

Telekom sektöründe regülasyonların çok temel ve hiçbir zaman tamamlanmış diyemeyeceğimiz bir konu olduğunu belirten Serpil Timuray, şunları kaydetti:

"Teknoloji sektörün önünde gidiyor. Sürekli yeni iş modelleri yaratıyor. Sürekli regülasyon ihtiyaçları doğuruyor. Cep telefonları bir veri cihazına dönüşüyor. Bu anlamda vergi boyutunda hizmetler birbirine geçiyor. Yakınsama dediğimiz konu artık sektörün sınırlarını yeniden tanımlamamızı gerektiriyor. Ama geri dönüp baktığımız zaman bu konuda en temel sorunlardan birini Türkiye'de vergilendirme olarak görüyorum. Gerçekten sektörün gelişiminin bir anlamda hızını kesen ve de rekabetin de sağlıklı tesisini etkileyen bir unsur. Diğer taraftan bu vergilerin tamamını da abonelerimize yansıtamıyoruz. Ben inanıyorum ki vergi oranlarının düşmesiyle hem bizim sektörün hem de diğer sektörlerin gelişimi çok daha hızlanabilir. Baktığınız zaman telekom sektöründeki her 10 puanlık bir büyüme Gayri Safi Milli Hasıla'da 1 ila 1.5 puanlık bir artış anlamına geliyor. Burada gerçekten çok önemli bir potansiyel var."

* Bu haber BThaber gazetesinin 780. sayısında yayınlanmıştır.